DOKSANDOKUZUNCU YIL DÖNÜMÜNDE SARIKAMIŞ…

18 Oca

Gambar

99. YILDÖNÜMÜNDE

SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİNE

 SAYGI YÜRÜYÜŞÜ

Unutmamak için söze minik Kayra’yla başlamak gerek! Boyu küçük, yüreği büyük Kayra’nın resimlerine albümde de rastlayacaksınız. Sarıkamış Dayanışma Grubu’nun en küçük katılımcısıydı o! Annesine ve babasına eşlik etmekteydi. Pek çoğumuz onu görünce “eyvah” demiş olabiliriz. Bu zorlu iki günü nasıl çıkaracak diye düşünenlerimiz kuşkusuz olmuştur. Kızılçubuk’taki gece nöbetinde de, ertesi günkü zorlu yürüyüşte de Sarıkamış şehidi torunu olduğunu gösterdi. Kendisi küçük yaşında önemli bir deneyim edinirken, biz büyüklere de çok şey öğretmiş olduğu için sevgilerimizi sunuyoruz. Direnciyle ve istenciyle Kayra belleklerimizde ayrıcalıklı bir yer edinmiş oldu!

 

Bundan 10 yıl önce varlığının bile farkında olunmayan Sarıkamış Şehitleri için 5 Ocak’ta 20 bini aşkın kişi yürüdü. Oysa, Sarıkamış’ta yaşananlar bilinmeyi, ders alınmayı ve hiç olmazsa saygı duyulmayı gerektirecek önemdeydi. Sarıkamış konusundaki bilinçlenme her türlü övgüyü hak ediyor. Prof Dr Bingür Sönmez önderliğinde ilk adımı atan Sarıkamış Dayanışma Grubu’nun adını bir kez daha anmakta yarar var! Kartopu gibi büyüyen bu anmaların her birinde bu çoban ateşini yakanlar da haklı bir gurur yaşıyor olmalıdırlar.

Geliş amacımız şehitlere saygı olduğu için zamanımızı boşa harcamak istemiyoruz. Kars’a iner inmez ayağımızın karıyla Sarıkamış’a yöneliyoruz. Yol boyunca uzanan düzlükte tilkiler bize eşlik ediyor. Yaşamım boyunca bu kadar kısa zaman ve mekân aralığında bu kadar çok sayıda tilki gördüğümü anımsamıyorum. Tilki, olağan koşullarda insana bu kadar çok yaklaşmamayı bilecek kadar kurnaz ve işini bilen bir hayvan! Tilkilerle yol arkadaşlığımızı çetin kış koşullarına borçlu olduğumuzu göz ardı etmiyoruz! Napolyon’un Pirus zaferi kazanan ordularını, Hitler’in yenilmez denen seçkin birliklerini ve elbette Sarıkamış’ta onbinleri toprağa düşüren general kış Kars düzlüklerinde tilkiyi bile  çaresiz bırakıyor besbelli.

Sarıkamış’ta kısa bir mola veriyoruz. Beslenme gereksinimi giderildikten sonra Atatürk Meydanı’na uğruyoruz. Samsun’daki şaha kalkmış atlı Atatürk anıtına benzer heykelin çevresi oldukça hareketli. Bisiklet grupları da kar, kış ve soğuk dinlemeksizin  şehitlerine koşmuşlar.

İlk durağımız olan eski Sarıkamışta’ki Yukarı Sarıkamış Şehitliği kanlı çatışmaların yaşandığı Kargatepe  (Kanlıtepe)’yle koyun koyuna. Yakın zamana dek bu bölgeden yığınla insan kemiği çıkartıldığını öğreniyoruz. Bu arada Sarıkamış’la ilgili yerleşikleşmiş yanlışı bir kez daha düzeltelim. Hiç kuşkusuz Rus ordusu ile tutuşulan savaşlarda karşıt kim olursa olsun az önce değindiğimiz general kış sonucu olabilmiştir. Bu durum Sarıkamış için de fazlasıyla geçerlidir. Ancak, tek kurşun atmadan bir orduyu yitirdiğimiz savı düzeltilmeye muhtaç son derece önemli bir yanlıştır. Özellikle, Sarıkamış içinde askerlerimizin toprağa düşmeden önce kanlı çarpışmalara girmiş olduklarını unutmamak gerekiyor. Hatta, bazı yerlerin kısa aralıklarla el değiştirmiş olduğu bilgisi son derece değerlidir.

Tam da burada edindiğimiz çok ilginç bir bilgiyi paylaşalım. Şehitlik yakınlarındaki Çar Köşkü çekiyor dikkatimizi. Meğer, Çar II. Nikola Sarıkamış’ta çatışmalar başlamazdan önce (aralık ayı başlarında) buradaymış. Senenin belirli zamanlarında av için Sarıkamış’a gelmeyi alışkanlık haline getirmiş. Hatta, atlı kızakla yörede konuşlu bir avcı taburumuzun yakınlarından geçmiş. Varlığını duyumsatmak istemeyen askerlerimizin oralı olmadığı da bilinen bir durum. O gün için gerekçesi olan bu kayıtsızlığı bugün yargılamak çok kolay! Yine de, Çar II. Nikola askerlerimizin eline geçmiş olsaydı savaşın yazgısı da değişmez miydi diye mırıldanmaktan alamıyoruz kendimizi. Tarihin değişebilirliği/farklı gelişebilirliği olasılığı Kargatepe’nin yanı başında başka çağrışımlara da yol açıyor olmalı!

Dr Bingür Sönmez o tarihte haritaya bakarak alınan karardan yola çıkarak sözü yine yaşanan trajediye bağlıyor. Haritalardaki yakınlığın burnunuzun dibinde olduğunu sandığınız yerler konusunda yanılsamaya yol açabildiğine iyi bir örnek. Tepeyi aşıverdiğinizde kavuşacağınızı düşündüğünüz Sarıkamış’a varmak için 7 km daha kat etmek gerekmesi önemli bir ayrıntı. Sıkı giyimli ve korumalı olmamıza karşın o 7 km bizlere bile uzun geldiyse; 99 yıl önce askerlerimiz için kim bilir ne anlama gelmiştir!

Kars yolu üzerindeki anıtta da duraklıyoruz. Anıt ziyaretçilerle dolu. Yurdun çeşitli yerlerinden gelmiş olduğunu anladığımız sayısız insanla karşılaşıyoruz. Doğu Türkistan, Tatar ve Azerbaycan bayrakları ortama renk ve zenginlik katıyor.

Bir sonraki durağımız Sarıkamış kayak tesisleri. Kayak yapmaya niyetimiz yok elbette bu dar zamanda. Burada, kardan yapılmış asker heykellerini ziyaret ediyoruz. Doksan dokuz yıl önce yaşanan trajediyi simgeleyen kardan heykeller önünde şehitlerimizi bir kez daha saygıyla anıyoruz. Buzdan heykelle trajedinin soğukla ilintisini sahicileştirmiş oluyor.

Yol üstünde uğradığımız köyde ikram edilen sıcak sütle içimizi ısıtıyoruz. Nedense o ana dek içtiği en lezzetli süt gibi duyumsuyor pek çoğumuz bu bir bardak sıcak sütü. Hakkını yemeyelim! Her türlü olumsuzluğa karşın hayvancılık yörede var olmayı sürdürüyor. Aldığımız lezzet duyumsamaktan çok gerçek olmalı. Yörenin bu alandaki ünü göz ardı edilir gibi değil.

Günü bitirince nöbet yerine yönelme zamanı da gelmiş oluyor. Yönümüz Kızılçubuk köyü. Enver Paşa ve İhsan Paşa’nın son olarak sıcak çorba içtiği yerdeyiz.  O günün anısı canlanıyor birden bire sunulan bir tas sıcak çorbanın damağımızda bıraktığı tatla. Kış koşullarında üç gündür yürümekte olan AKUT ekibiyle de bu anlamlı yerde buluşmuş oluyoruz. Ortada odun yetiştirilemeyen bir ateş, çevresinde sürekli artan, azalan 50-60 kişilik bir kalabalık. Ateşin karşısında dursanız sıcak basıyor. Uzaklaşsanız donacak gibi oluyorsunuz. Toprağa düşen on binlerin neler çektiğini biraz olsun algılama fırsatı veriyor bu durum. Konuşmalar ve ağıtlardan sonra yorgun ve dokunaklı bir günün sonunda otelin yolunu tutuyoruz.

Gambar

YÜRÜYÜŞ

05.01.2014

Programda belirlendiği gibi sabah erken saatlerde yürüyüş kollarının toplanma alanındayız. Yine dondurucu bir soğuk! Ama, binlerce kişi ne soğuğa ne de başka bir engele aldıracak gibi görünmüyor.  “III. Ordunun Azığı” yazılı torbalardan taze ekmek ve tüpte çikolata çıkıyor! En anlamlı ve gerçekçi işi Sarıkamış Ziraat Odası yapmış. Küçük poşetlere kavrulmuş arpa koymuş. Yürüyüşçülere 99 yıl öncesinin (gerçek) yiyeceği dağıtılıyor. Ağzınıza attığınız bir tutam arpanın çiğnenebilir hale gelmesi bile dakikalar alıyor. Oyalayıcı olması iyi, ama ya besleyiciliği? Elbette yok!

Soğukta beklemek sorun değil ama bunca kalabalığı yakalamışken törene dinsellik giydirme fırsatçılığı acı verici. Dakikalarca süren hatim indirme bakanın tören alanına girmesiyle sona eriyor. Soyutluk damga vuruyor törenlere. Ne askerlerimizin insanüstü çabası ne de Atatürk ve diğer şehitlerimizden tek sözcükle olsun söz eden yok!

Yürüyüş başlıyor sonunda! Soğanlı sıradağlarındaki tepeye 3 km kadar tırmanılacak! Yerler kar-buz, hava dondurucu soğuk! On binlerin karda yürüyüşüyle çıkan ses etkileyici! Ara sıra dinlenerek tırmanışı tamamlıyoruz. Doruktaki düzlük ana baba günü! İniş daha kolay gözükse de en az çıkış kadar özenli olunmalı! Ekip önderi Dr Bingür Sönmez haklı olarak uyarıyor!

Yerdeki kar ve buz yerini çamura bırakıyor. Dağ yolunun çamuru giysilerimize işliyor. On kilometreye yaklaşan yürüyüş Sarıkamış’ta sonlanıyor. İlçe halkı ve çocuklar ellerinde bayrak, dillerinde savsözlerle karşılıyor yürüyüşçüleri. Bir gün önce ziyaret ettiğimiz Yukarı Sarıkamış Şehitliği’ne varılacak gibi değil. Dönüş için havaalanına doğru yola çıkmadan önce Solo Türk F 16’nın uçuş gösterisi taçlandırıyor günü.

Ankara üzerinden döneceğimizi zannederek Kars’a yöneliyoruz. Bölgenin sert ve acımasız ikliminin bizleri Kars’ta bir gece daha konuk etmeye zorlayacağından habersiziz.

Önümüzdeki yıl I. Dünya Savaşı’nın ve elbette Sarıkamış Savaşları’nın başlangıcının 100. yıldönümü. Çok daha görkemli ve katılımlı bir anma bizleri bekliyor. Belki böylelikle, Çanakkale’nin öksüz kardeşi Sarıkamış’ı biraz olsun teselli edebilmiş olacağız.

Foto albümleri :

https://plus.google.com/photos/113712996036446725753/albums/5966397633845732225?banner=pwa

https://plus.google.com/photos/113712996036446725753/albums/5966391105719869009?banner=pwa

About these ads

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 62 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: