YARIM GÜNDE ROMA!

ROMA

PİSA KURT

Remus ve Romulus savaş tanrısı Mars ve Rhea Silvia’nın ikiz evlatlarıdır. Soyağaçları araştırılıdığında Truva’dan kaçan Afrodit’in oğlu, Hektor’un kuzeni Aeneas’a rastlanır. Söylenceye göre terk edilen kardeşleri dişi bir kurt emzirir, büyütür. Kardeşler de kurdun kendilerini bulduğu yerde Roma kentini kurarlar. Remulus’un kendisiyle alay ettiği için Remus’u öldürmesiyle yolları ayrılmış olur.

Efsanenin İtalya’ya Etrüskler aracılığıyla geldiği düşünüldüğünde Türklerin mağarada çocuk besleyen dişi kurt söylencesine benzerliğe şaşırılmamalıdır.

Bu efsaneyi simgeleyen dişi kurt, Remus ve Romulus imgesine İtalya’nın hemen hemen her kentinde ilgili ilgisiz her yerde rastlarsınız. Her ne kadar İtalya yalnızca Roma değilse de, Roma’nın İtalya’ya eşdeğer bir algı yarattığı su götürmez bir gerçektir.

Adıyla, sanıyla imparatorluğun başkentidir Roma. Kesintisiz 3000 yıllık uygarlığın izlerini taşıyan sayılı dünya kentinden birisidir. Ölümsüz kent, dünyanın başkenti, eskil batının ve Hıristiyanlığın başkenti sahip olduğu pek çok sıfattan yalnızca bir kaçıdır. Roma’daki çiftçi/çoban yerleşiminin izleri İÖ 14. yüzyıla tarihleniyor.

Roma Cumhuriyeti’nin kuruluşu Etrüsk egemenliğinin sonlandığı İÖ 509’a rastlıyor. Roma İmparatorluğu’nun egemen olduğu topraklar Manş’ın ötesinden, Akdeniz havzası ve Basra Körfezi’ne uzanacak denli geniş bir alana yayılmış. İmparatorluğun çöküşünden sonra barbar istilalarından da payına düşeni alan yaşlı başkent XV. yüzyılda yeniden dünyaya gelmiş. Papa Devleti Vatikan’a ev sahipliği yapmasının yanı sıra, 1871’deki Birleşik İtalya Krallığı ve 1946’daki İtalya Cumhuriyeti başkentliği ile sürmüş Roma’nın öndelik serüveni. Roma için çağlar boyu başkent olmuş bir kent nitelemesi hiç de yanlış olmaz.

 big

Roma’nın İÖ 509’deki kuruluşu Etrüsk uygarlığının sonu anlamına da gelmiş. Bu gelişmeyle o zamanki adı Tiber olan kent Roma olmaya doğru ilk adımı atmış.

Roma 3 milyonluk nüfusuyla İtalya’nın en büyük, AB’nin ise 4. büyük kenti konumunda.

Roma adını taşıdığı imparatorluktan kalıt yapıtlarla bezeli. Kent merkezine bir Roma kemerinin altından geçerek giriliyor. Bu sıra dışı giriş bir bakıma kentte göreceklerinizin muştucusudur.

P1110809

Kentlerin ırmaklarla arkadaşlığı ya da bütünleşmişliği geleneği Roma’da da bozulmuyor. Tiber, Roma’yı süsleyerek ve can vererek ikiye ayırmış oluyor. Denize çok uzak olmasa da deniz kıyısı olmayan Roma böylelikle su özlemini gideriyor. Roma dönemi kalıntılarının önemli bölümü Tiber’in doğusunda yer alırken; kent içinde kent, devlet içinde devlet olan Vatikan batıda yakada yer alıyor.

Doğu yakada gezintiye başlamadan önce Vatikan’la aynı tarafta, batıda yer alan Sant Angelo Kalesi’ne parantez açmakta yarar var. İmparator Adrianus tarafından tasarlanan ve yaptırılan kalede Adrian’ın mozolesi yer alıyor. Doğu yakaya adını taşıyan köprüyle bağlanıyor. Sonraları papalık kalesi ve hapishanesi olarak çıkıyor tarih sahnesine. Hapishane olduğu dönemdeki ünlü konukları arasında Giordano Bruno, heykeltraş Benvenuto Cellini ve Fatih’in sürgündeki oğlu Cem Sultan ilk akla gelenler.

ROMA ST ANGELO KALESİ

HALK MEYDANI (PİAZZA POPOLA)

Piazza Popolare (Halk Meydanı)’den güneye doğru ışınsal olarak yönelen üç cadde yürüyüş uzaklığındaki pek çok Roma mekânına ulaşmak için elverişli görünüyor. Meydan Neoklasik Roma’nın özgün alanlarından. Demiryolları gelişmeden önce Rimini’ye giden Via Flaminum yolunun başlangıç noktası olmuş. 1826’ya dek halka açık infazların yapıldığı alan olarak da kullanılmış. Meydanın ortasını II Ramses döneminden kalma özgün Mısır dikilitaşı süslüyor. Roma’ya İÖ X. Yüzyılda İmparator Augustus tarafından getirilmiş ve ilk olarak eğlence yeri ve hipodrom olarak kullanılan Circus Maximus’a yerleştirilmiş. Halk Meydanı, 1793’te kent planlaması ve mimarlıktaki yaratıcı dehasıyla tanınan Giuseppe Valadier tarafından tasarlanmış.

 ROMA POPOLARE MEYDANI (7) ROMA POPOLARE MEYDANI ROMA POPOLARE MEYDANI (2)

İSPANYOL MERDİVENLERİ

En doğudaki Babuino Caddesi’nden ilerleyerek kendimizi travertenden İspanyol Merdivenleri önünde buluyoruz. 1723-26 arasında De Sanctis tarafından yapılmış. Aynı adlı meydandayız! Meydan adını XVII. yüzyıldan bu ana bu meydanda bulunan İspanyol Büyükelçiliği’ne borçlu. Meydanın ortasını Pietro Bernini (1627) elinden çıkma Barcaccia Çeşmesi süslüyor. 135 basamağı tırmanınca XII. Louis döneminden (1503) kalma ve kentteki en etkileyici Fransiskan kiliselerden birisi olan Trinita dei Monti’nin önündeki aynı adlı meydana ulaşmış oluyorsunuz. Bu küçük meydanda bile bir dikilitaş eksik değil. Sallustian Dikilitaş’ı kaidesiyle birlikte 30 metreyi aşkın yükseklikte. Halk Meydanı’ndaki II. Ramses’in Flaminyan Dikilitaşı’nın kopyası olarak yapılmış. Dikilitaşın bulunduğu noktadan İspanyol Meydanı’nın görkemi çok daha iyi seriliyor gözler önüne.

Merdivenlerin hemen doğusundaki alçakgönüllü yapı Keats-Shelley müze evi. 1821’de tüberkülozdan yaşamını yitiren ünlü şair John Keats yaşamının son günlerini bu evde geçirmiş. Ev sonradan Keats ve arkadaşı Percy Bysshe Shelley’e adanmış. Keats-Shelley Evi olarak ünlenen yapıda bu ikili dışındaki başka pek çok ünlü yazarla ilgili sayısız nesne ve yapıt sergileniyor.

ROMA İSPANYA MEYDANI TABELA ROMA İSPANYOL MERDİVEN KATEDRAL ROMA İSPANYOL MERDİVEN PANORAMA ROMA İSPANYOL MERDİVEN PINAR (3)ROMA KEATS SHELLEY EVİ (2) ROMA KEATS SHELLEY EVİ

TREVİ ÇEŞMESİ

Roma’nın en güzel çeşmesi olmayabilir ama en tanınmışı olduğundan kuşku duyulamaz. 1732-1751’de yapılan bu ünlü eserde baskın yapı ortadaki Neptün Sarayı’dır (Zafer Takı). Susuz kalan Roma askerlerinin suya eriştiği yer olarak kabul edilir. Askerlere yol gösteren Bakire Rölyefi bu efsaneyi simgeler. Kalabalık nedeniyle çeşmeye yaklaşmak sorun olabilir. Roma’daki önde gelen turist ritüeli mekânlarından birisidir. Suya atılan metal paralar eşliğinde dilekler tutulur. Atılan paraları toplayanlar bu işi yapmak için uzaklaşmanızı bile beklemezler. Mıknatıslı değnekleri bu iş için bire birdir. Alan da veren de memnundur nasılsa!

ROMA TREVİ ÇEŞMESİ PARALAR ROMA TREVİ ÇEŞMESİ ROMA TREVİ INAR ROMA TREVİ MEYDANI TABELA TREVİ ÇEŞMESİ

 

VENEDİK MEYDANI

Corso Caddesi Halk Meydanı’nı görkemli Venedik Meydanı’na bağlıyor. İtalya’nın hemen her kentinde görebileceğiniz Vittorio Emmanuel heykellerinin belki de en göz alıcı olanı bu meydandakidir. İtalyan Birliği anısına yapılmış olan bu meydan 1911’de tamamlanmış. Meydanın diğer önemli iki unsuru Meçhul Asker ve Roma Anıtı. Meydanı tamamlayan Anayurt Altar’ı tüm bu görkeme fon oluşturuyor. İtalya tarihi müzesi olarak da nitelenebilir bu etkileyici meydan ve ortasındaki anıtsal yapılar.

ROMA SÖNMEYEN ATEŞ ROMA VENEDİK MEYDANI (3) ROMA VENEDİK MEYDANI (7) ROMA VENEDİK MEYDANI (8) ROMA VITTORİO EMMANUEL (3)

ESKİL ROMA

Buraya kadar gelmişken madalyonun diğer yüzüne bakmadan geçmemeli diyerek Venedik Meydanı’nın güneydoğusuna yöneliyoruz. Bir kaç adım ötede bambaşka bir dünya var. Görkemli sunağıyla Venedik Meydanı ve Vittorio Emmanuel II anıtı Eskil Roma dönemiyle modern İtalya arasına çizgi çekmiş gibi. Trajan Sütunu imparatorluk dönemi Romasına geçişi belirleyen en önemli yapı.

Roma Forumu ve Palatino Tepesi pek çok Roma yapıtını barındıran aynı zamanda yeşil bir alan. Biraz daha ötedeki Kolosseo ve onun yakınındaki Konstantin Takı uzaktan da olsa kendilerini gösteriyorlar.

Kolosseo yalnızca İtalya’nın değil, dünyanın da en büyük amfitiyatrosu. Taş ve harçtan yapılma yapı Roma döneminin en önemli yapıtlarından birisi sayılıyor. İS 70’de Vespasian döneminde başlayan yapımı 80’de Titus döneminde bitirilmiş. Domitian döneminde eklemeler yapılmış. Bu üç imparator Flavian hanedanından olduklarından Kolosseo Flavian Amfitiyatro adıyla da anılıyor. Seksen bine varan izleyici kapasitesine sahip bu mekanda tiyatro yapıtlarının sergilenmesinin yanı sıra vahşi hayvan ve gladyatör dövüşlerinin de yapıldığı biliniyor. Bir an için kulak kabartıp vahşi hayvan kükremelerini ya da insan çığlıklarını ve belki de klasik mitoloji temalı oyunların repliklerini derinden de olsa işitmeyi denemek için yanına yaklaşmakta yarar var!

ROMA FORUM (2) ROMA FORUM (3) ROMA FORUM ROMA FORUMLAR ROMA KOLOSSEUM (7) ROMA KOLOSSEUM (11) ROMA NTAKI 

PANTHEON

Halk Meydanı’ndan Ripetta Caddesi boyunca güneye ilerleyince bir başka önemli anıtsal yapıyla, Pantheon’la kesişiyor yolumuz. Yunanca tüm tanrıların tapınağı demek. Gerçekte bir pagan tapınağı. Antik Roma’nın tüm tanrıları için tasarlanmış ve inşa edilmiş olmakla birlikte bugün saygın ve tanınmış kimselerin anıt mezarı olarak işlev görüyor. Tıpkı Paris’teki eşdeğeri gibi Roma’daki de ülke için önem taşıyan kişilerin sonsuza dek uyuduğu mekân olmuş. Bugün de ayakta kalabilmiş olan Roma Pantheonu’nun tasarımının Trajan’ın mimarı Şamlı Apolodorus’a ait olduğunu söyleyenlerin yanı sıra Hadrian’ın mimarlarına ait olduğunu öne sürenler de yok değildir. Alınlığında yazdığına göre ise “III. kez Konsül olan Lucius’un oğlu Marcus Agrippa tarafından yaptırılımıştır” İS VII. yüzyıldan bu yana Hıristiyan Kilisesi olarak kullanılan Roma Pantheonu’un 43 metre çaplı görkemli kubbesi yapıldığı dönem için sıra dışı bir mimarlık başyapıtıdır. Kubbenin tepesindeki 9 metre çaplı göz yapının güneş ışığı ile aydınlanmasına olanak verir. Azize Meryem ve Şehitlere adanmış bir mabettir. En iyi korunmuş eskil Roma yapılarından birisidir.

ROMA PANTEON (3) ROMA PANTEON GİRİŞİ İÇERİDEN ROMA PANTEON İÇİ ÇARMIHTA İSA ROMA PANTEON İÇİ HEYKEL (2) ROMA PANTEON KUBBE OYUKLARI ROMA PANTEON KUBBE ROMA PANTEON ÖNÜ ÇEŞME ROMA PANTEON ÖNÜ OBELİSK (2)

Burada yatan en önemli kişilerden birisi de yontuları İtalya’nın hemen hemen tüm kentlerinde boy gösteren İtalyan Birliği’nin önde gelen ikonu Kral Vittorio Emmanuel II’dir. Çağdaş İtalyan Birliği’nin mimarının ebedi uykusunu Roma’nın bu çok önemli mekanında sürdürüyor oluşunda elbette şaşılacak bir durum yoktur.

Pantheon önündeki Rotunda Meydanı ve o meydanı süsleyen çeşme de dikkate değer yapılardır.

Pantheon’dan sonra güneye yürüyüp Vittorio Emmanuel Bulvarı’nı geçerek Campo di Fiori Meydanı’na varılır. Kendi halinde ve gösterişsiz duruşuyla dikkatlerden kaçabilecek bu meydanda yalnızca İtalyan tarihinin değil insanlık tarihinin de önemli bir sayfasının yazıldığı unutulmamalıdır.

https://cumhuriyetciyorum.wordpress.com/2014/06/01/bir-aydinlanmacinin-huzurunda/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s