1 MAYIS : BİR AFİŞ, İKİ EZGİ

BİR AFİŞ, İKİ EZGİ
1 Mayıs’ın tarihçesiyle ilgili çok şey yazmaya gerek yok! Fazlasıyla yinelenmiş ve belleklere kazınmıştır!
1 Mayıs’IN bizlerde bıraktığı iz ise gerginlik ve yasağa eşdeğerdir.
Bütün bunların arasında 1977 1 Mayıs’ına ayrı bir parantez açmak kaçınılmazdır. Kandan beslenenlerin ekmeğine yağ süren bir gladyo eylemidir! Orada, o gün yaşamlarını yitirenleri saygıyla anmak hiç unutulmamalıdır!
Nasırlı ellerde yükselen dünyayı betimleyen afiş her halde gözlerinizin önüne gelmiştir.

57399
Kütlesel kutlamanın ilk kez yapıldığı 76 1 Mayıs’ından önceki gün kendisini arayan DİSK yöneticilerinin isteği üzerine kısa zamanda üretmiş ressam Orhan Taylan bu afişi. Sanatçıların dar zamanda özgün eser üretme konusundaki sıkıntıları göz önüne alındığında çok daha değer kazanmış olur bu yapıt!
Bu afişle 1979’da katıldığı bir yarışmada Amerikalı ve Sovyet sanatçıları geride bırakarak birinci gelmiş.
Ünlü 1 Mayıs afişi 76 ve 77’de imzasıyla kullanılırken, daha sonraki DİSK yöneticileri imzasını silmiş nedense. Emeğe saygı bekleyenlerin saygısızlığı deyip geçmeli mi?
Bunu da dert etmemiş! İlle de imzamı yerine koyun dememiş!
Sanat dünyasında alışılmamış bir alçakgönüllülük ve dayanışma simgesi saymak da olası bu haliyle onu!
Uzun ömürlü olsun! Üretmeyi sürdürüyor bu gerçek sanatçı!
http://www.orhantaylan.com/contact.htm
Bir de ezgi var kulaklarımızdan silinmeyen!
1 Mayıs Marşı özüyle, sözüyle bir Türk’ün imzasını taşıyor!
Sarper Özsan! Besteyi ilk olarak AST’ta sahnelenen Gorki’nin “Ana”sı için yapmış. Sonradan sözleri yazılarak 1 Mayıs Marşı’na dönüştürülmüş. Onun da ilk kez seslendirilişi 1976’da olmuş!

Çok sayıda solist ve grup tarafından seslendirilen 1 Mayıs Marşı günümüzde de 1 Mayıs kutlamalarının vazgeçilmezi olmayı sürdürüyor.
Sarper Özsan da tıpkı Orhan Taylan gibi bir adsız kahraman! İkisi 1 Mayıs simgelerinde bir araya gelen iki yüce değer!
1 Mayıs dendiğinde vazgeçilmez çağrışımlardan bir başkası da Enternasyonalizm’di(r)!
Sizlere ömür demek geçiyor içimden bu kavram için!
Karl Marks’ın “Dünyanın Bütün İşçileri Birleşin!” öğüdü hiç kuşkusuz önemliydi. Ama, küreselleşme çağında dünyanın farklı ülkelerindeki emekçilerin birleşmesi gibi bir olasılık neredeyse kalmadı! Karşıtsız kalan emperyalizm kendi emekçilerini devşirdi! Savaş ganimetlerini onlara da pay ederek onları susturdu!
Bakmayın siz meydanlarda enternasyonalizm söylevleri çekmeyi sürdüren romantik ve nostaljiklere!
Bugünün temel sorunu ezen-ezilen, emperyalist-antiemperyalist çelişkisidir! Birleşmeyi umduğu emperyalist ülke emekçisi artık bu hedefle ilgili değildir.
Ezen-ezilen ulus çelişkisi öne alınmak durumundadır! Bu nedenle bir başka tanınmış ezgi olan “Enternasyonal” geçmişe özlem unsurundan başka bir şey değildir. Enternasyonalizm diriltilene dek iç rahatlığıyla dinlenmeyecektir bu bir buçuk asırlık ezgi.
Emekçiler entiemperyalist duruşu öncelemedikçe, vatan mücadelesini gündemine almadıkça geçmişin kavramları avuntu aracından öte anlam taşımayacaktır!
Aynı zamanda Paris Komünü üyesi olan Eugéne Edine Poittier’in L’internationale (1871) şiiri marşın sözleri olmuş. Şiir Paris Komünü kurbanlarına adanmış.
Belçikalı sosyalist besteci Pierre De Geyter (1888) ise bu anlamlı şiire yazdığı notalarla onu ölümsüzleştirmiş. Sözlerin ve bestenin özgün haline o günden bu yana dokunulmamış.

1 Mayıs, emek ve vatan bilincinin uyandığı gün olması dileğiyle kutlu olsun!

Yayınlayan

cumhuriyetciyorum

Cumhuriyet savunucusu bir yurttaş...

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s