BÖLÜNMÜŞ BERLİN

BÖLÜNMÜŞ KENT : BERLİN

Berlin yazılarının sonuncusu İki Berlin’e kaldı. Böylelikle yakın Alman tarihine kısa değini ve bugüne bağlama fırsatı doğabilir diye düşündüm. Umarım başarırım.

Almanya, İtalya’yla birlikte ulusal birliğini sağlamada gecikmiştir Fransa ve İngiltere ile karşılaştırıldığında.

Geçmişteki parçalılık ve kent devletçikleri düzeni kapitalizme geçmede avantaj sağlamışken; birliğin gecikmesi emperyal toplulukta öndelik sağlamanın engeli olmuştur diyebiliriz. Bir önceki aşamada yarar sağlayan model bir sonrakinde ayakbağı olmuştur denilebilir.

1871’deki Alman Birliği, Alman İmparatorluğu sürecini başlattı. Böylece emperyal kulübe girmiş olan Almanya diğer empearyallerin uzak topraklara erişmiş olması karşısında telaşa düşmüş oldu.

bismarckDeutsches_Reich_1871-1918

Alman Birliği’nin mimarı Otto von Bismarck

Büyük Savaş olarak da adlandırılan I. Dünya Savaşı işte bu telaşın sonucudur. Bu savaşla imparatorluklar döneminin de sonuna gelinmiş oldu.

Bu savaşın sonunda Almanya ile imzalanan Versay Antlaşması barış belgesi olmaktan çok yeni bir savaşa yelken açan ateşkes belgesi gibiydi. Bir ulusun bu denli ezilip, horlanması, onur ve gurur kırıklığına reva görülmesi bir sonraki savaşa gün sayılması anlamına geliyordu.

Yine de bir savaşın önüne geçilebilirdi.

1919’da Weimar Cumhuriyeti kurulurken, eş zamanlı olarak Alman komünistleri de Spartakist topluluğu adı altında Almanya’nın Kiel, Münih ve Berlin kentlerinde Sovyet cumhuriyetleri kurmuşlardı. Bu yapılanmalar Rus devrimi önderi Lenin’in de fazlasıyla ilgisini çekecek ve bir gözünün Almanya’da olmasına yol açacaktı.

images (1) images

İki Alman Spartakisti Rosa Luksemburg ve Karl Liebknecht

Bu devrimci denemelerin bastırılması ve kısa sürede etkisiz kılınması bir yandan yeni bir savaşa giden yolda engellerin temizlenmesi anlamına gelirken diğer yanda da cumhuriyeti ilan ednelerin sonunu getirecek olan bir onbaşının yolundaki pürüzleri ortadan kaldırmış olmaktaydı. 1923’teki Birahane Darbesi’yle kendini gösteren o zamanın obaşısı sonranın Führer’i, hiç ummadığı anda iktidarı kucağında bulacaktı.

1933 başındaki bu gelişmenin hemen ardından Reichstag Yangını kurgusu gelecek ve baskın seçimle zaten etkisizleştirilmiş olan komünist ve sosyal demokratlar Führer’e engel olur konumdan çıkartılacaklardı.

IMG_2447

10 Mayıs 1933’te şimdiki Bebel Meydanı’nda kitap yakarak hızlı bir giriş yapan Naziler yakın gelecekte insanları yakmayı tasarlayabileceklerdi.

bebel Bebelplatz Book Burning Monument- jpg

Onur ve gurur kırıklığı içindeki Alman halkı, kendisini yüceltecek, ezikliğini giderecek önderi bulmuş olmanın sarhoşluğu içinde bir alamete binerek, kıyamete yolculuğa çıktığının farkında değildi kuşkusuz!

10 Kasım 1938’de yalnız biz Türklerin değil dünyalıların gördüğü en önemli önder olan Mustafa Kemal Atatürk son nefesini verirken, Almanya’da onbaşı Führer’liğe yükselmişti. Kristal Gece’de Yahudilere yönelik ilk şiddetini yaşama geçirmekteydi.

indir

Kristal Gece’den bir sonra sinagog görünümü

Üstün ırkı tanımlayan ve aşağı ırkları temizlemeye kararlı olan III. Reich artık savaşa hazırdı! Reich’ın 1. Ve 2.si ise Prusya imparatorluğu ve Alman imparatorluğuydu. Führerlerin eskiye ve görkemliye öykünmesi şaşırılacak durum değildi. Cumhuriyet’in imparatorluk karşısında tek şansı olamazdı böyle bir durumda.

Akıllara durgunluk veren bir hızla doğuya, batıya, güneye ve kuzeye yönelen Führer kısa zamanda Avrupa’ya egemen olmuştu. Yetinemezdi! Emperyal topluluktaki gerideliğini gidermek için çok daha fazlasına erişmeliydi. Bu hırs ve hesapsızlık sonunu getiren yolun başlangıcına götürdü onu!

Batıdan Müttefikler, doğudan Sovyetler Führer’in hesabını görmeye kararlıydı. Savaşın sonuna doğru asker yetemezliğine giren Naziler bu kez eli, ayağı tutan tüm Almanları ülkelerini savunma adına cepheye sürmekten kaçınmadılar. Yaşlı başlı insanlar Berlin’i koruma uğruna tanksavar kullanmayı öğrenmek durumunda kaldılar.

Umudunu yitiren Hitler ve Eva Braun Berlin’deki sığınaklarında yaşamlarına son verdiklerinde geride kan, gözyaşı ve harabeye dönmüş bir ülke ve Berlin bırakmışlardı. Yaşama dönme isteği içindeki Berlin’in yakın tarihteki öyküsü belki de böyle başlamış oldu.

Kazanan her zaman haklıdır ilkesi gereğince Almanya ve onun başkenti Berlin paylaşıldı. Böylelikle bölünmüş oldu.

images (3)

Çok geçmeden kazananların iç çelişkileri başgösterdi!

Bloklaşma kararındaki müttefiklerin bu yaklaşımı Sovyetler’i kızdırmaya yetti. 1948’de bir yıla yakın abluka uyguladı Berlin’in batısına. Bu süreçte uçaklar 200 binden fazla uçuşla, Tempelhof havaalanına 2 milyon tondan fazla yük taşıdılar. Belki de böylelikle Soğuk Savaş’a adım atılmış oldu.

Doğu Almanya’da 1953’teki işçi ayaklanmasının kanlı biçimde bastırılması ayrılığı ve bölünmüşlüğü derinleştiren bir başka gelişme oldu.

İki blok arasındaki karşıtlaşma ilerledikçe bundan en çok etkilenen iki ülkeler Batı ve Doğu Almanya oldu. Bölünmüş Berlin’in bu gelişmeleri en yakından duyumsayan kent olmasında şaşırmak gereksizdi.

1961’de Berlin eşi benzeri ancak uzak geçmişte görülmüş bir yapıyla donatıldı. Berlin Duvarı!

IMG_2529 IMG_2532 IMG_2537 IMG_2544

Bugün için Berlin Duvarı’ndan geriye kalan en uzun bölüm Doğu Yakası Galerisi (East Side Gallery) olarak da bilinen 1300 metrelik duvar kalıntısıdır. Kentin güneydoğusundaki bu duvar kalıntıları artık bir açık hava sanat galerisi olarak işlev görüyor. Dünyanın pek çok yerinden ressamlar duvarı yaratılarıyla bezemişler. Bu nedenle Doğu Yakası Galerisi Berlin gezginlerinin mutlaka görmesi gereken bir yer. Aleksandr Meydanı’ndan binilecek trenle 10-15 dakikalık uzaklıktaki yolculukla ulaşabilmek olası buraya.

IMG_2557 IMG_2553 IMG_2547 IMG_2520 IMG_2514

Berlin’i 1961 yılından başlayarak ikiye bölen duvarın toplam uzunluğu 166 kilometre. Duvarın boyu ise 3.6 metre. Kalınlığı ise 15 cm. Başlangıçta dikenli telden oluşan sınır 1961’de kısa süre içinde duvara dönüştürülmüş. Duvarın var olduğu yaklaşık 40 yılda kaçma girişiminde bulunan 136 kişi yaşamını yitirmiş.Duvarın yükselmesinden sonra Doğu Almanya batıya kaçma girişimlerini ikileme düşmeksizin ateş ederek ve gerekirse öldürerek cezalandırma yolunu seçmiş.

unnamed

Duvarın düz bir çizgi şeklinde ilerlediği sanılmasın. Son derece girintili çıkıntılı bir yapısı var. Kimi zaman Spree ırmağını sınır alan bölümleri olduğunu tekne gezisi sırasında görmüştük. Hemen her noktadan olduğu gibi ırmaktan da kaçış denemeleri olmuş ve canlar yitirilmiş. Duvarın iki taraflı olduğu ve aradaki tampon bölgenin derinliğinin 50 metreye vardığı bilgisi de paylaşılmalı.

IMG_2710

Duvar iki Berlin arasında 8 noktadan geçit vermiş. Bu geçitlerin en bilineni Charlie Checkpoint adıyla anılan ve Amerikan bölgesini doğuya bağlayan nokta. Diplomatik kişiliklerin geçiş noktası olarak kullanılan Charlie Kapısı günümüzde de olduğu gibi korunmuş. Hatta, bir miktar bahşiş karşılığında Amerikan askeri kılıklı kimselerle Amerikan bayrağı eşliğinde fotoğraf bile çektirebiliyorsunuz.

P1140544 P1140554 P1140559IMG_2089

Buraya kadar gelmişken Charlie Kapısı’ndaki Duvar Müzesi’ni ziyaret edilebilir.

Charlie Kapısı yakınında yer alan ve mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir başka yer Terörün Topoğrafyası Müzesi. Nazi döneminde Gestapo ve SS merkezinin bulunduğu bu alan yıkılan bu yapının yerine yalnızca kaba mıcır taşı dökülerek düzenlenmiş. Müze göze batmayan bir tek katlı binanın yanı sıra hemen yanı başındaki eski yapının bodrum katının duvarları korunarak oluşturulmuş. O zamandan kalan duvarlar dile gelse de kimlerin başına neler geldi söyleyebilse diye geçiriyorsunuz içinizden. Nazi döneminin polis örgütlenmesi ve haber alma kuruluşunun Alman halkı üzerinde oluşturduğu baskının yoğunluğunu her an duyumsamak olası müzedeki görseller özenle incelendiğinde.

P1140563 P1140561 IMG_2112IMG_2129 2IMG_2137_2IMG_2134_2IMG_2132IMG_2119IMG_2125 2

Burada Nazilerin dünyanın bütünü ele geçirme planlarının gerçekleşmesi durumunda elde edecekleri topraklara Germanya adını verecekleri büyük bir imparatorluk kurma düşü görmekte olduklarını anlayabiliyorsunuz. Hatta, haritalarını bile çizmişler bu özlemlerinin.

Kuzeye doğru ilerleyip Brandenburg Kapısı’na yaklaştığınızda bir başka anıtsal alana rastlıyorsunuz. Betontaşlar denizine de benzetilebilecek bu sıradışı anıt Amerikan kökenli mimar Peter Eisenman’ın tasarımı. 19 bin metrekarelik bu alanda 2.38 metre uzunlukta, 95 santimetre genişlikte, yükseklikleri 20 cm ile 4.8 metre arasında değişen toplam 2711 beton blok yer alıyor. Blokların üzerine graffiti yapılmasını engelleyen kimyasalı üreten firmanın Nazi döneminde Yahudilere uygulanan soykırımda gaz üreticisi olduğunun anlaşılması epeyce tartışma konusu olmuş.

P1140830 P1140832

İlk kez görende farklı duygular yaratan bu anıtta çok ilginç fotoğraf kareleri yakalamanız olası.

IMG_2450 IMG_2451 IMG_2452 IMG_2456 IMG_2457 IMG_2462

Buradan ayrılıp Potsdamer Meydanı’na yürüken tahta çitle çevrilmiş bir apartman bahçesine rastlıyoruz. Führerbunker adı verilen bu mekandaki sığınakta onbaşı Führer ve Eva Braun 30 Nisan 1945’te canlarına kıymışlar. Çok dikkati çekmeyen bir bilgilendirme panosunun dışında başkaca nesne göremiyorsunuz burasıyla ilgili olarak. Neonazi gruplarının ilgi alanında olan bir mekan olduğunu öğreniyoruz. Kitlesel olmasa da küçük grupların burada bir araya gelip führerlerini saygıyla anıyor oluşları da bir başka ilginç bilgi.

P1140837IMG_2125 2IMG_2136

Yayınlayan

cumhuriyetciyorum

Cumhuriyet savunucusu bir yurttaş...

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s