ŞİDDET TIRMANIRKEN ANIMSANMASI GEREKEN BİR AYRINTI

ŞİDDET TIRMANIRKEN
UNUTULAN BİR GERÇEK
Türkiye’de terör tırmanıyor. Söylentilere (tehdit olarak da algılayın) göre şiddet yöresel olmanın ötesine geçip ulusal bir kimlik kazanacak! Canlı bomba yoluyla terörün hiç umulmadık noktalara yayılması ne yazık ki hiç de zor değil!
Sanırım 1998 yılı sonlarıydı! Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bir ordu komutanı Orgeneral Atilla Ateş Adana’dan Suriye’ye yönelik bir ileti vermişti. Bu ileti yerini bulmuş olmalıydı ki; bebek katilinin Kenya’da sonlanacak yolculuğu başlamıştı.
Türkiye diplomatik yoldan çıkartma becerisi göstermişti ilgili kişiyi ininden!
Sonrası nasıl izlendi bilmek güç!
Bebek katilinin idamını önleyen yasal değişikliklere odaklanıldığına kuşku yok!
Bu kararın doğruluğu üzerine de pek çok şey söylenebilir. İdamla kahraman yaratılabileceği gibi, idam etmediğiniz bir katilden de kahraman yaratmanız olasıdır. Aslında burada odaklanılması gereken şey idam değil de hüküm giymiş bu kişiye yönelik yaklaşım olmalıdır. Oysa, hüküm giymiş kimse sorgusunda da değindiği gibi işbirliğine açıktır, zayıftır! Bizde olan ise tersidir. Yönetilmek ve manipüle edilmek şöyle dursun güç kazanarak dönmüştür geriye!
Bebek katilini sorgulama görüntüleri Ulusal Kanal’da yayımlandı. Bölücü ve etnikçi kesimleri doğallıkla oldukça rahatsız etti bu görüntüler. Hatta, okumak isteyen için Hasan Atilla Uğur imzasıyla kitaplaştırıldı da!
İlgi duyan okur, izler!
Ama, bir şey kesindir! Anlı, şanlı örgüt önderinin yaldızlarını dökmeye yetmiştir bu sorgulama! Kendini kurtarmak için itiraflarda bulunan, biz haksızdık diyen ve yıkmak için ant içtiği TC ile işbirliğinden söz edebilen birisi çıkmıştır sahneye bu sorgulamalar sırasında!
Elebaşının yakalanması ve yakalanmakla kalmayıp işbirliği yapabileceği sinyalleri vermesi doğal olarak terörün de belini kırmıştı!
Buna eklenebilecek basit adımlar bugün karabasana dönüşen ayrılıkçı terörü tarihe gömebilirdi!
Olmadı!
İlerleyen dönemde TC devletinin başına geçen işbirlikçi anlayış tüm bunlar yaşanmamış gibi bebek katiliyle masaya oturdu. Daha da kötüsü terörün bitirilmesine ilişkin en küçük güvence alma gereği duyulmadı! Tersine, terörün azmasına yol açtı bu stratejik hata! Elbette hata değil!
Sınır ötesi güçlerin buyruğunu yerine getirme diyelim!
O yıllarda terörün yok olma noktasına gelmesiyle ilgili unutulmaz bir olayı anımsatmak sanırım yeterli olacaktır.
Bugün kent merkezlerinde subay ve polis gibi güvenlik güçlerinin öldürülebildiğini göz önüne alırsak o gerçeğin değeri daha iyi anlaşılacaktır.
Bebek katilini yargılayan mahkemenin başkanı yargıç Mehmet Turgut Okyay yargılama sonrası memleketine gider. Adıyaman’ın Tut ilçesine bağlı bir köydendir. Şimdiki savcı ve yargıçlar gibi gösteriş düşkünü de değildir! Araçtan inerek köyüne uzunca bir mesafeyi yürüyerek gitmiştir. Korkusuzluğunun ve iç rahatlığının yanı sıra ortamın güvenliğinin de göstergesidir bu yaşanmışlık!
Yoruma gerek var mı?
Nereden nereye demekle yetiniyorum!
Ceyhun BALCI
Ek :
Bebek katilinin sorgulanma görüntüleri

Bölüm bölüm olabildiği için arama motorlarına ilgili kişinin adı yazılarak tümüne erişmek de söz konusu!

1-1389549472

Yayınlayan

cumhuriyetciyorum

Cumhuriyet savunucusu bir yurttaş...

“ŞİDDET TIRMANIRKEN ANIMSANMASI GEREKEN BİR AYRINTI” için bir yorum

  1. Saygın Balcı, yazılarınıza buradan erişiliyor, bir sorun yaşanmıyor… Bilinciniz, belleğiniz, yurt sevgisiyle devinen güzel yüreğinize, gönlüm dolusu teşekkür ederim…
    Tarık Konal

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s