HA BU DA SANA SON DERS OLSUN!

HA BU DA SANA SON DERS OLSUN!

Av Cemil CAN

Bu yaz tatilinde atımı yükseklere sürmeye karar verdim.

Yolculuğa ise kötü bir haberle başladım: Tarih 20 Temmuz 2015 Pazartesi. Canlı bomba Adıyamanlı Şeyh Abdurrahman Alagöz, Urfa’nın Suruç ilçesinde, kesin sonucu açıkladı…

Basın açıklaması sırasında; tekbir makamında; 3 kez, aynı sloganı attı ve fitili ateşledi…

Kendi ile birlikte; 32 gencin vücudu parçalara ayrılıp, havada uçuştu…

Bu nasıl bir inançtır, bu nasıl bir insandır, anlamak mümkün değil!..

Birkaç saat içerisinde; başta gençleri bu hüzünlü ölüme sürükleyenler olmak üzere, tek sermayeleri; insan cesedi üzerinden siyaset yapmak olanlar; sahalara indiler… Bu trajik olay, acımasızca sömürülmeye başlandı…

İnsanoğlu hakikatten ilginçtir; yaşama dair bir sözü ve iddiası bulunmayan canlı bomba Şeyh Abdurrahman, attığı slogan ile kendinden önceki canlı bombalara öykündüğünü de itiraf etti…(1)

***

Yol düzgün fakat yolculuğum kötü geçiyor; yolu görmeden gidiyorum diyebilirim… Radyolar ha bire, Suruç katliamında ölen gençlerin, cenaze törenlerini haber veriyor…

Ordu’dan geçerken, Otogar’dan hemen sonra, görünmez bir el direksiyonu sağa kırdı. İtiraz edemedim: Eskipazar, Uzunisa, Fındıklı tabelaları önümden hızla geçti gittiler… Derken; Gürgentepe, Gölköy, Güzelyayla, Mahmudiye…

Mesudiye’de durdum. Gördüğüm ilk çocuğa Ilışar Mahallesi’ni ve mezarlığı sordum. Hava buğulu, toprak yakıyordu…

Ailesinin isteği üzerine, gece yarısı toprağa verilen Aydan Ezgi Şalcı‘nın mezarı başında öylece dikildim. Onun için adını kalın puntolarla yazmak ve Fatiha okumaktan başka yapabileceğim bir şey yoktu…

Şehit olduysa, zaten Fatiha’ya da ihtiyacı olmaz diye mırıldandım, geri döndüm…

Yolda Aydan’ın ailesinin durumunu düşündüm. Bir hiç uğruna ölen genç kızlarının mürüvvetini bile göremediler. Üstelik, sanki utanılacak bir şey yapmış, bir ayıbı varmış gibi, çocuklarını gece yarısı toprağa verdiler…

Belli ki, “Ateş düştüğü yeri yakar” sözü bu gibi durumlar için söylenmişti…

Tabelalar önümden akıp akıp gidiyordu…

***

Of İlçesi yolumun üzerindedir.

Koray’ın mezarını da ziyaret etsem iyi olur, hemşerimdir. Koray Çapoğlu da aynı gün toprağa verilmişti…

O da Aydan ile aynı kaderi paylaştı; sanki toprağa verilmemişte de aile mezarlığına gizlenmişti…

Düğün yapamadığı gibi, cenazesine en yakın arkadaşlarının katılmasına da izin vermediler!..

Bu kararı el yordamı ile alan ailesi, yerden göğe kadar haklıdır…

Kısa yaşamında gençliğimi gördüğüm Koray’la, uzun uzun konuşmaya karar verdim:

Ne de olsa mahremim sayılırdı… Solaklı Vadisi’nin parmakla sayılacak kadar az olan solcularından biriydi.

Eee! Benim de o kadarına hakkım var zaten; ne de olsa eski toprağım, Koray gibilerin abisi sayılırım…

Başlıyorum:

-Ulan oğlum!

-Sosyalist düşünceyi benimsemiş olmana bir şey diyemem. Bu düşünceyi benimseyen herkes, başımın tacıdır. Bu yönünle, gözümde giderek büyüyorsun… Ölme nedenini ise, bir türlü içime sindiremedim, sindiremeyeceğim…

-Bu yüzden, kendi başıma iken bile “Koray’ın anısı önünde saygıyla eğiliyorum” diyemiyorum…

-Çünkü, öldürülmenizde çok ciddi şüphelerim var. Zaten onları konuşmak için burada değil miyim!Yoksa mezarlıkta işim ne! Denizin kıyısında otururdum…

***

-Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu’nu (SGDF) dediğiniz örgüt, “Halkların Demokratik Kongresi” bileşenlerinden biri olan; Ezilenlerin Sosyalist Partisi’nin (ESP) gençlik yapılanmasıdır.(2)

-Hadi itiraf et, bunu bilmiyordun!

-HDP’nin Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın, ESP’nin kurucusu ve ilk Genel Başkanı (3) olduğunu da ilk benden duyuyorsun!..

-Kürt milliyetçilerinin, BDP adlı bir partisi varken, HDP’yi kurma nedenlerini hiç sorgulamadın mı?

-Nasıl ki, Kürtler, “Türkiye partisi” görüntüsü ile halkı aldatmak için BDP varken, HDP’yi kurdular, aynı şekilde; Türk solunu aldatıp, gençleri PKK’nın peşine takmak için de SGDF’yi kurdular…

-SGDF, ESP’nin gençlik yapılanmasıdır!(4)

-Kobani’nin 3 yıl önce boşaltıldığını, IŞİD kuşatmasından sonra, bir günde 180 bin Suriyelinin Türkiye’ye sığındığını (5) ve bu insanların halen bizimle yaşadığını da mı bilmiyordun?

-ABD’nin hava bombardımanı ile Kürtlerin teslim aldığı bu küçük Suriye kasabada; her Allah’ın günü; PYD ile IŞİD çatıştığına göre, çocukların bulunmadığı böyle bir yerde; “oyun parkı” ve “kütüphane”ye ihtiyaç duyulmayacağını da mı kestiremedin?

-Gerçekten de Kobani’yi “yeniden inşa” etmeye mi gidiyordunuz? Buna samimi olarak inandın mı?

-Çoğunuzun pasaportu bile yoktu yeğenim. Türkiye gibi bir ülkede; bir kaç saat içerisinde, pasaport çıkartılabileceği yalanına nasıl inandırıldın?

-Bu kadar saf, nasıl olabilirsin Oflum!

***

-CHP İzmir Gençlik Kolları Başkanı Mustafa Evsen’in: ”Barış için atılan hiçbir adım yarım kalmayacak” sloganı ile Kobani’ye çocuk oyuncakları toplayacaklarını duyurması,

-CHP Aydın Gençlik Kolları’nın da aynı yalanla aldatılıp, tuzağa düşürülmesi; (6)

-CHP Ankara İl Gençlik Kolları‘nın da aynı tezgahın içerisine yerleştirilmesinde tanık olduktan sonra, seninle yüz yüze konuşmaya karar verdim… (7)

-Bu yüzden geldim…

-Bizim çocuklar, ”Aydın’dan Kobani’ye Umut ve Barış Köprüsü” adıyla kampanya başlatmışlar…

-Güler misin, ağlar mısın!

-Emperyalizme karşı, ilk zaferi kazanan Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk‘ün kurduğu partinin gençlik kollarının, ne hale geldiğini ve kimlerin eline geçtiğini gördükçe, senin aldatılmanı çok görmüyorum oğlum…

-Bu yüzden de seni suçlamıyorum…

-Beni duyuyor musun “Çaplı” soyadlı, çapsız çocuğum?

-Obama’nın “kara gücümüzdür” dediği PKK ile sizin SGDF’nin, aynı amaca hizmet ettiklerine zerre kadar kuşkum kalmadı artık!..

-Kürtler, “Kobani Kantonu”nu kurup, Batı’nın yardımıyla özerklik ilan edeceklerini gizlemiyorlar ki…

-Sonra Kobani’yi, diğer kantonlarla birleştirip, Akdeniz’e uzanan Suriye Kürdistanı’nı inşa edecekler…

-Sonrasının, senin gibiler için malum olması gerekir!…

-Daha sonra ise, sıra Türkiye’nin bölünmesine gelecektir elbette!

-Bunu anlamamak için kör, sağır ve akılsız olmak gerekir!..

-Kobani,Türkiye’ye ihanetin adıdır çocuğum; “Bağımsız Kürdistan”a giden yolda, sadece bir kilometre taşı sayılır…

***

-Seninle birlikte ölenlerin arasında, neden bir tek HDP yöneticisi bulunmuyor, hiç düşündün mü?

-Kürtler, böylesine ses getirici, ciddi bir eylemi sahipleniyorlar ama, onlardan aranızda bir tek tecrübeli siyasetçileri yok!.. Nedendir acaba?

-Bu durumu olağan kabul edebilir misin?

-PKK, sizlerin öldürülmesini bahane ederek, Türkiye’yi ateşe verdi: Olaydan bir gün sonra, bu katiller iki polisimizi (8) şehit ettiler… Güya, intikamınızı alıyorlar. Kanınız hala yerde mi değil mi söyler misin delikanlım!?..

-Aslan yeğenim!

-Çık şu mezarından da anlat bakalım; sizi kalleşçe öldüren o polisler miydi?

-Haaa! Aklıma gelmişken söyleyeyim: ABD’nin kara gücü olmayı kabullenen PKK‘lılar, Suruç olayının intikamını almak için Kars, Ağrı ve Iğdır tarafında da onlarca kamyonu ateşe verdiler…

-Yoksa, Ağrı’da kamyonları yakılan, gariban şoförler mi aranıza girip, o hain bombayı patlatmışlardı? Eğer öyleyse, onlardan da intikamınız alındı!?.. Rahat uyuyun!..

-Bu gece rüyama gel ve bana bir cevap ver çocuğum!

***

-Taze bedenin, bu fani dünyadan göç ettikten sonra, küresel güçler 76 milyona neler yaşattı biliyor musun?

-Bir kısmını anlatayım da dinle:

-Üzerini örten o kutsal toprak henüz kurumamışken, İstiklal Caddesi’nde terörü lanetlemek üzere, bir yürüyüş yapıldı… Y-CHP‘nin şaşkın milletvekili Mahmut Tanal, her zamanki gibi protestocuların arasındaydı…

-Anlayacağın, kafa karışıklığından Millet olarak ne yapacağımızı şaşırdık:

-Bu yüce Milletin yaşayan ölüleri, güya katilinizin arkasındaki güçleri kınamak için; 40 bin kişinin katili Öcalan’ın posteri altında yürütüldüler!..(9)

-Komik ötesi bir durum değil mi?

-Bundan sonrasını da sen anla artık!..

-Şehit misin yoksa Niyazi mi ona göre bir karar ver!

***

-Siz aramızdan ayrıldıktan sonra, Y-CHP’nin Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba da sahnedeki yerini aldı.

-O da SezginTanrıkulu ile aynı makamdan aynı türküyü okudu tabi!.. (10)

-Öldürülme nedeninizi, hedefinize bağlayarak, şunları söyledi: “Gençlerin hedefi Kobani’de kütüphane kurmaktı, biz de CHP’li belediyeler olarak hem yasını tutacağız, hem de kütüphane ve çocuk parkını inşa edeceğiz”!..

-Siyaset adamı mı etki ajanı mı sen ona da karar ver.

-Demek ki, bu reziller, ne yapmak istediğinizi sizden daha iyi biliyorlardı!..

-Unutmadan söyleyeyim: Y-CHP’nin Genel Başkanı Dersimli Kemal de sizler için, 3 günlük yas ilan edilmesi teklifinde bulunmuş!…

-Bu defa konuşurken, suç üstü yapılmış gibi yüzü bir tuhaftı, sesini de ilk defa bu kadar tiksindirici buldum…

-Bana, bir işgal subayının yatıştırıcı konuşmasını anımsattı!..

-Hazret, “yas ilanı”nda; PKK’nın öldürdüğü 40 bin kişiyi unutmuş.5 bin güvenlik görevlisi aklına hiç gelmedi. Öldüğünüz gün Adıyaman’da arazi çalışması sırasında şehit edilen Onbaşı Müsellim Ünal’ı,herhalde “Niyazi Defteri”nde kayıtlı sandı!..

-Böyle günlerde, onun görevinin gerçeği gizlemek olduğunu duymuştum. Doğru bir tespit yapılmış, inanıyorum, o da görevli biridir…

***

-Sen gittikten sonra yeğenim, Suriye tarafından askerimize ateş açılmış. Bu katiller, bir astsubayımızı daha şehit ettiler…(11)

-Hatırlatmadan geçmeyeyim: İstanbul’da arkadaşlarının cenazelerini, güpe gündüz otomatik silahlı PKK militanları karşıladı!.. Cesaret işi tabi?!

-Polis, yasa dışı bu duruma müdahale edemedi! O da bir başka utanılacak yanımızdır, aramızda kalsın! Ankara’dan emir bekliyorlardı, bir türlü gelmedi…

-Sen gittikten iki gün sonra çocuğum, Diyarbakır’da trafik kazası yalanı ile pusuya düşürülen iki polis memurundan biri şehit oldu…(12)

-Telsiz konuşmalarından tespit etmişler, katiller Suriye tarafına kaçtı…

-Sizleri öldüren bombayı, sanki o trafik polisleri patlattı da, PKK bu kalleş eylemi ile intikamınızı almış oldu!..

-Sonuç olarak; bir büyük ihanette, yem olarak kullanıldın Koray’ım!…

-Samimi kanaatim budur…

-Bu şekilde mezar taşına yazıyorum…

-Fatiha’ya ihtiyacın var mı bilmiyorum, varsa benden sonra gelen ilk ziyaretçin okusun…

***

-İçimde kalmasın. Hakkındaki düşüncemi burada söyleyeyim: Kim ne derse desin, ben yüzde 1500 hain olmadığına eminim…

-Of‘un Lega Mahallesi’nden çıkıp, sağ görüşlü olarak bilinen ailene rağmen, solcu olmayı başarabilmen, her türlü takdirin üzerindedir. Bu yönünle, benim için daha çok değerlisin…

-Lakin, solculuğu doğru öğrenememişsin oğlum!

-Hiç kusura bakma ama öyle çocuğum…

-Solcu dediğin yürekli olur, doğrudur; Bolivya ormanlarında Che, Gemerek’te Deniz Gezmiş gibi yaşar… Emperyalizme karşı savaşır, gerektiğinde de bu yolda canını da verebilir!..

-İnsanları ancak böyle bir ölüm, ölümsüzleştirir…

-Solcu dediğin yiğit; safta PKK uşağı gibi değil, Kurtuluş Savaşı’mızın bir neferi gibi durur…

-Mazluma yoldaş olur, her türlü zulme ve haksızlığa karşı mermi gibi dikilir…

-Solcular, asla emperyalizmin maşası olan PKK/HDP gibi örgütlerin yanında yer almaz, kuyruğuna takılmazlar!..

-Kobani yalanlarına inanmayacak kadar da birikimli ve zeki olurlar…

-Ahhh! Öyle olduğuna bir inanabilsem; yemin ederim burada, şu anda, yine şapkamı çıkartır, mezarının başında ihtiram nöbeti tutarım…

-Solculuk; bir yaşam tarzıdır çocuğum; herkes bunu anlayamaz…

-Bayağı bir mürekkep yalamayı da gerektirir.

-Solcunun kendine duyduğu öz saygı, bu soylu düşüncesinden kopup gelir…

-Bu yüzden, gerçek solcuların önünde hep önümü ilikleyerek konuşurum!..

-Hadi, sen de bana önümü iliklet be çocuğum!..

***

-Sen öldükten sonra, neler yaşadığımızı özetledim işte…

-Bir tek Devlet erkanının Ankara’da toplandığını ve Ordu’nun teyakkuzda olduğunu söylemedim…

-Onu da bilmeyiver…

-Ve şimdi söyle çocuğum, yaptığın eyleme değdi mi?

-Bu muydu yaşamından beklediğin?

***

-Hukukta “Cui Bono” (13) diye Latince bir söz var. Bayağı işe yarıyor…

-Kobani’ye; oyuncak götürmek, park yapmak ve kütüphane açmak aldatmacasıyla başlatılan olayları, ayrıntısı ile biliyorsun artık…

-Bu elindeki temel veri olsun…

-Bu yöntemle durumu analiz edip, varacağın sonucun kimin yararına olduğunu tespit et istiyorum…

-Sonra da sizeöykünen gençlere anlat. Aksi halde hakkımı helal etmiyorum!

-Bari bu genç yaşında, bu yaşanılası ve ölümlü dünyadan göç ederken, bir işe yara be oğlum!..

***

-Dün akşam merak edip, internetten dernek tüzüğünüze baktım.

-Kurucunuz; tek amacınızı “Sosyalist düşünceyi yaymak”(14) olarak ilan etmiş!..

-Sonuçlardan yola çıkarak, söyler misin çocuğum; birkaç gündür bu millete yaşattıklarınızın sosyalist düşünce ile ne ilgisi var?

-Yaşamının önemli bir bölümünü bu düşünceyi anlatmak için ayıran birine, bana anlat ve ikna et bakalım…

-Bu kadarına da hakkım var!..

***

-İngilizler, Suruç olayının hedefini “IŞİD’e karşı TSK’yı, PKK yanında savaştırmak” olarak açıkladılar…

-Duydun mu?..

-Times dergisi; “Erdoğan, IŞİD’e karşı mücadele edenler arasında sahada fark yaratan tek güç olan Kürtlerle işbirliği yapmalı” sonucuna varmış!…

-Fatiha yerine, bu cümleyi bir daha okuyayım istersen…

-İngiliz basını, Kürtlere sahada fark yaratan tek güç diyor…

-Peki, bu övgüye ne diyorsun?.. Hiçbir şey anlatmıyor mu sana?

-Fena halde kullanıldınız demeye dilim varmıyor ama durumunuzu anlatmak için başka sözcük de bulamıyorum…

-Umarım bu yaşanılanlardan bir ders çıkartabilirsin!..

-Habu da sana son ders olsun!..

Cemil Can

DİPNOTLAR:

(1) Canlı Bomba Şeyh Abdurrahman Alagöz, patlamadan önce: 3 kez “Arin’den Sibel’e Yürüyoruz Zafere” sloganını attırdı…

Arin dedikleri Arin Mirkan’dır. Sibel ise Sibel Bulut… Afrinli Arin, Ekim 2004’te Kobani’de IŞİD’e karşı savaşırken;canlı bomba eylemi yaparak ölmüştü.

http://www.evrensel.net/haber/93395/arnin-fedailigi-ypgnin-direnis-tutumudur

Sibel ise, Marksist Leninist Komünist Partisi (MLKP) militanıdır, o da Kobani’de IŞİD’e karşı savaşırken öldürüldü. Sibel ile ilgili MLKP Rojava açıklaması şöyleydi: “Onur ve Özgürlük Savaşında Ölümsüzleşenlerin Bayrağı Kobane’de dalgalanıyor. Sibel Bulut Yoldaş ölümsüzdür.”

http://www.evrensel.net/haber/99772/mlkpli-sibel-bulut-koban-de-yasamini-yitirdi

(2) https://tr.wikipedia.org/wiki/Ezilenlerin_Sosyalist_Partisi

(3)https://tr.wikipedia.org/wiki/Figen_Y%C3%BCksekda%C4%9F

(4)http://www.milliyet.com.tr/sosyalist-genclik-dernegi-gundem-2090164/

(5) http://www.gazetevatan.com/30-bin-suriyeli-kobani-ye-dondu-751553-dunya/

(6)http://www.milliyet.com.tr/chp-genclik-kollari-ndan-kobani-ye-yardim-aydin-yerelhaber-894245/

(7) http://www.antalyaajans.net/gundem/chp-gencligi-koban-ye-dogru-yola-cikiyor-h29435.html

Yayınlayan

cumhuriyetciyorum

Cumhuriyet savunucusu bir yurttaş...

“HA BU DA SANA SON DERS OLSUN!” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s