ERMENİ SOYKIRIMI NE DEMEK?

ERMENİ SOYKIRIMI NE DEMEK?
map_genocide3s
Dünkü tarihsel nitelikli AİHM kararı tüm zamanlarda Türkiye’nin başına gelmiş en iyi şeylerden birisidir! Türkiye başındaki büyük bir derdi, önemli bir emperyalist yalanı def etme yolunda fırsat yakalamıştır bu kararla! Önemli başarı elde edilmiş olmakla birlikte yapılacaklar, yapılması gerekenler bitmiş değildir. Tersine çok daha yoğun bir çalışma gerektiği unutulmamalıdır. Hiç olmazsa bundan böyle, bugüne dek izleyici olmakla yetinen, emperyalist odakların etkisiyle edilgenleşen devletin harekete geçmesi öncelikli beklentidir!
Önemle üzerinde durulması gereken bir başka soruyu gündeme getirelim!
“Ermeni Soykırımı” başlığı altında yürütülen tartışmalar yalnızca bir tarihsel olaya mı yöneliktir? Kesinlikle 100 yıl önce yaşanmış bir olayın ötesinde anlam taşımaktadır bu durum!
Bu savların o günlerin ötesinde hedefler gözettiğini anlamak hiç de zor değildir!
Şeytan ayrıntıda gizlidir sözü gereğince; bu savları ileri sürenlerin pek çok ortamda 1915-1923 zaman aralığını dillendirdikleri bilinmeyen bir durum değildir. 1923 Osmanlı’nın külleri üzerinde yükselen Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş tarihi olduğuna göre Ermeni Soykırımı savları aracılığıyla yalnızca sözde soykırım gevezeliğiyle yetinilmemekte aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti de boy hedefi yapılmak istenmektedir.
Lozan Antlaşması günlerine dönüp bir diyaloğu anımsamakta yarar var! Emperyalistlerin üsteleyen istekleri karşısında Nuh deyip, peygamber demeyen İsmet Paşa’nın kararlı tutumu karşısında bunalan Lloyd George’un şu sözlerini yinelemekte yarar var!
“Şu ana dek bütün isteklerimizi geri çevirdiniz! Ben bu isteklerin yazılı olduğu kâğıdı şimdilik katlayıp cebime koyuyorum! Günü geldiğinde yeniden önünüze konulmak üzere!”
1915-1923 süreci önemsiz bir ayrıntı gibi görünse de çok önemli bir tehlikeye işaret etmesi bakımından göz ardı edilmemelidir.
Bu açıdan bakıldığında Nobelli romancının 1.5 milyon Ermeni’yi kestik demesi de, milletvekili sıfatlı bilinç körlerinin “Ermeni Soykırımı ile Yüzleşilmeli” pankartlarının bir ucuna iliş(tiril)meleri de boşuna değildir.
Bu tarihsel kararın elimizi güçlendirmesi sonrasında kendini bilmezlikle de savaşım verilmesi gereği unutulmamalıdır.
Sözde Ermeni Soykırımı özürcülüğü kisvesi içine ustalıkla yerleştirilmiş olan asıl hesap Lozan’a karşı Sevr’in hortlatılması; dilimlenmiş Anadolu projesinin canlandırılmasıdır.
Özetle, AİHM kararı önemli bir yanlışı ve bu yanlış üzerinden sürdürülen tartışmayı sonlandırmış olabilir! Ama, bu ülkenin vatanseverlerinin görevlerinin bittiği anlamı da çıkartılmamalıdır bu mutlu sondan!
Tersine çok daha kararlı ve uzun erimli bir savaşımın öngününde olunduğu bilinci daha da keskinleştirilmelidir.
Atacağı her adımı pek çok hamle sonrasını öngörerek kararlaştıran emperyalizme karşı duruş ciddi bir iştir.
Kazanılan bu başarıyı kendilerine mal etmek yerine Türkiye’ye mal eden ve yine bu başarıyı Mehmetçik’e armağan eden bilgeliğe de şapka çıkartmayı unutmamak gerekiyor! Bu soylu duruşun üçüncü sınıf kasaba politikacılığının ötesine adım atamayan siyasetçilerimize örnek olması dileğiyle…
Ceyhun Balcı, 16.10.2015

Yayınlayan

cumhuriyetciyorum

Cumhuriyet savunucusu bir yurttaş...

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s