ATATÜRK’ÜN HASTALIĞI

ATATÜRK’ÜN HASTALIĞI

154653626_tn30_0

Yazının başlığı yanıltmasın! Hekimlik taslayacak değilim bu yazıda! Ünlü Türk hekimlerinin yanı sıra küresel ölçekte tanınmış yabancı hekimlerin de yer aldığı sağlık kurullarının koyduğu tanıdır!

Atatürk’ü erken yaşta aramızdan alan amansız hastalık Alkolik sirozdur. Bugünün gelişmiş tıp olanakları penceresinden bakıldığında kuşkusuz tanı hatasından söz edilebilir. Bu hiç bir şeyi değiştirmez! Olan olmuştur!

Unutulmamalıdır ki; Atatürk her hangi birisi olsa hastalığından tek sözcükle söz etmemiz söz konusu olmazdı. Evrene mal olmuş bir kişilik olması hastalığının konuşulma nedenidir! Yine unutulmamalıdır ki; hastalıklar kişileri değerli ya da değersiz kılmaz!

Karanlığa gömülen Türkiye’de Atatürk’le doğrudan mücadele her şeye karşın kolay değildir! Hangi söylemini ya da eylemini hedefe koyabilirsiniz? Yaşamı cephelerde ve barış zamanında da devrim yapmakla geçmiş bir anıt kişiliğe çamur atmanın bir başka ve de vazgeçilmez yolu olup çıkmıştır hastalığına yapılan göndermeler.

Etil alkole bağlanan karaciğer hastalığına değinilerle alkol düşkünü olduğu ima edilerek değersizleştirilmesi belki de biricik değersizleştirme yoludur. Umarsız tiplerin zavallılığını ortaya koyması bakımından da anlamlı ve önemlidir!

Dini bütün, ağzına alkol koymamış ama yedikleri haramı ölçmek için aklımıza gelebilecek tüm ölçüleri zorlayanlara ne söyleseniz yararsız! Bunun için ne çaba ne de zaman harcamaya gerek yok!

Sözümüz bu zavallılığa dimdik durarak karşı çıkacak yerde onlara uyup uydurukçuluğa yönelenlere olmalı!

Farkında mısınız bilmem! Son yıllarda Atatürkçü olduğunu ileri süren kimileri Atatürk’ün alkole bağlı sirozdan ölmediği; hastalığı ve tanısıyla ilgili karanlık noktalar olduğu üzerinden bir halkla ilişkiler çalışmasına girişmiş durumdalar! Hatta, kimi toplantılarda söz alarak alkole bağlı siroz tanısının dillendirilmesinin yanlışlığından ve en azından kesinlik taşımamasından dem vuranlara bile rastlanır oldu.

Şimdilerde utanılan, sahiplenilmesi bir yana sahipsiz bir paket gibi ortada bırakılan 1930’lar Türkiyesinde Atatürk’ün hiç bir davranışını, hiç bir zevkini toplumdan saklamadığını unutmamak gerekiyor.

Pek çok yarım akıllının diktatörlükle yaftalamaya çalıştığı Atatürk’ün bugün bile mumla aranan bir saydamlık örneği olduğunu onu iyice anlayarak saptamak hiç zor değil!

Atatürk’ün hastalığı üzerinden gocunan, hissettirmediklerini zannederek utangaçlık sergileyenlerin bize öğrettiği bir şey varsa onun hiç de iyi anlaşılmadığıdır. Kabul etmek gerekir ki; yeryüzünün gelmiş geçmiş en görkemli devrimcilerinden birisi olan Atatürk aynı zamanda en anlaşılmamış önderlerinden birisidir.

Atatürk’ü Can Dündar’ın Mustafa filminden öğrenenlerin bu anlaşılmaz yaklaşımında şaşırılacak bir şey olmasa gerektir.

Dünyanın tartışmasız en büyük devrimcisinin anısı önünde saygıyla eğilirken, O’nu anlamama hastalığına tutulmuşlara da ivedi iyilik diliyorum!

Ceyhun BALCI, 09.11.2015

Yayınlayan

cumhuriyetciyorum

Cumhuriyet savunucusu bir yurttaş...

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s