NEDEN ADAY OLDUM?

 

İzmir Tabip Odası’nın 2016-2018 döneminde görev yapacak yönetim kuruluna adayım! Tanıyanlar ve bilenler için yazdıklarım gereksiz olabilir.
Ancak, seçim yarışına giren herkes gibi başlıktaki soruyu yanıtlamakla yükümlü olduğumu düşünüyorum.
İzmir Tabip Odası seçimleri Türkiye’deki en renkli ve rekabetçi oda seçimlerinden birisi olarak boy gösterir. Üyelerin % 30’a yakını seçimde oy kullanır. Çok yüksek görünmese de başka illerde gerçekleşen % 10’luk katılımla karşılaştırıldığında son derece iyi bir oran olduğuna kuşku yoktur.
İzmir Tabip Odası son 5 dönemde TTB (Türk Tabipleri Birliği) ile düşünce ve eylem örtüşmesi olmayan bir grupça yönetilmiştir.
HEKİMGÜÇBİRLİĞİ’nin 2 önceliği vardır.
1. Hekimler/hekimlik sorunlarına odaklanmak!
2. Ülkemizin birliği, dirliği konusunu önemseyip her türlü tartışmanın uzağında tutmaktır.
İzmir’de seçimlerin rekabet ortamı yaratması ve yüksek katılımla yapılmasının baş nedeni seçime iki grubun giriyor oluşudur. Seçimlere katılarak karşımızda durmakla kalmayan, sürece renk de katan diğer gruptan meslektaşlarımızla en küçük “KİŞİSEL” sorunumuz yoktur. Seçim sürecinde zaman zaman sertleşen tartışma ve söylemler kimi meslektaşlarımızda farklı izlenimlere yol açabilmektedir. Bu sertliğin seçim heyecanından öte bir nedene yorulmaması gereğini anımsatmakta yarar görürüm.
Yazıya konu olan soruya yanıt vermek ve sözü daha fazla uzatmamak niyetindeyim.
Kendi adıma yazıyor olsam da birlikte seçime girdiğim HEKİMGÜÇBİRLİĞİ’ne gönül vermiş meslektaşlarımın da benzer duygu ve düşünceleri paylaşacağından kuşku duymuyorum.
Her iki grubun yayımladıkları seçim bildirgelerine bakıldığında örtüşmenin öne çıktığı söylenebilir. Bu biri birine yaklaşma ve örtüşmenin HEKİMGÜÇBİRLİĞİ’nin vermekte olduğu mücadelenin ve İzmir’e özgü koşulların eseri olduğunu sevinerek eklemek isterim!
TTB (Türk Tabipleri Birliği), son dönemlerde angaje olduğu etnikçi/ayrılıkçı anlayışlarla kol kola girme ve bu birlikteliği her türlü sorunun önüne koyma siyasetinin doğal sonucu olarak son derece etkisiz, verimsiz ve saygınlıktan uzak bir dönemi geride bırakmıştır.
Biz diyoruz ki; TTB’ye egemen olan anlayış ivedilikle değiştirilmelidir. Deneyimle de ortaya konulduğu gibi TTB’nin son yıllarda izlediği yol ve yöntemlerle Türkiye’deki 120 bini aşkın hekimin bir araya getirilmesi ve bir güçbirliği oluşturulması olasılık dışıdır. TTB ivedilikle siyaset dışında kalmalı ve birincil görevi olan hekimler/hekimlik sorunlarına odaklanmalıdır!
İzmir Tabip Odası yönetim kuruluna işte bu TTB’yi değiştirme hedefiyle de aday olmuş bulunuyorum!
Bir kez daha altını çizmekte yarar var!
Diğer listedeki meslektaşlarımla en küçük kişisel sorunum yoktur. Her birisi son derece değerli ve yetkin hekimlerdir. Ancak, durdukları yer etnikçi/ayrılıkçı siyasete angaje olmuş bir hekim örgütüne dönüşüm sürecine katkıda bulunmaktadır. Bu da hekimlerin ve hekimliğin zararına sonuçlar doğurmaktadır!
Siz de İzmir Tabip Odası üyesi olarak seçimlerde oy kullanacaksanız; bu ince ayrımı göz önünde tutarak belirlemelisiniz oyunuzun rengini!
İzmir Tabip Odası kurullarına aday olmuş ilerideki günlerde sayısı artabilecek şimdilik 30 kişinin ayrımsız tümü son derece saygıdeğer kişilerdir. Ancak, akılda tutulması gereken İzmir Tabip Odası’na ve dolayısı ile TTB’ye eş, dost, ahbap seçmeyeceğimizdir.
TTB’de değişimden yanaysanız oyunuza talibim!

Oyunuzun rengini belirleyecek karara değişim gerekliliğinin yön vermesi dileğiyle!

Ceyhun BALCI

secim2016_w_b

Yayınlayan

cumhuriyetciyorum

Cumhuriyet savunucusu bir yurttaş...

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s