WİLUSA’da bir kaç saat…

Hititlerin Wilusa, Homeros metinlerinden anlaşıldığınca Yunanların İlios olarak adlandırdıkları, bizlerin ise yaygın olarak Truva olarak bildiği antik kent dünyaca tanınmışlık bakımından ön sıralarda yer alır.

wlusa2
Truva antik kentinin sığınak olması ve sığınanların kentin gelişmesine katkıda bulunması bakımından rüzgâr önemli bir doğal kaynak olagelmiş. Geçmişte denizcileri Truva’ya sığınmaya zorlayan rüzgâr günümüzde yenilenebilir enerji üretimi için önemli bir kaynağa dönüşmüş.

rüzgar

Truva antik kenti merkezden uzakta olsa da Truva Atı Kordonboyu’nda yerini almış. Holivut filmi Truva’nın çekimlerinde kullanılmış olan buradaki Truva Atı antik kenttekiyle karşılaştırılamayacak denli gerçekçi ve estetik.


Çanakkale kent merkezine 30 km uzaklıktaki Truva antik kenti benzer pek çoğu gibi deniz kıyısındaymış. Denizin doğal yollarla dolması sonucu bugün biraz içte kalmış.
Kentin Akhalar tarafından ele geçirilmesinde önemli payı olduğu düşünülen Truva Atı hem bir deyim olarak hem de bilişimde kendisini gösteren virüsleri tanımlamada insanlığın yardımına koşmuş.

truva kedisi

Truva kedisine merhaba dememek olmazdı…

Baba tarafından atalarının Herakleus ile akrabalığı olduğunu düşünen Büyük İskender böylelikle kendisini Akhilleus’la da akraba saymıştır. Bu soybağının tanrısallık içermesi de doğaldır. Belki de bu nedenle o zamanki adı Hellespontos olan Çanakkale boğazından Anadolu’ya geçen Büyük İskender’in ilk iş olarak Truva’yı (İlion) ziyaret ettiği söylenir. Böylelikle atalarını yad ettiği varsayılır.

Atatürk’ün ise “Hektor’un öcünü aldım!” dediği söylenir. Truva kralı olan Hektor savaşta Ege’nin karşı kıyısından gelen Akhalarca yenilgiye uğratılıp, ülkesi elinden çıkınca bir bakıma Anadolulular yitirmiştir. Milli Mücadele’yi utkuya eriştiren Atatürk’ün bir soybağınca değil ama yurt bağı gereğince bu sözleri söylemiş olması yüksek olasılıktır. Ev sahibi Truvalılar işgalci Akhaların saldırısına ve işgaline uğramıştır ne de olsa. Yaklaşık 3000 yıl sonra Anadolu bu kez çok daha uzaklardan gelenlerin işgaline uğramış ve işgal sonlandırıldıktan sonra tarih bilgisi sağlam olan Atatürk tarafından Anadolu’nun kurtarılması onun “Hektor’un öcünü aldım!” sözleri için esin kaynağı olmuş olabilir.
Truva Akhalılardan yüzyıllar sonra bu kez Alman Schlieman’ın istilasına uğramıştır. XIX. yüzyıl sonunda yaşanan bu işgalde top, tüfek değil ama cehalet kullanılmıştır silah olarak.
Buradaki tarihsel eser yağmasını Osmanlı padişahına şikâyet edenlerin zamanın sultanından aldıkları şu yanıt cehaletin çok etkili bir silah olduğunu göstermesi bakımından anlamlıdır.
“Memaliki şahanemde taştan bol ne vardır?”
Bu konudaki derin cehalet ve bilinçsizliğe de Hektor’un öcünü aldım diyen Mustafa Kemal Atatürk son verecektir.

Schliemann kazılarda ele geçirdiği takıları fotoğraflamak için eşini model yapmış. Bizce talancı olan Schliemann kahraman olarak tanıtılmakta…

Bu girişten sonra dokuz katlı antik kent Truva’yı gezmeye başlayabiliriz. Katlar günümüzdeki anlamından çok kentte kendisini gösteren uygarlıkları simgeliyor.
Truva’nın tarihsel geçmişi günümüzden 5000 yıl önceye uzanıyor.
Romalıların kendi soylarını Truvalı kahraman Aeneias’a dayandırmaları kentin Roma döneminde önem kazanması ve imar etkinliklerinin hız kazanması sonucunu doğurmuştur.
Truva Savaşı da tarihteki başka pek çok olay gibi görünen ya da görünmeyen nedenlerle çıkmıştır. Görünür neden Truva kralı Priamos’un oğlu Paris’in Menealus’un karısı Helen’i kaçırmasıdır. Gerçek neden ise ekonomik talan kazanç isteğidir.

trojan-war
Truva antik kentinin girişinde tahta Truva Atı tarafından karşılanıyoruz. On yıl süren ve artık düğümlenmiş olan savaş düğümünü çözen düzenbazlığın simgesi olarak kendisini gösteriyor Truva Atı. 2004’te çekilen ünlü Truva filminde kullanıldıktan sonra Çanakkale’ye armağan edilen ve kent merkezinde deniz kıyısında sergilenen Truva Atı’nı gördüyseniz antik kent girişindeki tahta at düş kırıklığı yaratabilir. Yine de, bu durum anı fotoğrafları çektirmemek için bir neden olamaz diyerek fotoğraflamaya başlıyoruz atı ve ona eşlik eden kendimizi.

TRUVA ATI
Truva Atı’na yeterince zaman ayırdıktan sonra Pithos (küp) Bahçesi ve eski kazı evi karşılıyor Truva konuklarını. Doğu Akdeniz’in özgün nesnelerinden olan küpler ölü gömme, tahıl, zeytinyağı ve şarap saklama amaçlarıyla kullanılmış sıklıkla.

eski kazı evi
Girişten batıya yönelindiğinde kent surunun bir parçası da olan Doğu Duvarı’na gelinmiş olur. Gerçek uzunluğu 550 metre olan bu duvarın günümüze 330 metresi ulaşmıştır. Duvarlar 9 katlı bu antik kentle ilgili geçmişten bugüne yansımalar sunuyor özenle bakıldığında.


Biraz ötede Büyük İskender’in çok isteyip de yapamadığı Athena Tapınağı kalıntıları görülür. Tapınak kalıntıları VIII. Ve IX. Truva dönemlerine tarihleniyor. Kare motifli tavan parçaları şimdilerde geçmiştekinin tersine gökyüzüne bakmaktadır. Tapınak Roma döneminde imparator Augustus’un buyruğuyla yenilenmiş. Tapınağa ait önemli friz parçalarından birisi Berlin’deki Neues Müzesi’ndedir.

Tam burada arkeolojik eserlerin özgün yerlerinden uzaklara götürülerek sergilenmesi konusundaki tartışmalar geliyor akla. Bu gibi varlıklar bulundukları yerde mi kalmalı? Kuşkusuz evet diye yanıtlanacak bir sorudur. Buna karşılık değerini bilenlerin elinde olmalı diyenler de çıkar bu soruya. Yazının başına dönecek olursak; değerbilmez ve cehalet simgesi padişahın olduğu yerde Schliemann gibi yağmacı ve talancılara gün doğması şaşırtıcı değildir. Pek çok konuda olduğu gibi tarih ve arkeoloji alanındaki bilinçlenme, tanıma ve koruma çalışmaları da Cumhuriyet’le birlikte başlamıştır. Her ne kadar yağma ve talan Cumhuriyet döneminde de sürmüş olsa da, önceki dönemle karşılaştırılamayacak oranlarda azalmıştır bu olumsuzluk. Kaçırılan eserlerin bir bölümünün geri alınmış olması Cumhuriyet dönemindeki özenin kanıtı sayılmalıdır.
Scliemann gibi talancıların yanı sıra Truva kazılarına gönül vermiş yabancıların varlığını göz ardı etmemek gerek. Manfred Korfmann (1942-2005) onlardan birisi olarak unutulmamalı. Öyle ki, zamanla bizlerden birisi olmuş, “Osman”ı adları arasına ekletmiştir.

manfred osman

Manfred Osman Korfmann (1942-2005)  

Bir başka kale duvarında ise Truva II ve III dönemlerinin izleri görülür. Schlieman’ın “Yanık Kent” olarak adlandırdığı II. ve III. döneme ait kerpiç kale duvarları MÖ 2250-2200’e tarihlenmektedir. Yine burada kale duvarına koşut bir Megaron (ön odalı eski çağ evi) bulunur. Bu alan günümüzde kazı çalışmaları kapsamında üzeri kapatılarak korumaya alınmış durumdadır.


Kale yönetim merkezi kalıntılarının neredeyse temel düzeyinde olduğu dikkatimizi çekiyor. Talanıyla ünlü Schlieman’ın adı Truva’nın hemen her noktasında anılıyor. Schlieman Yarması bunlardan bir başkası.

rampa2
Yürüyüş yolunda ilerleyerek Rampalı Giriş’e geliyoruz. Bu taş döşeli rampa Truva II yerleşimini çeviren savunma duvarı ile dönemin kalesinin ana giriş kapısıdır. Bu giriş Schliemann tarafından Skaia Kapısı olarak da adlandırılmış. Schliemann Priamos Hazinesi’ni tam da bu rampalı yolun solunda bulmuştur.

rampa
Buradaki iki önemli yapıdan birisi Saray Binası’dır. Truva VI döneminden kalmıştır.
Diğer önemli yer ise Kutsal Alan’dır. Burası Truva VI ve Truva IX dönemlerinde kullanılmıştır. İlk olarak MÖ VII. yüzyılda yapılan ve daha sonra MÖ VI. Yüzyılda çeşitli dinsel yapı eklemeleri ile Helenistik dönemde yeniden düzenlenmiştir. Alanın ortasında dört köşe sunak çukuru yer alır.


Güney Kapısı’ından çıkmadan önce dokuz oturma sıralı Odeion’a varıyoruz. Dört merdivenli (kerkides) bu yapı Roma döneminden kalmadır.

odeion
Birkaç saatlik Truva ziyaretinden bu kadar!
Daha fazlası çok daha uzun ve kapsamlı bir ziyaretle olası! Bir de, artık ören yerlerimizde bulunabilen son derece ayrıntılı ve albenili kitaplardan da yararlanılabilir.

Yayınlayan

cumhuriyetciyorum

Cumhuriyet savunucusu bir yurttaş...

“WİLUSA’da bir kaç saat…” için 2 yorum

  1. Emeğinize sağlık,güzel bir derleme olmuş. Yalnız Heleni kaçıra Hektor değil kardeşi Paris diye hatırlıyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s