DARBE GİRİŞİMİ ÜZERİNE!

Türkiye’nin birlik ve dayanışma içinde olması gereken kesimleri darbe girişimi sonrasında bir kez daha biri birlerini boğazlamaya giriştiler.
Bir kesim darbeye “çakma” derken diğeri “gerçek” demekte. Çakma ve gerçek darbe savunucularının kendilerini haklı çıkartacak sayısız gerekçeyi son derece inandırıcı bir şekilde sıraladıklarını da izliyoruz.
Tersini düşünenlere saygımı koruyarak bence sahici bir darbe girişimi yaşamıştır Türkiye! Acemilikler, beceriksizlikler ve başka akla aykırı gelişmeler bu tür girişimlerin doğası gereğidir. Pek çok şey gibi darbe girişimleri de masa başındaki planlamalara bire bir uygun gerçekleşmeyebilir.
Bildiğim bir şey varsa her iki durumda da RTE’nin kazançlı çıkacağıdır. Taksim’e cami yapma, topçu kışlasını canlandırma söylemleri erken hasat belirtileri olarak görülebilir.
Bir başka tartışma konusu da yandaşlık iddiaları üzerinedir.
“Darbeye karşıyız” diyen herkes ikiyüzlülük sergilemiyorsa mevcut hükümetin yanında yer almış olmaktadır. İçiniz kan ağlasa da, hadi canım sen de deseniz de gerçek budur.
Ancak, darbe girişimi önlenerek Türkiye’de demokrasi korunmuştur diyenlere de katıla katıla gülmek gerekir. Anayasa’nın askıya alındığı, kuvvetler ayrılığı ilkesinin yerle bir edildiği, devletin tüm kurumlarının tek buyruk altında toplandığı demokrasi mi diye sormadan geçmemek gerekir.
Böyle bir durumda ülkedeki yönetimi demokratik yöntemlerle değiştirmek ve yerine demokratik bir seçenek koymak olanaklı olmadığına göre; doğallıkla, kötünün iyisi ilkesi gereğince yaklaşımda bulunmak gerekiyor. Bunun için de, Türkiye’de darbe girişimi ortaya çıkmadan önce, 15 Temmuz akşamı ne gibi gelişmeler olmaktaydı sorusu yanıtlanırsa sağlıklı sonuca erişilmiş olacaktır kanısındayım. Rusya’yla barışma, terörle mücadele, Suriye başta olmak üzere bölge ülkeleriyle yumuşama belirtileri akıldan çıkartılmamalı! Darbenin kimlerce yapıldığı ve gerçekliği üzerinden boğazlaşılacak yerde kime yaradığı, ne gibi gelişmelere engel olacağı/geciktireceği üzerinde durulmalı diyorum.
Balyoz ve Ergenekon döneminde kumpas sonucu sanıklaştırılmış kimi komutanların birkaç gündür önemli görevlere atanmakta olduğunu belirtmekle yetineyim. Yine, Balyoz ve Ergenekon süreçlerinde önemli zarar görmüş Çetin Doğan ve Bilgin Balanlı gibi emekli askerlerin görüşleri de göz önünde tutulmalıdır diyorum. Onların duygusallıktan ve geçmişte başlarına gelenlerin yaratmış olabileceği öfkeden arınmış yorumları son derece ufuk açıcıdır.


FETÖ omurgalı darbe girişiminin içinde her türden kişiye rastlamanın da doğal ve bu türden olağanüstü dönemlerin değişmez manzarası olduğunu da akılda tutmak gerekiyor.
Birkaç gündür toz duman içinde olan Türkiye’de anasıyla, yavrusuyla muhalefetin ön aldığını, bir şekilde ses çıkartabildiğini işittiniz mi? Göremezsiniz, işitemezsiniz! FETÖ işbirlikçiliğini muhalefet stratejisinin önemli dayanağına dönüştürmüş olan sorunlu ve engelli muhalefetin ses çıkartması mı yoksa çıkartmaması mı iyidir? Varın siz karar verin!

Ceyhun Balcı

Yararlı bilgiler içeren yorumlara ilişkin bağlantılar :

http://odatv.com/o-darbecileri-cok-yakindan-taniyorum-1907161200.html
http://odatv.com/balyozda-tutuklanan-o-general-darbe-gecesi-neden-sokaga-cikti-1907161200.html

Yayınlayan

cumhuriyetciyorum

Cumhuriyet savunucusu bir yurttaş...

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s