YOLDAN ÇIKIN!

Her an acelesi olan, o nedenle de yazıdan çok görseli önceleyen günümüz insanı gerçeğini göz önünde tutarak sonda söyleneceği başta vurguluyorum : “YOLDAN ÇIKIN!”

İzmir-Ankara karayolunda kaç kez yolculuk yaptığımı anımsamam olanaksız. Otuz yılı geçkin bu öyküde çoğu yolculuk toplu taşıma araçlarıyla yapılmıştır. Özellikle son yıllarda uçağa binmediğimiz zamanlarda bu yolu kendi taşıtımızla kat ettik. Hep bir sonraki sefere dediklerimizi son bir kaç yıldır aklımıza gelir gelmez yaşama geçirir olduk.

Önemli bölümü Anadolu bozkırında ilerleyen bu yolda sayısız sapak var. Köyler, kasabalar, ilçeler ve onlara eşlik eden tarihsel ve doğal yerler. Kahverengi yön göstericiler bu gibi yerlerin görmezden gelinmesi olasılığını epeyce azaltıyor.

Ankara dönüşü bir kez daha yoldan çıktık! Banaz’a yaklaşırken Dumlupınar yokuşunun başındaki “Abideler” ve “Dumlupınar Şehitliği” tabelalarına bu kez kayıtsız kalamadık.

Sağa dönüp de 2 kilometre ilerledikten sonra ülkemizin en küçük ilçelerinden birisi olan Dumlupınar’a vardık. Dumlu eski Türkçe’de soğuk demekmiş. Nüfusunun 1300 olduğunu görünce şaşkınlığımız katlandı. Köy irisi büyüklüğündeki butik ilçenin bu unvanı Başkomutanlık Meydan Muharebesi’ne borçlu olduğunu düşünmeden edemedik. Ama, olsun! Böyle bir şerefe az bile demek geçti içimizden.

IMG_2391.JPG

Dumlupınar ilçe merkezi

İlçe meydanında bildik görüntülerle karşılandık. PTT, Ziraat Bankası, Pancar Kooperatifi ve bir de yalnız İzmirliler için tanıdık bir başka tabela! Dumlupınar Tansa! Şimdilerde adı da tarihe karışan TANSAŞ’ın doğduğu yerdir İzmir. Ve ilk adı da TANSA’dır. Yağın, tüpün ve başka temel gereksinimlerin kıt olduğı yıllarda açılımı Tanzim Satış olan bir yerel yönetim icadıydı. Zamanında üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirdiği bir film şeridi gibi geçti gözlerimizin önünden. Dumlupınar’da İzmir nostaljisini bir yana bırakıyoruz!

İlçe meydanında Dumlupınar savaşı anısına dikilmiş ilk anıtın yanı başında Atatürk Karargahı yer alıyor. Ortalıkta görevli bulunmadığı için içeriye giremiyoruz. Selamlamakla yetiniyoruz son yıllarda sıkça kemiklerini sızlattığımız yüce önderimizi. Anıtın yanı başında otomobili yenen kağnı çıkıyor karşımıza. Milli Mücadele’nin efsane simgesi. Nazım’ın dizelerine konu olan, İstiklal Savaşı gazilerine verilen madalyaları süsleyen Anadolu’ya özgü eşsiz taşıt aracı. Kağnıyı görünce bir anda sırtında bebesi, omuzunda mermisiyle erinin mücadelesine destek olan cefakar Anadolu kadını beliriyor gözlerimin önünde.

Biraz ilerideki küçük parkın içindeki bir başka anıt selamlıyor yoldan çıkmış bizleri. Tam da burada Dumlupınar Şehitliği tabelası bir kez daha gözümüzün içine giriyor.

IMG_2390

Park içindeki Milli Mücadele’yi simgeleyen Mustafa Kemal ve halkı betimleyen anıt

Bir kaç yüz metre ilerledikten sonra Dumlupınar ovasına egemen tepeye varıyoruz. Doruktaki anıta eriştiren merdivenleri tırmanmadan önce Anadolu’nun dört bir yanından gelip burada toprağa düşen Mehmetçikler anısına dikilmiş mezar taşlarını okuyoruz bir bir. Yirmili, otuzlu yaşlarındaki bir kuşak burada vatan uğruna canlarını vermişler. İstiklal Marşı’ndan dizeler ve Mustafa Kemal’in özlü sözleri eşliğinde merdivenleri çıktığımızda Dumlupınar ovası tüm görkemiyle seriliyor gözlerimizin önüne.

Şehitlik Büyük Taarruz’un 70. yıldönümünde, 1992’de açılmış. Tepedeki Mehmetçik Anıtı’na alt bölümde Baba-Oğul Anıtı, Mustafa Kemal, İnönü ve Fevzi Çakmak Anıtı ile Kurtluş Savaşı Anıtı eşlik ediyor.

Dumlupınar Şehitliği’ndeki Baba-Oğul Anıtı’nın öyküsü oldukça dokunaklı!

 

Adları belirlenebilen 500’ü aşkın er ile 100 dolayında subayın adlarının burada yaşatılması amaçlanmış. Projesi mimar Nejat Dinçel’e ait olan şehitliğin anıtları heykeltraşlar Haluk Tezonar ve Tankut Öktem’in elinden çıkmış.

Az önce gördüğümüz kağnı ve onun ayrılmaz parçası Anadolu kadını, atlı süvariler, az önce selamladığımız toprağa düşmüş Mehmetçikler sahne alıyor bir kez daha. Hemen burada değilse de Afyon yakınlarında almakla görevli olduğu Çiğiltepe’yi ele geçirmekte geciktiği için canına kıyan Yarbay Reşat’ı da saygıyla anıyoruz.

Mustafa Kemal, İnönü, Fevzi Çakmak Anıtı ve en tepedeki Mehmetçik Anıtı

Şehitlikten panoramik görünümler…

Ana yolun yanı başındaki bu saygı alanını görmek için yoldan çıkın derim bir kez daha!

Pişman olmazsınız…

Bir yanda vatan uğruna toprağa düşen dedelerimiz, diğer yanda okunmuş dolarla yol bulan aklını yitirmiş asker kılıklılar.

Darbenin ertesinde bu çelişkiyi anmasam olmazdı…

Başta Mustafa Kemal olmak üzere, vatanları için toprağa düşen Mehmetçiklerin ve onların arkasındaki gizil güç kadınlarımızın yüce anısına saygıyla…

Ceyhun Balcı

Yayınlayan

cumhuriyetciyorum

Cumhuriyet savunucusu bir yurttaş...

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s