TÜRK MİLLETİ

60146

15 Temmuz Darbe Girişimi’nin bir şeylerin tetiğini çektiği kesindir. Basmakalıp deyişle: “Türkiye’de hiçbir şey 15 Temmuz öncesindeki gibi olmayacaktır!
Bir süreden beri Türkiye’nin pek çok yerinde meydanları dolduran insanlar özlenen bir tablo oluşturdular. Pek çok açıdan eleştirebilirsiniz meydanları dolduranları. Şuydu, buydu; çevreye zarar ve rahatsızlık verdiler diyebilirsiniz. Sırası geldikçe bunlardan söz ettik, yine ederiz.
Türkiye’de yaşayan herkes ve özellikle de; siyasetle uğraşanlar meydanlara yansıyan bu tabloyu iyi okumakla yükümlüdür. Yakın zamana dek Türkiye’de “Türk Milleti” ve bayrak gibi vazgeçilmezler tartışmaya konu edilirken; İstanbul Yenikapı’da Türk bayrağı altında toplanan milyonları hiç kimse göz ardı etmemelidir.
“Türk Milleti”, ünifırmalı teröristlerin kendisini bombalamasını, ateş altına almasını beklese de artık kendisine gelmiştir.
15 Temmuz’dan önce sıkça değinilen “kutuplaşma” ve “toplumsal yarılma” yerini hiç olmazsa bir konuda birleşme ve dayanışmaya bırakmıştır.
Darbe girişiminin bastırılmasına üzülenler, üzülmeseler bile burukluk yaşayanlar bu darbe girişiminin arkasındaki güçlerdir.

unutturulmak-istenen-devrimci-atatrk-17-728
Tüm partilerin görüş ve siyaset farkı olmaksızın aynı meydanda toplanmış olması kendi yandaşlarına da verilmiş açık ileti olarak okunmalıdır.
Düne kadar adı Anayasa’dan silinsin denilen Atatürk bugün milleti birleştirme adına bir kez daha sahnededir. Kuşkusuz Atatürk’ü kullananlar da çıkabilir, içtenliklerine kuşkuyla yaklaşılabilir. Ancak, Türk Milleti’nin birleştiği bugünlerde Atatürk imgesinin öne çıkmakta oluşu her şeye karşın önemsenmesi gereken bir gelişmedir.
Gelişmelerin ortaya çıkarttığı tabloya dudak kıvıranlar olduğunu görüyorum özellikle yakın çevremde ve düşündaşlarımda.
Onlara böyle bir lüksümüz olmadığını anımsatmakta yarar görürüm.
Biraz geriye gidelim!
Milli Mücadele yıllarında o soylu harekete öncülük eden Mustafa Kemal’in çevresine toplayabildiği herkes katıksız biçimde onun gibi mi düşünüyordu?
Örneğin, Mustafa Kemal ile Tuncelili feodal bey Diyap Ağa’yı ya da Mondros Mütarekesi’ne imza koymuş olan ve padişahın lokması boğazımdan geçti diyerek saltanatla gönül bağına göndermede bulunmakta sakınca görmeyen Rauf ORBAY’ı yan yana getiren gerekçe neydi?

VATAN KAYGISI VE BİR AN ÖNCE BİR VATAN KAZANMA DUYARLILIĞI İLK BAKIŞTA BİRİ BİRİNE BENZEMEZ GÖRÜNENLERİ BİR ARAYA GETİREN ÇİMENTOYDU!

Türkiye’de 15 Temmuz Darbe Girişimi’nden bu yana olanlar ve ortaya çıkan manzara bu açıdan değerlendirilirse kuruntulardan ve saplantılardan uzaklaşılmış olur.
Özetle, Türkiye’de birliğine, bütünlüğüne yönelen tehlikeleri fark etme yeteneğine sahip bir millet olduğu ortaya çıkmıştır. Türk Milleti’ni kimin, nasıl yönlendireceği, nasıl gönlünü ve oyunu kazanacağı siyaset kurumunun kaygı konusu olmak durumundadır. İpuçları da hazırdır!

Yayınlayan

cumhuriyetciyorum

Cumhuriyet savunucusu bir yurttaş...

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s