RİO MUHASEBESİ

Rio olimpiyatları sona erdi. Hemen belirtmekte yarar var. Her ne kadar olimpiyatlar sonuç olarak bir ülkede yapılsa da o ülkenin adıyla anılmıyor. Yapıldığı kent olimpiyata adını veriyor.

200px-Olympia_2016_-_Rio.svg

Olimpiyatlara katılan her 3 ülkden ikisi madalya bakımından evine eli boş dönüyor. Dünyadaki gelişmişlik dağılımıyla uygun bir görünüm. Katılıp renk kattıktan, figüranlık yaptıktan sonra hoş anılarla ayrılmış olacaklar Rio’dan dünyanın dibindeki ülkeler. İş, aş ve geçim sıkıntısı içindeki ülkelerin sportif başarısızlığına şaşırmıyoruz.

madalya sıralama

Madalya sıralamasının ilk iki sırasını uzunca bir aradan sonra halef-selef emperyaller (ABD-Büyük Britanya) aldı. Özellikle, ABD’nin başarısı tartışılmazdır. 550 sporcuyla Rio’ya gelen ABD’de madalya alamayan sporcular parmakla sayılsa yeridir. Madalya sayısı ile 550 arasındaki fark yanıltmasın! ABD’nin takım sporlarında da pek çok madalya aldığı anımsanırsa Amerikalı sporcuların önemli bölümünün boynuna madalya takarak eve döneceği kesindir.

Büyük Britanya’nın ise Londra 2012’yle ateşlenen sportif sıçramasının sürdüğü söylenebilir.

Madalya tablosunun ilk beşinin Fransa’nın önünde yer alan Almanya bir yana bırakıldığında; Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Daimi Temsilcileri’nden oluşması rastlantı olabilir mi?

Sporun siyasetle etkileşimi soğuk savaş yıllarında Moskova Olimpiyatları’nın batı blokunca boykot edilmesiyle doruğa vardı. Son olimpiyatlar öncesinde Rusya’nın atletizm ve halter dalındaki doping olguları nedeniyle diğer tüm spor dallarında da olimpiyattan yasaklanması gündeme getirilebildi. Atletizm ve halter gibi önemli madalya kaynağı olan iki spor dalında olimpiyat yasaklısı olan Rusya’nın buradaki madalya sıralamasındaki 4. lüğü çok önemli bir başarı olarak not edilmelidir.

Dün akşamki erkek basketbol finalinde ABD’li sporcuların sergilediği centilmenlik sınırlarını zorlayan kimi davranışlar NBA’in vazgeçilmezleri olabilir belki ama bu gibi davranışların olimpiyatın ruhuna aykırı olduğu da kesindir. Bu nedenle şımarıklığın sıradanlaştığı ortamlardan gelen sporcuların olimpiyat katılımı ciddiyetle tartışılmalıdır.

Yine Amerikalı yüzücü Ryan Lochte’ye katılan başka yüzücülerin soyulduklarını öne sürerek bir senaryo yazmış olduklarının anlaşılması da ahlaklı sporcu kavramına rahmet okutan bir başka örnek olarak kazınacaktır belleklere.

Olimpiyat düzenleyen kentlerin ve dolayısı ile de ülkelerin yaşadığı ekonomik sorunların IOC’yi harekete geçirmiş olması sevindiricidir. IOC bundan böyle olimpiyat taliplisi kentlerin yapacağı spor alanlarını gelecekte nasıl değerlendireceklerini sorgulayacakmış. Umarız ve dileriz doğrudur, uygulanabilir!

Sempati ile züppelik arasına çizgi çekebilen Usain Bolt tarihe geçmiş oldu böylelikle. Sportif başarının saygısız olmayı gerektirmediğini ortaya koymuş oldu.

150827144022-usain-bolt-jamaica-flag-super-169

Ülkemize gelince!

103 sporcuyla katıldığımız Rio’yu toplam 8 madalyayla 41. Sırada bitirdik. Geleneksel sporumuz güreş bu 8 madalyanın 5’ini sağladı. Diğer 3 madalyanın 2’si devşirmelerden geldi.

Devşirme çağın kaçınılmaz gerçeği! Ancak, bu kaçınılmazlığın da akılcılıkla bezenmesi gerekiyor. İlerleyen yıllarda devşirmeciliğin açtığı yol Türk gençlerince doldurulursa kazanç sağlanmış olduğu söylenebilecektir.

 

Özellikle, Küba kökenli 400 engelci Yasmani Copello Escobar’ın gelmiş geçmiş en iyi devşirmelerden birisi olduğunun altı çizilmelidir.

Tıpkı soğuk savaş yılları boyunca olduğu gibi spor bugün de ülkeler arası propagandanın önde gelen aracı olmayı sürdürüyor. Ancak, bu yapılırken salt başarıya ve madalyaya odaklı devşirmeci anlayışın ülke sporunun önünü kapatmayacak oluşu öncelenmelidir.

Sporda başarı reçetesinin kitleye spor izletmekten çok spor yaptırmaktan geçtiği akıldan çıkartılmamalıdır. Türk atletizm takımındaki Türk kökenli sayısının Alman milli takımındaki Türk futbolcu sayısından az oluşu hepimizi düşündürmelidir. Mete Gazoz, Tutya Yılmaz ve İrem Karamete gibi gençlerimizin önünü açmak ve sayılarını elimizdedir.

Teşekkürler! Tutya, Mete ve İrem….

 

Sorunumuz kısa zamanda zahmetsiz ve emeksiz madalya almak mıdır? Yoksa, devşirmeyi aşıya dönüştürüp gençlerimizi spora özendirmek mi?

Karar bizimdir!

Yakın gelecekte olimpiyatlar için adaylığımız söz konusu olmadığı için dört yıl sonra olimpiyatları bir kez daha konuşmak üzere bu konuya son vermiş oluyoruz…

Ceyhun BALCI

Yayınlayan

cumhuriyetciyorum

Cumhuriyet savunucusu bir yurttaş...

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s