İĞNEYİ KENDİMİZE DE BATIRALIM!

Seçilmiş ya da atanmış olsun yönetenlermizi alabildiğine eleştiririm! Bunun bir yurttaşlık hakkı olmasından öte görevi olduğunu düşündüğüm içindir!

Yaşamaktan hoşnut olduğum İzmir koca bir şantiye gibi! Kazma vurulmamış, bakım onarım yapılmayan yeri yok gibi! Daha uygar ve çağdaş bir kent yaşamı için yapılması gerekenler yapılıyor. Örneğin. Tramvay! Pek çok kentli “ne işe yarayacak?” diye sorsa da bu uğurda her türlü sıkıntıya katlanılmalı derim!

Tramvay kitle taşımacılığının vazgeçilmezi olmasının yanı sıra kullanıma girdiğinde daha iyi anlaşılacağı gibi kenti başta trafik olmak üzere pek çok alanda terbiye edecek bir unsur olacaktır!

Olmadık yerlerde duraklama ya da gelişi güzel park etme gibi kötü sürücülük alışkanlıkları tarihe karışacaktır.

Tramvayla birlikte kıyı şeridi düzenleme çalışmaları da sürüyor. Belediye yeni yapılanma çerçevesinde biraz çabalarsanız ayağınızı denize sokmaya izin verecek oturma grupları yerleştirmekte aralıklarla kıyı şeridine! Sevgililer, aileler, balıkçılar ve aklınıza gelebilecek başkaları kentin güzelliğini seyre dalabiliyorlar buralarda. Yanınızda yiyecek, içecek getirmeniz durumunda keyfinizi katlamanız da olası!

Fotoğraf bu oturma gruplarından birisindeki durumu yansıtıyor. Çevreye, doğaya, kamu malına saygının unutulduğu anlaşılıyor. Utanç verici bu gibi manzaralara adım başı rastlamak mümkün ne yazık ki!

img_3818

Fotoğraf 19 Kasım 2016 sabahı çekildi

Sözü güncele getirelim!

Bilindiği gibi ezici çoğunluğumuzun tepkisini çeken bir yasal düzenleme var kapımızda. Tecavüzcü’yü hoş görme, yaptığını yanına kazanç bırakma olarak da tanımlayabileceğimiz bu tasarı yasalaşırsa çağdaş dünyadan kopma yolunda önemli adım atmış olacağız. Uçuruma bir adım daha yaklaşmaktan öte bir anlam taşımayan bu yasal düzenlemenin hangi koşullarda yapılmasının düşünülebildiğini göz ardı edemeyiz!

Bunun için de iğneyi kendimize batırmamız kaçınılmazdır!

Bileşik kaplar kuramı gereğince düşünürsek!

Çevreye, doğaya, kamusal değer ve nesnelere bu denli hoyrat davranmak, başka deyişle tecavüzde bulunmak söz konusu iken yönetenlerimizin vatandaşlardan “cinsel içerikli tecavüz” olgusuna hoşgörülü yaklaşım beklentisi şaşırtıcı olabilir mi?

Toplumsal yaşamı tecavüz alanına dönüştüren bizlerin hiç mi suçu yok?

Düşünülmesi dileğiyle…

Yayınlayan

cumhuriyetciyorum

Cumhuriyet savunucusu bir yurttaş...

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s