PİYON OLMAK

 

Taksim Anıtı’nda Atatürk’ün yanı başındaki Frunze ve Voroşilov dostluğun bugün de varlıklarını sürdüren canlı tanıklarıdır

Vezirleşmesi göz ardı edildiğinde piyon satrancın en önemsiz, değersiz taşı gibi görünebilir göze! Gerçek bu olsa da piyon nitelemesinin çoklukla küçümseme amaçlı kullanıldığını görürüz.

Son zamanlarda okuyan, yazan bir şekilde ilgili olan kesimde bir tartışmadır sürmekte. Türkiye’nin akıl almaz hatalarla dolu dış politikasında bölgeyi ve dolayısı ile de çıkarlarını gözeten bir U dönüşü yapmış olması “ABD’nin piyonu olmaktan çıktık, Rusya piyonu olduk” türünden bir hafiflikle karşılanıyor.

Biraz insaf demekle yetiniyorum!

Okyanusun karşı kıyısındaki ABD ile Rusya’yı böylesine özdeşleştirmek için ilgili (!) ve bilgili (!) olmak yetip de artıyor anlaşıldığı kadarı ile.

Rusya’yla 500 yıla varan tarihsel ilişkilerimizin hemen her tonda gelişmeyi içerdiğini söylemek yanlış olmaz.

Biri birini izleyen savaşlarımız, bizden kaynaklı akılsızlık ve öngörüsüzlük kaynaklı Çeşme’de donanmamızın yok olması sonucunu doğuran gelişmeler unutulacak gibi değildir.

Diğer yandan, Milli Mücadele dönemimizin güvenilir dostu, eli açık yardımseveri de olabilen bir (Sovyet) Rusya gerçeği vardır karşımızda! Taksim’deki Cumhuriyet Anıtı’nda ölümsüzleşen Frunze ve Voroşilov heykelleri dile gelse de anlatsa…

İki uçta da dolaşan böylesi tarihsel geri plana sahip ilişkinin günümüzde evrildiği noktayı “piyonlukla” yaftalamak olsa olsa bilgiden yoksun bir insafsızlık sayılabilir.

Rusya var oldu olalı komşumuzdur! Soğuk Savaş döneminde bile yardımına, desteğine başvurmuşuzdur. İskenderun Demir Çelik ve Seydişehir Alüminyum fabrikaları ile şimdilerde yok pahasına elden çıkartılmış olsa da Aliağa Petkim yardımlaşmanın canlı anıtları olarak varlıklarını sürdürmektedir.

“Komşu komşunun külüne muhtaçtır!” diye boşuna söylememiş atalarımız!

Kendisini Türkiye’nin Rusya piyonu olması kuruntusuna kaptıran dostlara anımsatmış olalım!

Biz, Rusya’nın piyonu olduk olalı Suriye’de Halep işgalci zorbaların egemenliğinden kurtarılmıştır.

Batı’nın emperyalizminden kopmak çağdaş uygarlıktan kopmayla özdeşleştirilmemeli!

Hele hele şu anda Türkiye’yi yönetenlerin yaşama geçirdiği sayısız akıldışı uygulama varken çağdaş uygarlıktan kopmak için başka eyleme gerek yokken!

Yüzümüzü bölgeye, Rusya’ya ve komşulara dönmenin zararı yoktur. Yararı ise saymakla bitecek gibi değildir.

Çıkarları gözeten dış siyasetin “piyonlukla” özdeşleştirilmesi yakışıksız ve gerçeklerden kopuk bir yargıdır…

 

 

Yayınlayan

cumhuriyetciyorum

Cumhuriyet savunucusu bir yurttaş...

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s