BOSTON’DA BİR KAYIP MÜZE

Ülkemizin ya da dünyanın her hangi bir noktasına gitmeden önce okuyup araştırmayı tercih ediyoruz. Sınırlı zamanda olabildiğince çok yeri görmek; mutlaka görülmesi gereken yerleri atlamamak bakımından bu alışkanlığın edinilmesinin yararlı olduğunu düşünüyoruz.
Rehber kitaplar ve internet siteleri önde gelen yardımcımız oluyor bu seçkiyi oluşturmada. Onlarda da yer almayan ziyaret noktaları için farklı bir kaynağı bilginize sunmakta yarar görüyoruz.
http://www.atlasobscura.com/

book_og_imageGezi rehberleri olağanın ötesine geçmeyen biçemleriyle sıradışı noktalara göndermede bulunmaktan uzak kalabiliyorlar.
Hekim olmamızdan da kaynaklanan dürtüyle çok daha tanınmış ve ulaşılması kolay noktayı bir yana bırakarak Warren Anatomi Müzesi’ne çeviriyoruz yönümüzü. Adres elimizde olduğuna ve toplu taşıma araçları da bu noktaya eriştiğine göre önümüzdeki engel yok. Yaşanabilecek serüven de cabası diyerek koyuluyoruz yola.
Metronun yeşil hattının Heath’e gidenine binerek yol boyunca ilginç görüntüleri belleğimize katarak ilerliyoruz. Güzel Sanatlar Müzesi ve yine güzel sanatlarla eğitimi veren kurumlarının renkli görüntüleri eşliğinde göz açıp kapayana dek ineceğimiz durağa gelmiş oluyoruz. Adrese göre bir sonraki sokağa girdiğimizi epeyce ilerledikten sonra anlıyoruz. Geri dönmek yerine tam da önünde bulunduğumuz Harvard tıp yerleşkesinin yapılarının birinin önünde aradığımız yeri sormayı deniyoruz. İş arasında dinlenmekte olduğu izlenimi edindiğimiz çalışan beklediğimizin ötesinde ilgiyle karşılıyor sorumuzu. Yirmi üç yıldır burada çalıştığını ama böylesi bir müzenin adını duymadığını söylese de elimizdeki adrese ulaştırmak için bizi peşine takarak hastanenin içinden geçmemizi sağlıyor. Aradığımız adresteki caddeye çıkardıktan sonra biraz ilerideki yapının girişindeki danışmaya sormamızı salık veriyor.


Bir kaç dakika sonra doğru yerde olduğumuzu anlıyoruz. Müze ücretsiz. Ancak, ziyaretçilerin kişisel bilgilerini yazmaları isteniyor girişteki ziyaretçi defterine. Bu formaliteyi de hızla tamamlayıp 4. kata yöneliyoruz. Ortası boşluktan oluşan ve çepeçevre yerleşimli tek kat üzerine konuşlu müzeyi ilgiyle gezmeye başlıyoruz.
Gezinin sonunda fotoğraf çekmenin yasak olduğunu anlayana dek epeyce kare çekmiş olduğumuzu fark ediyoruz.


Arayıp, bulma serüveni ziyaret süresinden uzun süren müzeyi gezmiş olmanın coşkusuyla tamamlıyoruz sayılı dakikaları.
Biz hekimler için tanıdık adlarla karşılaşıyoruz müzede. Yaptıkları buluşlarla tıp tarihine geçen bu kişiliklerle ilgili çok şey söylemeye gerek yok.
Müzeye adını veren Warren’a bir kaç tümceyle değinmekte yarar var. John Collins Warren müzeyi 1847’de oluşturmuş. O tarihte Harvard Tıp Fakültesi anatomisti olarak da çalışmaktaymış.
Geçmişte hekimlik eğitiminde önemli rol oynayan müze günümüzde daha çok tıp tarihi açısından önem taşıyan bir mekana dönüşmüş görüntüsü veriyor.
Müzede yer alan bir özlü söz var ki; çok sözle anlatılacağı tek tümceye sığdırıyor!
“MORTUİ VİVOS DOCENT!”
“ÖLÜLER DİRİLERE ÖĞRETİR!”

IMG_6874
Boston’a yolu düşüp de sıradışı yerler görme tutkusu olanlara önerilir…

Yayınlayan

cumhuriyetciyorum

Cumhuriyet savunucusu bir yurttaş...

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s