BOSTON ÖZGÜRLÜK YOLU

freedom trail rögar

Boston’la ilgili ilk yazımızda kısaca değinmiştik. Boston Birleşik Devletler tarihinde önemli rol üstlenmiş bir kent. Bu durum Amerika’nın İngiltere’den bağımsızlaşması ABD haline gelmesi sürecinin Boston’da anıtlaştırılması düşüncesini ortaya çıkartmış olmalıdır.

ÖZGÜRLÜK YOLU’nu izleyerek Amerikan Devrimi tarihinin önemli köşe taşlarını görüp, bilgilenebilirsiniz.

Özgürlük Yolu adıyla anılan açık hava müzesini rehber eşliğinde gezebileceğiniz gibi yolun başlangıcındaki Turist Danışma Merkezi’nden edineceğiniz belgeler kılavuzluğunda da gezebilirsiniz.

Kendi turunuzu yaparken özen göstermeniz gereken tek şey yere döşenmiş kırmızı tuğlalarla oluşturulmuş çizgiyi izlemenizdir. Yanınızda bir de harita varsa yola koyulabilirsiniz.

freedomtrail

Özgürlük Yolu gezisine Beacon Hill’deki altın kubbeli State House (Hükümet Konağı)’dan başlamadan önce Boston Common’dan kısaca söz etmekte yarar var. 1634’te kurulan Boston Common ABD’nin en eski halka açık parkıdır. Anglikan bakan William Blackstone tarafından 30 paunda satın alınan yaklaşık 200 dönümlük alanın finansmanı için hane başına 6 şilin vergi salınmış. Alan başlangıçta otlak olarak kullanıldığı gibi süreç içinde askersel amaçlarla da değerlendirilmiş. İlerleyen zamanda park gerektikçe kutlama alanı olarak da işlev görmüş.

IMG_6510

Yapımı 1798’de tamamlanan Hükümet Konağı’nın kubbesi daha sonra 23 ayar altınla kaplanmış. İkinci Dünya Savaşı sırasında karartma zorunluluğu nedeniyle griye boyanan kubbe 1997’de yeniden özgün altın görünümüne kavuşturulmuş.

Özgürlük Yolu’nun bir sonraki durağı olan Park Caddesi Kilisesi 1809’da yapılmış. Yaklaşık 70 metrelik kulesi yapıldığında kentin yüksek yapılarından birisi olarak yükselmiş. Görkemli mimarisi ile insan hakları ve sosyal adalet gibi yüce amaçlara ev sahipliği yapmış. Amerikan ulusal marşının da ilk olarak basamaklarında seslendirildiği bu cemaat kilisesi bugün de etkinliğini sürdürmektedir.

Park Caddesi Kilisesi’nin biraz ilerisinde yer alan 1660’da yapılmış Granary Burying Ground (Tahıl Silosu Mezarlığı) ABD’nin en önemli evlatlarının uyuduğu yerdir. Samuel Adams ve James Otis ilk akla gelen adlardandır.

Kral Şapeli ve Mezarlığı 1688’de Kraliyet Valisi tarafından kral onuruna yaptırılmıştır. Başlangıçta Püritan olmayan bir kilise için hiç kimsenin toprağını satmaya razı olmaması üzerine Boston’u işgal altında tutan İngiliz askerlerinin kullandığı bir şapel olarak yapılmış. 1754’te tamamlandığında İngiltere’deki her hangi bir kilise kadar görkemli olmasına özen gösterilmiş. Mezarlığında John Winthrop’un yanı sıra Mayflower’dan karaya ayak basan ilk kadın olan Mary Chilton sonsuz uykularını sürdürmektedirler.

Bir sonraki uğrak yerimiz olan Boston Latin Okulu 1636 tarihinde kurulmuş. Amerika’nın en eski kamu okuludur. Bahçesini Benjamin Franklin heykeli süslemektedir. Özgürlük Bildirgesi imzacısı 5 önemli kişi olan Franklin, Samuel Adams, John Hancock, Robert Treat Paine ve William Hooper bu okula devam etmiştir.

Biraz ilerideki Eski Köşe Kitabevi bugün bir Meksika lokantası olarak işlev görüyor. 1718’de yapıldığında ilk olarak eczane olarak kullanılmış. 1828’den sonra 20. yüzyılın başına dek kitabevi ve basımevi olarak hizmet vermiş.

IMG_6683

IMG_6695

Doğrudan Amerikan Devrimi ile ilintili olmasa da kitabevinin hemen karşısındaki İrlanda Kıtlığı anıtı göz ardı edilmemesi gereken bir önemli noktadır. XIX. yüzyıl ortalarında İrlanda’da patates ürününü vuran hastalık besin kıtlığına yol açınca 1 milyon dolayında İrlandalı yaşamını yitirirken bir o kadarı yeni dünyaya göç eder. Böylelikle Boston İrlandalı baskın bir kente dönüşür. Kentin NBA takımı Celtics’in armasındaki yonca kentin İrlandalı köklerinin simgesidir. Boston, bugün de anavatan toprakları dışında en çok İrlanda kökenlinin yaşadığı kent unvanını korumaktadır. Boston Logan Havalimanı’na indiğimizde alanda bulunan iki İrlanda uçağı (Air Lingus) da bu kanımız destekler niteliktedir.

Vaşington Caddesi üzerindeki Eski Toplantı Evi 1729’da Püritan buluşma evi olarak yapılmış. 1773’te burada yapılan toplantıda rıhtımdaki İngiliz gemilerine yüklenmesi gereken çayın denize dökülmesi kararı alınmıştır. Bu son derece önemli ve tarihsel karar izleyen yıllarda Çay Partisi kavramına yaşam verecek ve Amerikan Devrim tarihinin önemli köşe taşlarından birisine dönüşecektir.

Bir sonraki durak olan Eski Hükümet Konağı da Amerikan Devrimi’ni ete, kemiğe büründüren önemli olaylara ev sahipliği yapmıştır. Özgürlük Bildirgesi de 18 Temmuz 1776’da bu yapının balkonundan halka duyurulmuştur.

Eski Hükümet Konağı’nın hemen yanı başında Kırmızı Ceketlilerin 1770’de 5 suçsuz insanı katlettiği Katliam Yeri olarak tarihsel önem taşır.

IMG_6701

Bir sonraki uğrak yeri olan Faneuil Hall her ne kadar bu amaçla yapılmamış olsa da devrim sürecinin önemli mekanlarındandır. Burada yer alan diğer yapılarla birlikte bugünkü alışveriş ve yeme-içme ağırlıklı özelliğiyle Özgürlük Yolu’nun mola yeridir. Biraz dinlenmek ve soluklanmak için bire birdir.

IMG_6710

IMG_6712

 

Amerikalılar 1764’te burada Pul ve Şeker Yasası’nı kınayan gösteriler gerçekleştirmiştir. Devrimden sonra mimar Charles Bulfinch tarafından yeniden tasarlanan ve uyarlanan haliyle toplumsal ve politik tartışmaların yapıldığı mekâna dönüştürülmüştür. Bu işlevini bugün de sürdürmektedir.

Yeterince dinlenip güç topladıktan sonra yola çıkma zamanı gelmiştir.

Hanover Caddesi’ni kat ettikten sonra varılan 1680 yapımı Paul Revere Evi Boston’un varlığını sürdüren en eski yapısıdır. 1770’te Paul Revere tarafından 213 pounda edinilmiştir. Paul Rever 1775 yılının 18 Nisan gecesi Lexington’a yaptığı tarihsel yolculuk sonunda orada bulunan devrimciler John Hancock ve Samuel Adams’a İngilizlerce tutuklanacakları haberini vererek iç savaşın yazgısını değiştirmiştir.

Charles Irmağı’nı aşıp karşı yakaya geçmeden önce Eski Kuzey Kilisesi ve Copp Tepesi Mezarlığı mutlaka görülmelidir.

1723’te yapılmış olan Eski Kuzey Kilise yaklaşık 65 metrelik kulesiyle Boston’un ayakta kalan en eski kilisesidir. Kulesine asılan fenerler iç savaş sırasında şifreli bir haberleşme için kullanılmıştır. Asılan fener sayısı birse İngilizler karadan, ikiyse denizden geleceklerdir şifreye göre. Bu önemli misyonuyla Eski Kuzey Kilise Leksington ve Konkord savaşlarındaki utkunun habercisi olmuştur.

1659’dan bu yana kullanılmakta olan Copp Mezarlığı Boston’daki en büyük kolonyal gömüttür. Buraya çoğunlukla sıradan Bostonlular gömülmüştür.

Charlestown Köprüsü’nden keyifli bir yürüyüşle karşı tarafa geçme zamanıdır.

Biz öncelikle Bunker Tepesi’ne yöneldik. Bu tepede 17 Haziran 1775’te yapılan Bunker Tepesi Savaşı Devrim Savaşları’nın ilk büyük çatışması olarak da anılır. Her ne kadar buradaki savaş İngiliz yengisiyle sonuçlansa da kolonyal güçlerin iyi eğitimli ve donanımlı İngilizlere karşı koyabileceğini göstermesi bakımından önemli ölçüt oluşturmuştur.

Yetmiş metreyi aşkın yükseklikteki granit Dikilitaş’ın yapımına savaşın 50. yıldönümü olan 1825’te başlanmış ve ancak 1842’de tamamlanabilmiştir. Nefesine güvenen 300’e yakın basamağı tırmanarak doruğa ulaşabilir. Eşsiz Boston manzarası bu zahmeti karşılıksız bırakmayacaktır.

Buradan kısa bir yürüyüşle ırmak kıyısına inildiğinde eski tersanede ABD’nin ilk savaş gemisi olan USS Constitution görülebilir. Bugün 200 yaşını aşan gemi zamanında Brezilya, Batı Hint Adaları ve Afrika kıyılarında yelken şişirmiştir. Günümüzde doğal olarak emeklidir ve bir müze gemi olarak ziyaretçilerini ağırlamaktadır.

Özgürlük Yolu yürüyüşünün sonunda aynı yoldan geri dönmek yerine vapurla geçmeyi yeğledik Boston merkezine. Kısa da sürse iyi geldi deniz havası bu yorgunluğun üzerine.IMG_6808

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s