BOSTON’DA SIRA DIŞI BİR MÜZE : ISABELLA STEWART GARDNER

IMG_6881

IMG_4623

Birkaç günlük gezilerde yalnızca kent mi gezilmeli? Yoksa, bu geziye müzeler de eklenmeli mi? Kısıtlı zamanda kenti tanımayı yeğliyoruz. Bir önceki yazıdaki kayıp müze ile bu yazının konusu olan İsabella Stewart Gardner Müzesi’ne ayrıcalık yapıyoruz. Güzel Sanatlar Müzesi’nin yanı sıra Harvard ve MIT yerleşkelerindeki irili ufaklı müzeleri göz ardı ediyoruz.
Isabella Stewart Gardner Müzesi’ni seçmekle yerinde bir karar verdiğimizi mekâna ulaştığımızda anlıyoruz.


Müze adını veren Isabella Stewart Gardner tarafından kurulmuş. 1840’ta New York’ta doğan Isabella Stewart Gardner 4 çocuklu bir ailenin 1881 sonrasını görebilen tek evladı olmuş. Durum böyle olunca ailesi tüm varlığını ona adamış. Ailesiyle birlikte yaptığı Avrupa gezilerinde sanatsal düşünce ve eğilimleri şekillenmiş. Bu arada okul arkadaşı Julia Gardner’ın erkek kardeşi Jack’le evlenmiş. Deniz ticareti yaparak hatırı sayılır bir servet edinmişler. Evladı Jackie’nin ölümüyle yıkım yaşayan Isabella eşi Jack tarafından hekimlerin de tavsiyesiyle Avrupa gezisine götürülmüş .
İzleyen yıllarda gezilerin rotası Afrika’ya ve Japonya’ya da yönelmiş. Böylelikle edebiyattan müziğe; resimden heykele uzanan geniş yelpazedeki derinleşmesini sürdürmüş.


1891’de ölen babası Isabella’ya 1.75 milyon dolarlık bir servet bırakmış. Kısa süreli yasın ardından çıkılan Avrupa turu koleksiyon için nesne toplama fırsatı doğurmuş. Kocası Jack’in ölümünün ardından Isabella bugünkü müzenin oturduğu alanı satın almış. Yapının yükselmesi sonrası 1903’te müze Boston halkının ziyaretine hazır duruma getirilmiş.
Isabella gençlik dönemi olan 1870’lerde moda ve mücevhere tutkunken, 1880’lerde bu eğilim yerini sanatsal nesnelere bırakmış. Bu müze tam da bu eğilim değişikliğinin yansıması sayılmalıdır. 1919’da inme geçiren Isabella 1924’te yaşamını yitirdiğinde geride bugün de varlığını sürdüren görkemli müzeyi bırakmış.
Palazzo biçemli müze Gardnerların İtalya gezilerinden esinlenmelerinin ürünüdür.
Müzeye girer girmez karşılaşılan avlu sera tropikal bitkileri de içeren etkileyici bir ortam sunuyor ziyaretçiye. Çeşitli hayvanların ses efektleriyle de tamamlanan manzara sıra dışı bir ortam seriyor gözler önüne. Avluda yer alan frizler, kabartmalar ve amforaların yanı sıra ortadaki zeminde yer alan II. yüzyıl Roma mozaikleri dikkat çekicidir.


Zemin katta avlu çevresinde yer alan Sarı, Mavi ve Macknight odalarda antikadan heykele resimden ev eşyasına varıncaya kadar pek çok nesne görülebilir.
Daha da iyisi müzede düzenlenen rehber eşliğindeki ücretsiz müze turuna katılmaktır.
Bugünün koşullarında o zaman kurulan bu müzeyle başarılanı kafalarda canlandırmak zor olabilir. Kuşkusuz şişkin bir cüzdan olmazsa olmazdır. Ancak, XIX yüzyıl sonuyla XX. yüzyıl başının iletişim ve ulaşım olanakları göz önüne alındığında bir kaç anakaradan toplanan binlerce sanatsal ve tarihsel nesnenin anlam ve önemi anlaşılabilir.
Bu arada, tarihsel ve sanatsal nesnelerin ait oldukları topraklardan uzaklara taşınmasına ilişkin soru işaretleri de oluşabilir kafalarda. Kuşkusuz önemli bir sorundur. Ama, bir kitabı dolduracak oylumda olduğu için bu konuya ilişkin görüşler değinmiyorum bile…

Yayınlayan

cumhuriyetciyorum

Cumhuriyet savunucusu bir yurttaş...

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s