ZALİM SIRP, SUÇSUZ BOŞNAK MI ?

YUGO

Sorun Sırp’ın zalim, Boşnak’ın suçsuz olmasında düğümlenmiyor. Olay Yugoslavya’nın yıkılmasıdır. İronik olan ağacı kesen baltanın sapının ağaçtan olması gibi Yugoslavya’yı yıkanların da Yugoslavya’yı var edenlerden oluşmasıdır! Ülkeler kendi insanlarına yıktırılıyor! Emperyalizm közden kestaneleri alırken elini yakmamış oluyor!

Çeyrek yüzyılı tamamlamaya doğru gidiyor Yugoslavya’nın yok edilişi. Bu süreçte ülkenin bütününde ama özellikle de Bosna Hersek’te sayısız acı yaşandı. Ölümler ve geri dönmemecesine ayrılıklar geçtiğimiz yüzyılın sonunda koyu bir utanç sayfası açmış oldu.
Basına göz gezdiriyorum!
“Zalim Sırp, suçsuz Boşnak!” metaforu alabildiğine kullanılmış. Kim bilir kaçıncı kez! Üstelik yandaş, candaş ya da karşıt ayrımı olmaksızın söz birliği edilmiş gibi!
Tek kutuplu haydutluk dünyasında Yugoslavya’ya parçalamak isteyenlerin ve bunu başaranların aradan geçen yıllardan sonra işlerini başarıyla yaptıklarının kanıtıdır bu metafor. Hiç belli olmaz! Bu metafor bunca yıldan sonra bir kez daha gerekebilir.
Sırp-Boşnak, Ortodoks-Katolik, Müslüman-Hıristiyan çatışmaları dünyanın hemen her köşesinde emperyalizmin önde gelen aygıtıdır. Korkarım ki algısız ve bilinçsiz dünyada ayrıştırma aygıtı olmayı uzun yıllar boyunca sürdürecektir.
İnsanı okurken duygulandıran, gözyaşlarını tutmaya zorlayan gazete haberlerinde ve acı öykülerde Yugoslavya’yı dümdüz edip, ortadan kaldıran emperyalizmden iz bulmak neredeyse olanaksız.

tekke

Fotoğraf 201 yazındaki Makedonya gezimiz sırasında Kalkandelen’de vaktiyle Bektaşi mekânı olan Harabati Baba Tekkesi’nde çekildi. Yugoslavya’yıkan Amerikan emperyalizmi bayrağını bu tekkeye çekebilmişti. Hem de bu tekkeyi sahiplenen yobazların korumasında ve gözetiminde.

Bundan sonra yazacaklarım pek çok kişiye aykırı gelecektir.
Pek çok okurun öfkesini çekecektir.
Gerçeği arayıp bulma tutkusu adına göğüs gereceğim bu ve benzeri tepkilere!
Beş yıl kadar önceki eski Yugoslavya ülkeleri gezimizde bugünkü görüşlerime kaynaklık eden düşüncelerim bulanıklaşmak yerine netleşti, kesinleşti.
Bugün basın başta olmak üzere pek çok kaynağın olmazsa olmaz metaforuna dönüşen “Zalim Sırp, suçsuz Boşnak!” söyleminin tersi de üretilebilirdi.
O günün koşullarında sahneye konan emperyalist kaynaklı tiyatroda rol dağılımı böyle olmak zorundaydı. Nüfus yapısı ve yerleşim biraz daha farklı olsa emin olun “Zalim Boşnak, suçsuz Sırp!” söyleminin uydurulması söz konusu olabilirdi. O tarihte Sırp da, Boşnak da, Hırvat da, Sloven de ve Makedon da emperyalist yıkım ekibinin değersiz figüranlarından başka bir şey değillerdi.
Yirmi ikinci yıldönümünde Serebrenica’daki kan gölünde yaşamları kararan insan kardeşlerimizin anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.
Ancak, yukarıda sıkça yinelediğim “Zalim Sırp, suçsuz Boşnak!” tekerlemesini yineledikçe Serebrenica kurbanlarını anmış mı oluyoruz? Yoksa anılarına saygısızlık mı yapmış oluyoruz?
O günlerde anlaşılamadığını düşünelim bu büyük kurgunun!
Bunca zaman sonra anlaşılamaması insan aklıyla açıklanabilecek bir durum mudur?

Yayınlayan

cumhuriyetciyorum

Cumhuriyet savunucusu bir yurttaş...

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s