VERİTAS : HARVARD VE MIT

Sözcük anlamı “gerçek” demek yazının başlığını oluşturan Latince sözcüğün.Biraz uzatılacak olursa “gerçek her neredeyse, ara bul” anlamı da çıkartılabilir. Boston’daki dünyaca ünlü Harvard Üniversitesi’nin savsözü (motto) olarak kullanılıyor.Gerçeği her neredeyse arayıp, bulmak her şekilde bir üniversiteye, gerçek bir üniversiteye yaraşan eylem.

TFGVLW5S
Boston’a kadar gitmişken; zaman kısıtlı olsa da yarım günümüzü kenti doğu-batı ekseninde ikiye bölen Charles Irmağı kuzeyine ayırdık. Hem Harvard ana yerleşkesi hem de MIT (Massachussets Institute of Technology) neredeyse komşu gibi yerleşmişler Cambridge bölgesine. Zaman kısıtı olmayanlar için özellikle MIT kent merkezine yürüme uzaklığında denebilir. Bir yandan spor yaparken diğer yandan da eşsiz manzara eşliğinde çevre daha iyi tanınabilir. O kadar da değil! Böylesi zahmete katlanamam derseniz metronun kırmızı hattının Alewife yönüne gidenine bindiğinizde ırmağı geçtikten sonraki üçüncü istasyonda inerseniz kendinizi Harvard Meydanı’nda bulursunuz.

Kent merkezinin gürültü ve karmaşasından uzakta ama kent merkezine de bir o kadar yakındasınızdır. Bizde olduğu gibi görkemli bir nizamiye girişi ararsa gözleriniz yanılırsınız. Çoğunlukla kırmızı tuğladan yapılma eski yapıların arasına serpişmiş neoklasik görünümlü çok daha dikkat çekici olanların yanı sıra bir kilise bile görürsünüz Harvard yerleşkesinde. Pek çok kapısından birisi yoluyla yerleşkeye adım atabilirsiniz.

Üstelik, girişte ne turnike, ne üst araması ne de kimsin, nesin sorularıyla karşılaşmadan!
Girişin hemen yakınında üniversiteye adını veren John Harvard’ın oturan bronz heykelini mutlaka görmeli ve görüntülemelisiniz. İnsanoğlu her hangi bir alanda olduğu gibi burada da aşırılığa kaptırmış kendisini. İdolleştirme ve göklere çıkarma davranışları karşısında şaşkınlığa düşmemelisiniz. Harvard heykelinin her iki ayağı elini sürüp öpenler sayesinde pırıl pırıldır.

Kalabalık anlarda heykelle fotoğraf çekimi için bir süre sıra beklemek gerektiğini de eklemekte yarar var. Heykelle ilgili üç yanlışı da düzeltmekte yarar var. Heykelin altındaki kurucu ve 1638 tarihleri yanlıştır. Üniversite Harvard tarafından değil Massachussets Körfez Kolonisi tarafından kurulmuştur. Kuruluş tarihi 1638 değil 1636’dır. Ayrıca, heykelde betimlenen kişi John Harvard değildir. Heykelin yapıldığı 1884’te Harvard’a ait tek görsel belge 1764 yangınında yok olmuştur. Heykelin yapımına esin kaynağı olan görsel Harvard’a değil Sherman Hoar’a aitti.
John Harvard üniversitenin ilk bağışçısıdır. Bu nedenle de geçmişi 400 yıla varan bu kurum onun adıyla yaşamakta ve onun adını yaşatmaktadır. Kuruluş tarihi Püritanların bölgeye ayak basışından 16 yıl sonra 1636 olarak geçmiş kayıtlara. Tam da burada o tarihlerde coğrafyamızda neler olmaktaydı, hükümdar kimdi sorusu belirdi belleğimde. Harvard kurulurken Osmanlı Takiyüddin’in gözlemevini yerle bir edip, akılla tanışmak yerine akılla savaşma kararlılığını sergileyeli yarım yüzyıla yakın zaman olmuştu. İmparatorluğun başında IV. Murat vardı. Revan Seferi’ne hazırlanırken; İstanbul’daki yangınları gerekçe göstererek tütün kullanımını yasaklamış, insanları bir araya getiren sosyal ortamları denetim altına almıştı.
John Harvard’ın ilk bağışçı olduğunu söylemiştik. Bağışladıkları arasında 400 ciltlik kitap koleksiyonu ve parasal tutarı 779 paunda varan taşınmaz varlığının yarısı vardı. İlk bağışçı oluşu üniversitenin adının Harvard olmasındaki önemli etken oldu.
Harvard, Meksika’daki İspanyol üniversitesi ile Kanada Quebec’teki Fransız üniversitesinden sonra anakaranın üçüncü üniversitesi olma unvanına da sahiptir.
Amerikan Başkanları John Adams, John Quincy Adams, Rutherford Hayes, Theodore Roosvelt, Franklin Delano Roosvelt, John Fitzgerald Kennedy, George W. Bush ve Barack Obama Harvard mezunudur. Bu örnekler gereğince Harvard’a başkan yetiştiren kurum unvanı verilmesi yanlış olmayacaktır.
Bugüne dek Harvard kökenlilerin kazandığı Nobel Ödülü sayısı 48’dir.
Harvard kuruluşundan bu yana paralı bir öğretim kurumu olmuş. Parasal ekonominin şimdiki gibi yaygınlaşmadığı XVII. yüzyılda öğrencilerin tarımsal ve hayvansal ürünlerle bile ödedikleri olmuş okul bedelini. 1825’te yıllık ücretin 20 dolardan 25’e çıkartılması yerleşkede çatışma ve gösterilere neden olmuş. Harvard var olduğundan bu yana ödeme gücü olmayanlara yardım edilmesi için düzenekler oluşturmuş.
Harvard kurulduğu çağda her ne kadar Rönesans başlamışsa da dinsel otorite etkinliği sürmekteydi. Dolayısı ile Harvard’ın başlangıçtaki durumu günümüz laik yaklaşımından oldukça uzaktaydı. Üniversite Başkanı olanlar aynı zamanda din adamı kimliği taşımaktaydılar ve dinsel etkinliklerini üniversitedeki görevlerinin yanı sıra sürdürmekteydiler.
Harvard, laikleşme konusunda da bir ilki başarmış kendi bölgesinde ve 1708’de ilk kez din adamı kökenli olmayan bir başkan göreve gelmiş. Bu olayla birlikte Harvard’ın başlangıçtaki savsözü olan “İsa ve Kilise için Gerçek!” laikleşmeyle birlikte “VERİTAS”a dönüşmüştür.
Harvard yerleşkenin bulunduğu bölgeyi de etkisi altına almıştır. Öğrenci ve akademisyen yoğunluğunun arttığı bölgede yerleşke dışında da üniversitenin izleri belirginleşmiştir zamanla.
Zaman kıtlığı yoksa bir tam gününüzü burada geçirmeniz işten bile değil. Yalnızca yerleşkenin derinliklerinde yer alan müzeler ziyaret edilecek olsa bile bir günü burada geçirmeniz için yeterli gerekçe oluşmuş olur.
Kitabevleri, hediyelikçiler ve başkaca dükkânlar Harvard etkisiyle var olmuş ve ayakta kalabilmeyi sürdürmektedir.

 

indir

 

urfadan-harvarda

Harvard’la ilgili Türkçe kaynak arayanlara yardımcı olabilecek bir kitap. Yararlı olacağı muhakkak!

Harvard’a ayırdığımız sürenin sonuna gelince metroyla geri dönerken ikinci durakta inip MIT’ye de uğramalı diyoruz. MIT Müzesi’ni görmek için bir durak sonra Central’de inmek gerekirken; MIT yerleşkesi için Kendall durağında iniyoruz. Metrodan çıkar çıkmaz MIT yerleşkesinın yanı başında olduğumuzu anlıyoruz. Burada ilginç olan adet yerini bulsun diye bir kapı olsun yapılmamış olması.

MIT
Modern sanat yapıtlarının serpiştirildiği yerleşke yaz dinlencesi nedeniyle olmalı son derece ıssız ve sessiz göründü gözümüze.


MIT’nin kuruluşuna ilişkin düşünce bir yer bilimci ve eğitimci olan William Barton Rogers’ındır. POLİTEKNİK türünde bir eğitim kurumu kurulması ilk olarak 1846’da akla gelmiş olsa da kuruluşu MIT adıyla 1861’de tamamlanmıştır. Bu türden etkinliklerini önceleri Virginia’da başlatan Rogers’ın zaman içinde Boston’un aldığı dış göçle artan kentleşmesi, entelektüel çevrelerinin güçlülüğü ve kölelik karşıtı hareketlerin merkezine dönüşmesi Boston’u seçmesi sonucunu doğurur. Bunun üzerinden çok geçmeksizin de Boston “Amerika’nın Atinası” ve “Evrenin Merkezi” olarak anılmaya başlar.

images

MIT Kurucusu : Wiliam Barton Rogers (1804-1882)

MIT 1861’de kurulduğunda Amerikan İç Savaşı’nın da başladığını anımsamakta yarar var. Bu ortamda ilk öğrencinin kaydı için 1865’in beklenmesi gerekmiştir.
İlk kız öğrenci 1873’te mezun olurken; aynı yıl bir Kanadalı’nın kayıt olmasıyla MIT uluslararasına açılmış.
Aleksander Graham Bell buluşu olan telefonu ilk kez 1876’da MIT’de denemiş.
1883’te MIT ilk Çinli öğrencileriyle tanışmış.
1887’de ise Thomas Edison elektrik mühendisliği eğitiminde kullanılması amacıyla ampul ve dinamo armağan etmiş MIT’ye.
1892 yılı MIT için önemli bir dönüm noktası olmuş. İlk siyahi öğrenci okula kayıt olmuş.
Yüzyıl tamamlanmadan 1899’da ilk Teknoloji Gösterisi gerçekleştirilmiş.
1909’da Havacılık Kulübü kurulmuş.
Titanik Davası’nda MIT bilirkişi olarak görevlendirilmiş.
1927’de ilk analog bilgisayar İntegraf adıyla üretilmiş.
1938’de Wright Kardeşler’in adını taşıyan Rüzgâr Tüneli hizmete girmiş.
İlk sayısal bilgisayar olan Whirlwind I kullanıma alınmış.
1956’da Fizik dalında William Shockley’in buluşuyla almaya yaraşır bulunduğu Nobel’le birlikte MIT Nobel aboneliğini başlatmış.
1958’de ilk nükleer reaktör olan MITR I çalıştırılmaya başlanmış.
Kadim felsefe ve Cesur yeni Dünya gibi kitapların yazarı olan Aldoux Huxley 1960’ta MIT’de ders vermeye başlamış.
1961’de NASA’yla Ay programına ilişkin sözleşme imzalanmış.
İlk uydu televizyonu iletimi 1962’de MIT’de başarılmış.
1969’da aya ayak basan ikinci insan olan Buzz Aldrin MIT kökeniyle kuruma büyük onur kazandırmış. Aya ilk ayak basan Neil Armstrong’un “İnsan için Küçük, İnsanlık için Büyük Adım” sözleri insanlığın belleğine işlenmiş.
1970’lerden başlayarak Nobel ödüllerinin biri diğerini kovalamış.
1992’de Mikroelektronik Laboratuvarı’nın etkinleştirilmesi bilişim çağına önemli katkıda bulunmuş.
1996’da İnsan Gen Haritası’nın çıkartılmasında önemli adım atılmış.
1997’de MIT kökenli Kofi Annan BM Genele Sekreteri olmuş. İzleyen yıllarda Nobel Barış Ödülü verilecektir.
Sayabildiğim kadarı ile MIT’nin aldığı Nobel ödülü sayısı üç basamaklı olmaya yaklaşmış durumdadır. Bugüne değin MIT ya da MIT kökenliler 87 Nobel ödülü kazanmışlar.
Boston’da bulunan eğitim kurumları kuşkusuz Harvard ve MIT’den oluşmuyor. Dorukta olan bu iki kurumun yanı sıra çok daha fazlası kentin çeşitli bölgelerine dağılmış olarak Boston’un bilgi ve bilim kenti özelliğini perçinliyorlar.

Yayınlayan

cumhuriyetciyorum

Cumhuriyet savunucusu bir yurttaş...

One thought on “VERİTAS : HARVARD VE MIT”

  1. Değerli Ceyhun Balcı
    Paylaşmakta olduğunuz akıl fikir yazılarının dışında modern gezgin Evliya Çelebi olarak gezi inotlarınızı o denli bilgilendirici ve öğretici olarak paylaşıyorsunuz ki gidemeyenleri de yanınızda birlikte gezdiriyorsunuz.

    Teşekürlerimle kaleminize dahi ayaklarınıza sağlık

    Naci kaptan

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s