EFSANE NORVEÇLİ : THOR HEYERDAHL

“Cennete bilet alınamaz! Onu kendi içinizde bulmalısınız!”

Thor Heyerdahl

Viking Müzesi’nden sonraki durağımız Kon Tiki Müzesi oldu. Kon Tiki bir bakıma Thor Heyerdahl demek. Kısıtlı zaman aralığına sığdırılması gereken müze ziyaretlerindeki ikinci seçimin de kendince bir gerekçesi vardı. Denizci bir halkın evladı olan Thor Heyerdahl’in denizlerde estirdiği fırtınalara ilişkin bilgilenmek çekici geldi diyelim.

Bu arada müzeyi kapılarını açtığı 1950’den bu yana 20 milyon kişinin gezdiği bilgisini paylaşırsak seçimimizin yerindeliği anlaşılmış olur.

Norveç’e bakış yazısında kısaca değinmiştik Kon Tiki yolculuğu ve Thor Heyerdahl’e. Peru kıyılarından başlattığı Fransız Polonezyası’na uzanan sal yolculuğunu anlatan kitabının 70 dile çevrilmiş olduğundan ve milyonlarca baskı yaptığından söz etmiştik.

51pXl07LXNL._AC_UL320_SR236,320_

Kon Tiki yolculuğu Thor Heyerdahl’in en bilinen seferi olmakla birlikte başka önemli yolculukları olduğundan da söz etmemiz gerekir.

fatuhiva

Her ne kadar denizcilik etkinliği olsa da sıradan olgular olarak algılanmamalıdır bu yolculuklar. Her birisinin misyonu ve bir takım savları kanıtlamak gibi bir amacı vardır. Dolayısı ile bu yolculuklar amaçlarından arındırılmış birer serüven olarak görülmemelidir.

 

Peru kıyılarından başlayan Kon Tiki yolculuğunun amacı Pasifik’teki insan yerleşimlerinin Güney Amerika kaynaklı olduğunu kanıtlamaktır. Heyerdahl bu yolculuğa 1947 yılında Peru kıyılarından başlamadan önce Ekvator’dan balsa tomrukları edindi. Basit bir sal inşa ettikten sonra yola çıktı.

Heyerdahl’in yolculuklarında kullandığı teknelere çekilen bayraklar yol arkadaşlarının milliyetleri ya da projeye katkı veren ülkelerle ilgilidir.

Yanında 5 kişi daha vardı. Yanına temel yaşam gereçlerinden başka uygarlık kaynaklı olarak aldığı tek şey bir radyo vericisiydi. Besinleri yolculuk boyunca denizen sağladıkları su ürünleri oldu. Pasifik’teki akıntıyı da arkasına alarak 101 günde Fransız Polonezyası’na ulaştı.

Bu yolculuk aynı zamanda filme de alındı. 1951’de yolculuktan 3 yıl sonra “En İyi Belgesel” dalında Oskar’a yaraşır bulundu.

s-l225

1950-55 yıllarında Paskalya Adaları’ndaki ilk profesyonel arkeolojik kazıları yönetti.

s-l225 (1)

1969 ve 1970’de sazdan yapılma tekneler olan RA I ve RA II ile Atalantik’i geçme girişiminde bulundu. RA II ile bunu da başardı ve böylelikle Avrupa’dan Amerika’ya yolculuğun Kolomb’dan 500 yıl önce yapıldığı savına sağlam bir güncel dayanak yarattı. Bu yolculuklarında okyanus ve çevre kirliliğine de dikkat çekti. Birleşmiş Milletler’e verdiği rapor sonrasında tankerlerin atık yağlarını okyanusa bırakmaları yasaklandı.

1977-78’de sazdan teknesi TİGRİS’le Mezopotamya, Mısır ve İndus Vadisi uygarlıklarının biri birleriyle bağlantısı olma olasılığını kanıtlama amacıyla Irak’tan yola çıktı. Basra Körfezi’nden Arap Yarımadası açıklarına çıktı. Bölge ülkeleri arasındaki silahlı çatışmalar tehlikeyi artırınca Kızıldeniz’e girmeden önce yolculuğu Cibuti’de bitirme kararı aldı. Dünya barışının gerekliliğine dikkat çekmek için de teknesi Tigris’i ateşe vererek bu serüvenini bir protesto ile tamamlamış oldu. Tamamlayamamış olsa da bu üç uygarlık arasında deniz yoluyla bir temas olduğunu kanıtlamıştı.

Yayınlayan

cumhuriyetciyorum

Cumhuriyet savunucusu bir yurttaş...

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s