MERT’LE SON GÖRÜŞME…

Bir dostunuzla, sevdiğinizle her hangi bir görüşmeniz son görüşme olabilir. Hoşunuza gitmese de adına yaşam dediğimiz kimi zaman çok tatlı ve kimi zaman da acımasız olan çarkın gerçeği bu!
Sonunu yaşadığımız haftanın ilk günündeki görüşmemizin Mert’le son söyleşi, son görüşme olacağını aklımın ucundan geçirmemiştim.
Mert ÖZBAKKALOĞLU göreceli olarak geç tanıdığım, geç dost olduğum meslektaşımdı. Neden daha önce değil de bu kadar geç dedirtecek türden bir dostluk ve sıcaklık oluşmuştu aramızda!
Herkese, her yere her koşulda koşan, yardımını esirgemeyen bir kişilikti.
Generalin çok olduğu yerde nefer; generale gerek olan yerde çok istekli ve gönüllü olmasa da general olmaktan kaçınmadı! İmeceye katılmak, birlikte olmak onun anahtar sözcüğüydü!
Gel denmese de durumdan vazife çıkartıp göreve koşandı!
İzmir Tabip Odası’nda bizlerin seçilmiş olduğu son yönetim döneminde oluşan görüntüye bakıp göreve koşması doğası gereğiydi.
İzmir Tabip Odası’nın son döneminin geçtiğimiz yılına katkıları özellikle paha biçilmezdir. Gönüllülüğünü yönetim kararıyla pekiştirdikten sonra ortaya koyduğu katkıya şapka çıkartmak yeterli olmaz! Her gün odaya uğrayışı, uğramakla yetinmeyip en önemsiz görünen ayrıntıyla ilgilenişi odanın işleyişine ilişkin gündelik gereklilikleri bizlerin onayına hazır duruma getirişi, 8. yönetim kurulu üyesi gibi çalışması nasıl tanımlanabilir bilemiyorum!
Ülkemizde alışık olmadığımız bir işbirliği ve dayanışma anlayışına sahipti adı gibi Mert arkadaşımız!
24 Temmuz Pazartesi günkü son görüşmemiz hal, hatır sormanın ötesine geçti!
Norveç gezimizde rastladığımız bir heykelin elindeki tıp sembolünden başlayan söyleşi Merkür’e, Hermes’e uzandı.

“Tıp sembolünü yanlış biliyormuşuz, bizim tıp sembolü bildiğimiz Merkür’ün asasıymış!”

“Merkür de ticaret tanrısı olduğuna göre tıp yurdu Anadolu’da tıp sembolü diye ticaret sembolünü kullanıyormuşuz yollu sözlerime her zamanki gülümsemesiyle karşılık verdi!”

Gözlerimin önünden gitmeyen sahnedir…

Kaynak paylaşımım sonrası savımı onaylayan sözleriyle sonlandı son görüşmemiz…
İyi dileklerle ayrıldık…
Son görüşmemiz olduğunu nereden bilebilirdim ki?
Çok ama çok üzgünüm…

Acımız büyük…

Dr Mert ÖZBAKKALOĞLU çok iyi bir eş, kuşkusuz mükemmel bir baba, kendisinden esirgediği ilgiyi hastalarına alabildiğine gösteren çok iyi bir hekimdi!

İzmir Tabip Odası ve çok önemsediği İç Hastalıkları Derneği’nin kolu kanadı, her şeyiydi!
Tüm bunların ötesinde üzerinde yaşadığı ve sevdasını her fırsatta dışavurmaktan kaçınmadığı Türkiye’nin çok değerli evladıydı!

Mert’in yokluğu Türkiye’nin kaybıdır!

Bu satırlar ülkemizde insan niteliğinin yerlerde süründüğü bu dönemde pek az kişi için yazılabilir.

Yokluğu ne denli şanssızlıksa bu satırları yazma fırsatı bizlerin şansı olmuştur…

Yaşamı boyunca yüksekte tuttuğu bayrağı ona yaraşır şekilde taşımak olmazsa olmazımız olacaktır…

Anısına saygıyla…

Unutmayacağız…

Slayt2Ceyhun BALCI, 29 Temmuz 2017

Yayınlayan

cumhuriyetciyorum

Cumhuriyet savunucusu bir yurttaş...

“MERT’LE SON GÖRÜŞME…” için bir yorum

  1. Ne güzel dile getirmişsin duygularını , benimde Mert ile ilgili unutamadığım söyleşilerimizden biri de şöyledi ; bizler “Türkiye Cumhuriyetinin Lale Devrini yaşıyoruz , bizim çocuklarımız çok zorlanacaklar ” demişti. Hiç aklımdan çıkmaz bu sözleri …Esin Parikh

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s