YÜZÜNCÜ YILINDA EKİM DEVRİMİ

 

Dünya tarihinin önemli olaylarından birisi 100. Yaşını doldurmaya hazırlanıyor. Her ne kadar, yerinde yeller esse de Lenin önderliğindeki Ekim Devrimi bugün de anılmayı ve hiç olmazsa saygı duyulmayı hak ediyor.

Ekim Devrimi, Kemalist Devrim’den ayrı düşünülemez. Hatta, her ikisinin bir elmanın yarıları olduğu da kolaylıkla söylenebilir. Yeryüzünde biri diğerini bu denli var etmiş, desteklemiş bir başka ikili daha göstermek kolay olmasa gerektir!

Ekim Devrimi, Osmanlı’nın son döneminde imparatorluğu ayakta tutmaya yetmese de; Mustafa Kemal’in kuracağı Cumhuriyet’e vatan olacak toprakların savunulması çabalarının ürünüdür. Çanakkale Destanı olmasaydı Ekim Devrimi yaşama geçemeyebilirdi. Çar Rusyası’na yardım ulaşamaması Lenin’in işini kolaylaştıracak ve Ekim Devrimi’ne giden yoldaki taşlar temizlenmiş olacaktır. Tam da burada Ekim Devrimi’nin Türklere borçlandığı söylenebilir. Tarihi boyunca Türklerle çatışan, Türklere rağmen ayakta kalan ve imparatorluğa dönüşen Rusya ezeli karşıtı Türklerin hayat öpücüğüyle insanlık tarihine yeni bir sayfa eklemiştir.

mustafa kemal-lenin

Çok değil, bir kaç yıl sonra Sovyet Rusya Türklere olan borcunu ödeme fırsatı bulacaktır.

Bu kez, Milli Mücadele veren Mustafa Kemal önderliğindeki Türkler Lenin’in sağladığı güvenceyle verilen silah ve para yardımıyla yaşama tutunacak ve son Türk devletini kuracaklardır.

Böylelikle Türkler tutsaklıktan kurtulup yepyeni bir kanla tarih sahnesine çıkarlarken; genç Sovyet Rusya’nın komşuluğunda Lenin’in devletine güvenlik sağlamıştır.

Bu dayanışma Türkiye Cumhuriyeti’nin Sovyet Rusya’nın ilkelerini benimsemesini gerektirmemiştir. Antiemperyalizm ve bağımsızlık gibi iki önemli ortak payda tarihsel değer taşıyan bu dayanışma ve yardımlaşmayı ayakta tutmaya yetmiştir.

Hiç kuşkusuz bu dayanışmanın ardındaki iki önemli ad Mustafa Kemal ve Lenin olmuştur. İki büyük önderin güvenilirlikleri, ilkelilikleri ve elbette bunlara eklenen kararlılıkları Batı Asya’daki antiemperyalist ve bağımsızlıkçı gelişmeleri ayakta tutmuş ve sağlamlaştırmıştır. Kurulduktan kısa süre sonra kalkınma yoluna giren Sovyet Rusya’nın Cumhuriyet kurulduktan sonraki kalkınma çabalarına koyduğu teknolojik katkı da unutulmayacak denli önemlidir.

Lenin ve Mustafa Kemal o kadar güvenilir ve sözleri senet kimselerdir ki; bu yaşamsal antlaşma için sözleri yeterli olmuştur.

Bu karşılıklı güven o günlerde kalmamış olmalı ki; Sovyet Voroşilov ve Frunze’yi Taksim Anıtı’nda Atatürk’ün yanı başında boy gösterirken; Mustafa Kemal bugün Rusya’nın ders kitaplarındaki varlığını korumaktadır.

EKİM DEVRİMİ’ni 100. yılında selamlamak bizlerin vazgeçilmez görevidir…

Türkiye Avrasya’ya sırtını değil yüzünü dönmelidir!

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ve LENİN’in yüce anılarına saygıyla…

Yayınlayan

cumhuriyetciyorum

Cumhuriyet savunucusu bir yurttaş...

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s