MİKİS THEODORAKİS

MİKİS
Doksan üç yaşında kült film müzikleriyle tanınan Yunan müzisyen. Müzisyenliğine eklenen politik duruşu da bir o kadar önemlidir. Komünistliği Stalinistlikle açıklanacak denli koyudur. Bu özelliği ödünsüz olmasını gerektirmemiştir. Bunların hiç birisi yurtsever olmasının, Yunan çıkarlarını gözetmesinin önünde engel değildir. Doksanlı yıllarda Yunan sağı ile solunu uzlaştırma çabaları kapsamında Yeni Demokrasi Partisi listesinden bağımsız milletvekili olmayı düşünecek kadar gözü karadır.

Geçtiğimiz hafta sonunda Atina’da “Makedonya Yunan’dır!” temalı bir büyük gösteri yapıldı. Yugoslavya’nın parçalanmasıyla bağımsızlığını duyuran Makedonya’nın bu adla anılmasından rahatsızdır Yunanlar. Bunun Büyük İskender’e dayanan tarihsel gerekçeleri vardır.

Bu noktada Yunan haklıdır, Makedon haksızdır gibi kısır bir tartışmaya girecek değilim!
Buradaki derdim Yunan örneğinden yola çıkarak siyasi yelpazenin her neresinde yer alırsa alsın tüm eğilimlerin “ulusal” paydada buluşabileceğine vurgu yapmaktır.

Atina’daki gösteriye dönersek; bu gösteriye asırlık çınar Theodorakis Yunan Nazi partisi olarak tanımlanan Altın Şafak’ın varlığında katılmaktan çekinmemiş. Orada Altın Şafak’la aynı alanda bulunmak Theodorakis’i Nazi/faşist konumuna düşürmedi elbette. Kuşkusuz birilerinin köşeli eleştirilerini göze aldı. Hem de bu yaşında!

Bizim solumuz ise başlangıçta dört dörtlük “ulusal” eğilime sahip olsa da; Deniz Gezmiş sonrasında enternasyonalizm kisvesi ardında kendi ülkesine düşman ve dolayısı ile kendi halkından kopmuş bir yörüngeye girdi, sokuldu.
Kıbrıs dendiğinde sağıyla, soluyla birleşen Yunan siyaseti karşısında bizim solcular “ver kurtul” demeye varan bir aymazlığa sürüklenebildiler. Benzer tutum bozukluğu emperyalist yalan olduğu mahkeme kararlarıyla da onaylanmış olan Ermeni Soykırımı savları karşısında da sergilendi ve inatla sergilenmeye devam ediyor. Çok değil birkaç yıl önce liberal tayfanın yanı başında saf tutmakta sakınca görmeyen adı büyük kendisi cüce kimi solcularımızın soykırım iddiacısı emperyalizme rahmet okutacak derecede bir şaşırtıcı duruş sergilemiş olduklarını unutmuş olamayız.

Günümüze gelirsek!

Acemi solumuzun Türkiye’nin teröre ve emperyalizme karşı mücadelesinin parçası olan Afrin Harekâtı’na karşı çıkmak uğruna barışı kalkan olarak kullandığına ibretle tanıklık ediyoruz. Kırk bin dolayında insanımızın ölümünden sorumlu, milyarlarca doların yanı sıra paha biçilmez çaba ve emek harcanmasına neden olan ayrılıkçı teröre karşı kılını kıpırdatmayanların solculuk taslamadan önce Mikis Theodorakis’in duruşunu adam akıllı irdelemelerinde ve özümsemelerinde yarar var!

Hem enternasyonalist hem de yurtsever olunabilir!

Solculuk antiemperyalizm düzlemine taşınmadıkça güdük, etkisiz ve sözde kalmaya mahkûmdur!

Yayınlayan

cumhuriyetciyorum

Cumhuriyet savunucusu bir yurttaş...

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s