TTB VE TBB : İKİ AYKIRI KURULUŞ

 

cumhurbaskani_erdogandan_talimat_ttb_ve_tbbden_turk_kelimesi_cikariliyor_h109668_e3a64

 

Cumhurbaşkanı’nın adlarındaki “Türk” ve “Türkiye” nitelemeleri çıkartılacak diyerek deyim yerindeyse kendince ferman yayınlamasından bu yana gündeme yerleşen iki meslek kuruluşu oldu TTB (Türk Tabipleri Birliği) ve TBB (Türkiye Barolar Birliği).

TTB’nin Afrin Harekâtı’na karşı duran bildirisiyle kendisini gösteren süreçte görüşlerin dile getirilmesinin önüne geçilerek işin bir ceza davası aracılığıyla Adliye’ye düşürülmesi genel olarak kabul görmeyen bir gelişme oldu.

Hem baroların hem de hekim örgütü olarak tabip odalarının varlığı farklı adlar altında olsa da Cumhuriyet öncesine dayanır.

Her ikisi de Cumhuriyet’in kuruluşuna ortam hazırlayan Osmanlı modernleşmesi döneminin ürünleridir. Her ikisi de Türk ve Türkiye nitelemelerini sonuna dek hak eden kurumlardır. Tarihçeye girmek bu yazının konusu ve amacı dışındadır.

Her ne kadar her ikisinin tarihçesi hiç bir ikileme gerek bırakmayacak denli Türk ve Türkiye olsa da söylemlere yansıyan ve toplumun belleğinde imge yaratan durum her iki kurumun güncel davranışlarıyla yakından ilintilidir.

Türkiye Barolar Birliği 24 Şubat’ta Ankara’da görkemli bir buluşmayla adının önündeki Türkiye nitelemesinin silinmesi karşısında güçlü bir duruş sergiledi.

Buna karşılık Türk Tabipleri Birliği Türk sözcüğünün silinmesi doğrultusundaki Cumhurbaşkanı sözlerinin hemen ardından adet yerini bulsun dtüründen bir açıklamayla yetindi. Ne tarihe göndermede bulundu ne de bu işlemin gerçekleştirilmesine izin verilmeyeceğinden. Bu utangaç ve ikircikli tutumun ardındaki neden TTB’nin son çeyrek yüzyılda sergilediği ayrılıkçı ve bölücü tutumdur. Her ne kadar bu tutum insan hakları ve demokrasi soslarına bulansa da hekim meslek örgütünün etnikçi siyasetin arka bahçesine dönüştürülmüş olması Türk adının silinmesi karşısındaki duyarsızlığın ve edilgenliğin gerçek nedeniydi. Bu tutum ve siyaset belirginleştikçe hekim örgütü TTB, kitlesinden ve dolayısı ile bir parçası olduğu toplumdan kopuşa denk düşen bir savruluş içinde oldu. Bu durum, TTB’ye egemen olan anlayışın iktidarını sağlamlaştırsa da, işlevinden uzaklaşması ve buna bağlı olarak da etkisizleşmesi anlamına geldi. Başta üyeleri olmak üzere kimselerin ciddiye almadığı, varlığıyla yokluğu arasında fark kalmayan TTB her geçen yıl bir tabela örgütüne dönüştü. Hekimlerin özlük haklarına ve halkın sağlık sorunlarına çözüm üretmekten çok arka bahçe olmanın diyetini ödeyen TTB yanında duracak örgüt bulmakta zorlanırken geniş toplum kesimlerinin desteğini yitirmesinin üzerinden de epeyce zaman geçti.

Ankara’daki Barolar buluşmasında ise yığınsal avukat katılımına eklenen pek çok kesimden toplumsal katılım baroların adlarının önündeki TÜRKİYE’den kopartılamayacaklarının güvencesi olarak kendisini göstermiş oldu.

TTB ve TBB’nin ortaya koydukları görünüm eşzamanlı iki ayrı uçtan örnekler olarak DOĞRU ile YANLIŞ’ı, İYİ ile KÖTÜ’yü göstermeleri bakımından da son derece değerlidir.

Toplumunun dışında kalan, bir parçası olduğu milletin değerlerinden koparak fırtınalı sulara sürüklenen TTB’ye karşı içinden çıktığı toplumla sıkı bağlarını koruyan; gerçekten de milli olan TBB’nin sergiledikleri manzara ülkemiz insanlarına verdiği değerli dersle de ayrıcalıklı bir durum olarak belleklerdeki yerini almış olmaktadır.

Meslek örgütlerinin bulundukları ülkenin varlık nedenleriyle bağdaşmayan bir siyas duruş göstermesi ve bununla da yetinmeyerek iddialı politik çıkışlar sergileme alışkanlığına tutulması kendi varlık nedenlerinin sorgulanmasını kaçınılmaz kılmaktadır.

Tam da burada projektörleri zalim iktidara çevirmek haksız olmasa da kolaycı bir yaklaşımdır.

Bu noktada görev bu savrukluktan olumsuz etkilenen hekimlere düşmektedir. Anayasaya dayanan, özel yasayla kurulmuş ve alternatifi olmayan meslek örgütüne sahip çıkmakla başlanmalıdır işe. Türkiye’deki hekimlerin olsa olsa % 20’sinin tercihiyle görevde olanların görevden uzaklaştırılmasını adliyeye bırakmak yerine demokrasiyle sağlamak hem daha sağlıklı hem de Tıbbiyeli tarihine yaraşan bir davranış olacaktır.

Yayınlayan

cumhuriyetciyorum

Cumhuriyet savunucusu bir yurttaş...

One thought on “TTB VE TBB : İKİ AYKIRI KURULUŞ”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s