HDP AŞKI

Depreşen HDP aşkı bir seçim klasiğine dönüştü. Yine, yeniden HDP aşkıyla sarmalandık. Kimisi utangaç ve üstü kapalı yolları seçerken kimileri de aritmetiğin dayanılmaz hafifliğinden aldıkları güçle iki kere iki dört eder diyerek HDP’ye oy vermenin kaçınılmazlığına vurgu yapıyor.
Kökü çok daha eskilere dayansa da kamuoyunun bölücü terör derdiyle tanışması 1984’tekü Eruh Baskını’yla olmuştur. İzleyen yıllarda inişli çıkışlı grafik sergilese de bölücü hareket varlığını sürdürme konusunda başarılı olmuştur. Bu başarıda Türkiye’yi yönetenlerin korkaklıkları ve hatalarının payını da göz ardı etmemek gerekir.
AKP iktidarının başlangıcında değil ama ortalarından sonra ve günümüzde AKP’den ve RTE’den (ne pahasına olursa olsun) kurtulma gerekliliği algısı farklı bir siyaset ortamının oluşumuna yol açtı.
Bu ortamda elinden kâğıdı kalemi düşürmeyen kimi çokbilmişler toplama-çıkarma işlemlerine dayanarak boy gösterir oldular. Ülkenin özellikle doğu ve güneydoğusunda yaşayan vatandaşlar koyun, HDP de çoban yerine kondu. Milyonlarca oyun çobanı varsayılan HDP’nin toplumun kimi kesimlerinin gözündeki değeri ve saygınlığı gün geçtikçe artırıldı. Kaba deyişle HDP parlatıldı.
Eruh’ta başlayan PKK terör dalgasının önemli köşe taşlarından Bingöl’de 30’u aşkın sivil ve silahsız askerin kurşuna dizilmesi; keza Erzincan Başbağlar’da bebeden dedeye 30’dan fazla yurttaşımızın öldürülmesi ve hatta yakın yıllarda Ankara’nın göbeğinde patlatılan bombalarla canlarımızın alınışı birkaç çarpıcı örnek olarak zerrece etki bırakmamış görünüyor günümüzde.

HDP akıyla yanıp, tutuşanlar bu haberleri unutmasın!!

 

Özellikle, halkı balık hafızalılıkla ve kıt akıllılıkla suçlamayı adet edinmiş çokbilmişlerimizin bugün varsa yoksa tek işi HDP’yi parlatmak ve geleneksel oy dağarcığı olmayan kesimlerden de oy almasına yardımcılık oldu.
İbretle izliyoruz! HDP aşkına düşenler arasında Cumhuriyetçi ve Kemalist olanlar da var. Bir Cumhuriyetçi ve Kemalist için her şeyin önünde gelmesi gereken vatanın bölünmez bütünlüğü değil midir? Misakı Milli olarak belleklerimize kazınmış olan bu kavram Milli Mücadele’nin de mayası ve biricik dayanağı olmamış mıdır? Cumhuriyet var oldu olalı biri diğerine benzemez eğilimleri bir araya getirmemiş midir varlık nedenimize eşdeğer bu ayrıcalıklı kavram?
HDP barajı aşarsa alacağı 70-80 sandalye AKP’ye gitmeyecekmiş. Bu kutsal gerekçeyle de HDP korunup, kollanmalı ve hatta yetinilmeyip oy verilmeliymiş!
Allah akıl, fikir versin! Aralarında hızlı solcular, liberaller, Cumhuriyetçi Kemalistler var bu görüşte olanların. Seçimler yaklaştıkça HDP’ye kilit rolü yükleyen, HDP’ye oy vermenin erdemleri üzerine döktüren bu zevatın her nedense TBMM’ye terör örgütü uzantısı bir yapının taşınacağından ve böylelikle terörün TBMM’de bir kez daha güçlü bir şekilde temsil edileceğinden kapak kaldırdığı yok.
Okumuş, yazmış ve hatta aydın görünümlü çokbilmişler bir kez daha sahne aldılar. Gerekçeleri de pek kutsal. Ölümü gösterip hastalığa razı edenlere öykünmüşler. Küçük bir hesap hataları var! Hastalığı gösterip ölüme razı etmek gibi bir tuhaf davranış içindeler.
Yazıklar olsun diyorum sorunun parçasını çözüm zannedenlere…
Yazıklar olsun diyorum terörü yüceltenlere…

Yayınlayan

cumhuriyetciyorum

Cumhuriyet savunucusu bir yurttaş...

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s