SAMOS’A BAKIŞ…

Amasyalı Strabon’a göre Samos Fenikece yüksek demek olan Sama’dan türetilmedir. Bunda haklılık payı yok değildir. Batıdaki Kerkis dağı 1450 metre, orta bölgedeki Ampelos dağı 1150 metrelik yüksekliğiyle hatırı sayılır yükseltilerdir.
Samos 477 km2 ‘lik yüzölçümüyle Sakız’ın yarısı büyüklüğünde bir Doğu Ege adasıdır. Nüfusu 40 bini aşkındır.

Samos adasının toplam kıyı uzunluğu 159 kilometre.

SAMOS HARİTA SON

Samos parçası olduğu Yunanistan’ın başkenti Atina’dan 260 kilometre uzaklıktayken Anadolu kıyılarından yalnızca 1300 metre yakınlıktadır. Dile Yarımadası ile Samos’un en doğu ucundaki su yolunun adı Mikale Boğazı’dır.Anadolu kıyılarının en yakın noktasından suya giren iyi bir yüzücü için bu uzaklık sorun olmasa da tekneyle yolculuk bizim tercihimiz olan Seferihisar’dan Karlovasi’ye 2 saat sürdü. Bu seferler TURSEM firmasınca henüz 1 yaşını doldurmuş bir tekneyle gerçekleştirilmekte. Ayrıca, teknenin kaptanından çalışanına herkesin son derece güleryüzlü ve ilgili olduğunu eklemek gerek.

Karlovasi’ye yaklaşırken…

Fenikeli yerleşimiyle başlayan Samos’un insanlı döneminde Karyalılar’la Leleglere rastlanıyor.
MÖ 1360’lara tarihlenen Samos buluntularında “kurucu” olarak nitelendiğine göre Kral Angeus’un ada tarihinde önemli bir kişilik olduğu anlaşılıyor. Angaeus’un Hera idolünü adaya getiren olduğu da pek çoklarınca ileri sürülüyor. Önemli Yunan tanrıçası Hera’nın adını taşıyan antik kent HERAİON adanın güneyinde, havaalanının komşuluğunda ilgi duyanlara kapılarını açıyor. Elbette, bizim gibi saat 15’ten sonraya kalmazsanız.

HERAİON’u uzaktan görüntülemekle yetinmek zorundaydık…

Turizmden dünyaları kazanan Yunanlar birincil ekmek kapıları olan turizmin önemli parçası olan müzelerini açık tutma konusunda hiç de çaba göstermiyorlar anladığımızca.
Samos, MÖ 700-500 yılları arasında İyonya egemenliğine denk düşen dönemde ilk altın çağını yaşamış. Anadolu’yla olan coğrafik yakınlık Samos’ta tarımın, hayvancılığın, şarapçılığın ve madenciliğin gelişmesine olumlu etkide bulunmuş. Tekne yapımının gelişmesi ticareti ve döneme ilişkin endüstriyi de olumlu yönde etkilemiş. Adaya özgü SAMAİNA teknelerinin ünü tüm Akdeniz’e yayılmış.

Eski Yunan Uygarlığı dönemi adanın bir başka altın çağı sayılıyor. Gerçekten de adada o dönemde yetişen astronom, filozof, matematikçi ve edebiyatçıların arkalarında bugün de ilgiyle karşılanan, ölümsüz yapıtlar bıraktıkları kuşkuya yer bırakmayacak kadar ortadadır.

Örneğin, adı adanın havaalanında yaşatılan Aristarkos’un dünyanın kendi ekseni ve güneşin çevresinde döndüğüne ilişkin savı ilk dile getiren kişi olduğu söylenir.

Aristarkos Havalimanı

aristarkos

Aristarkos (MÖ 320-230)

Bir diğer adalı Kalistratos 24 harfli Yunan alfabesinin mucididir.

Filozof Epikurus (EPİKÜR) da bir başka ünlü adalıdır.

epikurus

Epikür (MÖ 341-270)

Pisagor’un adını taşıyan teoremi bilmeyenimiz olmasa gerektir. Pisagor adanın yanı başındaki Anadolu yarımadasındaki Miletli Tales ve Anaksimander’le de tanışıktır.

Adını verdiği kentte Pisagor Anıtı

Pisagor ilerleyen yıllarda Mısır’a gitmiş ve çalışmalarını orada sürdürmüştür. Mısır’ın Perslerce ele geçirilmesi sonucu tutsak düşen Pisagor Samos’a geri dönse de bu kez adadaki otokrat Polikratos’la yıldızı barışmadığı için yeniden adasından ayrı düşmüştür.
Pers Kralı Darius’un buyruğuyla Çanakkale Boğazı’na köprü yapan mimar Mandrokles, müzisyen Batillus, mimar ve heykeltıraşlar Rhoikos ve Teodoros ünlü adalılardan bir kaçı olarak tarihteki yerlerini almışlardır.

Hepsinin içinden Pisagor’a ayrıca değinmekte yarar var. MÖ 580-500 yıllarında yaşayan Pisagor’un ünü daha önce de değinildiği gibi ada sınırlarını aşmış. Samos dışına çıktığında genç yaştaymış. Midilli’de Ferekides’le ve Milet’te Tales ve Anaksimander’le çalıştıktan sonra yolu uzaklara, Mısır’a düşmüş. Mısır’ın Perslerce ele geçirilmesi ve firavun döneminin sonlanması sonrasında Babil’deki tutsaklık günleri başlamış. Pers kralının özel doktoru Yunan Demosedes’in yardımıyla 56 yaşındayken tutsaklığı sonlanmış. Adaya dönmüş. Bu dönemde Samos tiran Polikratos önderliğinde Pers egemenliğine girmeme mücadelesinin verildiği çağı yaşamıştır. Eupalinos Tüneli, Pisagor limanı ve Polikratos Kalesi bu dönemin eserleridir.

pisagor

Pisagor (MÖ 580-500)

Pisagor’un adı bugün adanın güneydoğu kıyısında yer alan bir zamanlar Tigani olarak da adlandırılmış sahil kentinde yaşatılmaktadır.
Polikratos’tan sonra Pers egemenliği kaçınılmaz olmuş. Atina-Sparta birleşik güçleri Pers egemenliğine son verse de; Samos’un zenginlikleri bu kez Atinalıların dikkatini çekince Persler yerini Atina egemenliğine bırakmış.
Büyük İskender’in yükseliş yıllarında Samos bu kez onun egemenliğiyle tanışmak zorunda kalmış. Üstelik, Büyük İskender adayı Perslere karşı savaşın sıçrama tahtasına dönüştürmüş.
Büyük İskender’den sonra da rahat yüzü görmemiş Samos. Bu kez onun mirasını paylaşma savaşına sahne olmuş.
Kısa süren Bergama Krallığı dönemini Roma izlemiş. Roma dönemi adada yaşamın belirsizliği ve inişli-çıkışlılığıyla iz bırakmış.
Antonius ve Kleopatra’nın aşkına da tanıklık eden Samos’ta bir başka Roma imparatoru Oktavius MÖ 29’da bir kış geçirmiş.
Samos MS 58’de Apostol Paul’un adayı ziyaretiyle Hıristıyanlıkla tanışmış.
Sonrasındaki uzun Bizans egemenliği 1204’te İstanbul’un Haçlılarca ele geçirilmesiyle kesintiye uğramış ve Yunan etkisi bir kez daha ortaya çıkma fırsatı yakalamış.
1476’daki deprem yıkımından etkilenen Samos’ta kendisini gösteren Cenova yönetimi ada halkını Sakız’a göçmeye zorlayınca adada insansız yıllar başlamış.
1499’da Venedikliler adayı Türklere karşı üs yapsalar da bu dönem uzun sürmemiş. Yapılan antlaşma gereğince 2 yıl sonra ada Osmanlı’lara geri verilmiş.
1562’de fırtınadan korunmak için ada açıklarına demirleyen gelen Kılıç Ali Paşa Samos’tan etkilenince Kılıç Ali Paşa Sarakinis’i ada yöneticiliğine atamış. Bu dönemde yeniden yerleşime açılan adaya Türklerin kalıcı yerleşimi yasaklanmış.
Yeni yerleşim rejimi uyarınca uzaklardan yerleşime de izin verilmiş. Urla’dan gelenlerin kurduğu Vurliotes, Middilli’den gelenlerin yerleştiği Mytiline bu yeni dönemde kurulmuşlardır. Bu dönemde, Arnavutlar bile adaya getirilip yerleştirilmiştir. Böylelikle adada yaşam normale dönmeye başlamıştır. Kılıç Ali Paşa’nın adını taşıyan köy bile kurulmuştur. Bugün Myli adıyla varlığını sürdürmektedir.

IMG_9010

Samos’ta göçmen yerleşimleri

VOURLİOTES —————- URLALILAR
MYTİLİNİ ——————— MİDİLLİLİLER
PAGONDAS —————– EĞRİBOZLULAR
PİRGOS ———————- PELEPONNESLİLER
ARVANİTES (PANDROSO) – ARNAVUTLAR
KILIÇ KÖYÜ ——————– MYLİ

 

mitilini

Samos’un bunca egemenle tanışması yetmemiş gibi, 1770’teki Rus-Türk Deniz Savaşı sonrası bu kez de Rus işgali görmüş. 1774’e dek süren bu dönemde adaya ayak basan Ruslar’ın ada halkına Osmanlı’dan kurtulma sözü verdikleri bilinir.
İzleyen yıllardaki Osmanlı egemenliği hem adalılar hem de Osmanlılar için sancılı geçecektir. Fransız Devrimi’nin yakıcı etkisi Yunanistan’ın yanı sıra adaları ve elbette Samos’u da etkisi altına alacaktır.

18 Nisan 1821’de Konstantis Lachanas önderliğinde başlayan ayaklanma 8 Mayıs’ta zaferle sonuçlanır. Likurgos Logotethis ilk vali olarak Samos’a gönderilir.

 

LOGOTETİS KALESİ

Logotetis Kalesi ve Şapeli

Bu haber üzerine adaya taş atımı uzaklığındaki Anadolu kıyılarında konuşlanan Türk filosu Pisagor yakınlarına çıkartma yapar. Yüzbaşı Stamatis komutasındaki Samoslular çıkarma yapan Türkleri ağır bir yenilgiye uğratırlar. Samos Yunan Parlamentosu’na temsilci göndermeye başlasa da Fransa, İngiltere ve Rusya emperyal üçlüsünün aldığı kararla ada yeniden Osmanlı yönetimine bırakılır. Bu dönemde kendi bayrağı, polis gücü, gümrük yapılanması ve adalet düzeneği olan Samos’un yöneticisi Osmanlı tarafından atanmakla birlikte her zaman bir adalı olmuş.

stamatis.jpg

Maratokampos’ta Stamatis Anıtı

Başkent Chora’dan Vathy’ye taşındı.

Bununla birlikte Samoslularda Yunanistan’la birleşme arzusu hiç tükenmedi.
1908’de Temistokles Sofulis önderliğinde güçler Türk kuvvetlerine saldırılar düzenlemeye başladılar. Ek kuvvetler gönderen Osmanlı Sofulis’i sürgüne zorladı.
1912’de adaya dönen Sofulis’in çevresinde toplanan Samoslular aynı yıl adayı Osmanlı’dan geri dönmemecesine ayırmış oldular. 1913’te Samos Yunanistan’la resmen birleşti.

IMG_9122

Vati’de Temistokles Sofulis Anıtı

İkinci Dünya Savaşı yılları Samos’ta yabancı egemenliğine bir kez daha neden olsa da 1944’te özgürlük bir kez daha kazanıldı.
Sürgünler geri döndü, ada bir kez daha özgürlüğüne kavuştu.
Ada ekonomisinde turizmin yeri hiç kuşkusuz son derece geniştir. Özellikle, kıyılardaki geçim önemli ölçüde turizme dayalıdır. Ancak, iç kesimlerdeki dağlık ve ovalık alanlarda tarım ve hayvancılık etkinliklerinin hatırı sayılır düzeyde olduğunu basit gözlemle bile fark etmek mümkündür.
Karlovasi’deki Dericilik Müzesi adada hayvancılığın öteden beri gelişmiş olduğunun kanıtıdır. Arıcılıktan, bağcılık ve şarapçılığa meyve yetiştiriciliğinden akla gelebilecek diğer tarımsal faaliyetlere varan pek çok alanda adanın hiç olmazsa kendine yeten bir düzey tutturduğu söylenebilir.
Samos’u da Ege’nin diğer yerleri gibi Heredot’un sözleriyle “Dağlarından yağ, ovalarından bal akan” yer olarak tanımlamak yanlış olmayacaktır.
Adada bir gece geçirdik. Gittiğimiz gün Karlovasi’den güneye yönelerek Marathokambos yoluyla Pisagor’a ulaştık. Farklı bir yoldan geceleyeceğimiz Karlovasi’ye geri döndük. Ayrılacağımız gün ise Karlovasi’den doğuya sahil boyunca ilerleyerek Vati’ye ulaştık. Yol boyunca güney yönündeki sapaklara da ilgi göstermeyi göz ardı etmedik.

Ada gezisinde araç kiralamayı tercih ettik.Adanın yolları geniş sayılmaz. Özellikle, dağlık bölgelerde araç kullanırken karşınızdan araç gelmesin diye duacı olmanıza gerek yok. Araç sayısı son derece az olduğu için bu bakımdan sorun yaşamanız olağanüstü şansızlık anlamına gelir. Ayrıca, adanın dağında ve ovasında araç kullanan hemen herkes bizlerin alışık olmadığınca trafik kurallarına saygılı. Bu nedenle adada araç kullanmak son derece rahat ve gerilimden yoksun.


Bir gece iki günlük Samos gezisinin adayı tam anlamıyla tanımaya ve güzelliklerini doya doya yaşamaya yetmediğini fark ettik. Bir kez daha gelmeye değer düşüncesiyle ayrıldık adadan!

PANORAMİK PİSAGOR

Yayınlayan

cumhuriyetciyorum

Cumhuriyet savunucusu bir yurttaş...

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s