KEMALİZM YEDEK LASTİK Mİ?

24 Haziran Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Seçimleri hiç bu yanıyla ele alınmadı. Seçim AKP’nin bir şekilde zayıflatılması ve elbette özellikle RTE’nin seçilmemesi üzerine kurgulanmıştı. Bu “kutsal” ve “dokunulmaz” hedefin tartışılması söz konusu olamadı. Tartışanlara da AKP’li damgası vurularak safdışı bırakılmaları sağlandı.

Gelinen bu noktada bu gibi durumları tartışmakta sakınca olmadığı gibi sınırsız yarar olduğu kesindir.

Temel amaç RTE’nin alaşağı edilmesi olarak belirlenince; geriye kalan her başlık önemsiz bir ayrıntı gibi algılatıldı topluma.

Bu yolla bir tür öğretilmiş çaresizlik geniş kitlelere dayatıldı!

RTE’nin alaşağı edilmesi önde gelen amaç ve hedef olunca Kemalizm’in ipini çekmek de kolaylaşmış oldu.

Sonuç ortada!

Ana amaç ve hedefe varma projesi başarısız olmuştur.

Miting alanlarında ve başka ortamlarda oluşan olumlu hava sandığa ve dolayısı ile oy tablosuna yansımamıştır.

Bunlar kadar önemlisi KEMALİZM şaşmaz sahiplenicisi olması gereken parti aracılığıyla siyaset ortamından uzaklaştırılmıştır. Sözünün edilmemesi ayrıca olumsuzluktur. Ama, Kemalist olması gereken parti, seçmenlerinin oylarını Kemalizm’in Türkiye’deki baş düşmanlarından, Misakı Milli’yle ve ülke bütünlüğüyle sorunlu terör örgütü uzantısı bir siyasi yapılanmaya yönlendirmekte sakınca görmemiştir.

Seçim günü oy kullandığım sandıklarda gözlemcilik yaptım. Orada tanık olduğum bir diyalogdur. CHP’li olduğunu bildiğim kişiler sandıklardan çıkan HDP oylarının çokluğu karşısında şaşırtılarını gizleyemediler :

“HDP’ye oy verin dedik ama bu kadar da demedik!”

Kemalizm’in siyasi ortamdan uzaklaştırılmasıyla ilgili olarak bir önerim var! Bir test de sayabilirsiniz bunu!

Parlamentoya girmiş milletvekillerinin listesini gözden geçirin! Kemalist olmayı bir yana bırakıyorum. Atatürkçü sayabileceğimiz vekillerin sayısı iki elin parmaklarını aşar mı?

Bu test aynı zamanda bu yazıda dile getirilmiş olanların nesnel olarak sınanmasına da yarayacaktır.

Son günlerde alevlenen kurultay ve genel başkanlık tartışmalarıyla ilgili birkaç sözle sonlandıralım. Tipik bir sen-ben kavgası var ortada. Sen beceremezsin ben başarırım sözlerinin havalarda uçuştuğu ortamda düşünsel ve eylemsel konularla ilgili tek söz ve görüşün yer almaması sizce de normal mi?

Anlaşılan “Kemalizm yedek lastik olsun, gölgesi ve gücü bizi var etsin ama biz başka yollara düşelim” düşüncesi tüm tarafların hoşuna gitmiştir.

Yayınlayan

cumhuriyetciyorum

Cumhuriyet savunucusu bir yurttaş...

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s