YALIN AYAK

Türümüz ağaçtan yere inince 4 elli olmaktan vazgeçerek iki ayaklı-iki elli olmayı seçmiş oldu.

Tam zamanlı İKİ AYAKLILIK biz insanlara hiç kuşkusuz sayısız kazanım sağlarken belirli sorunlarla da donatmış oldu.

Örneğin, gırtlak yapımız konuşma yetisi kazandırırken; soluk borusuna besin kaçıran biricik tür olmamız anlamına da geldi.

Ya da yine iki ayaklı olma bedeli olarak yavrularımızı yeterince olgunlaşmadan ve güçsüz, yakın bakım ve ilgiye gereksinim duyan bir biçimde dünyaya getirir olduk. Günümüzdeki bakım ve sağaltım olanakları bu sorunu büyük ölçüde çözüme kavuştururken; binlerce yıl boyunca çok sayıda insan yavrusu erkenden yaşama veda etti.

Bel ağrısı iki ayağımızın üzerine kalkmanın bir başka bedeli oldu. Başka hiçbir türde söz konusu olamayacak denli geniş yelpazede bel sorunluyuz o gün bugündür.

Bedenimizi taşıyan bir çift ayağımızın da payına düşen sorunların olması şaşırtıcı değil elbette. Özellikle günümüzde kötü beslenmenin ayrılmaz parçası olan aşırı kilo ayaklarımızı da öncelikle etkileyen öğeye dönüştü.

Yüz binlerce yıl yalın ayak yürüyen insan ayakkabı/terlik benzeri kaplarla tanıştı. Bu deneyim insanın tarihteki varlık süresiyle karşılaştırıldığında göreceli olarak daha kısa sürelidir. Birkaç on bin yıllık ayakkabılı dönemimizin de sorunlara yol açtığı anlaşılıyor.

Evrimsel biyolog Daniel Lieberman ve arkadaşları bir süredir bu konuya odaklanmış durumda.

Yalın ayak olmanın sağladığı avantajlar üzerinde çalışmaktalar.

Bundan on yıl kadar önce aynı araştırıcı benzer konudaki çalışmasına çıplak ayaklı koşuculuğu konu etmişti. Sayıları daha fazla olabilir bu koşucuların. Özellikle Afrika’da koşulların da zorlamasıyla pek çok kişi yalın ayak koşuyor olabilir.

Ünlü yalınayaklardan akla ilk gelenler Etiyopyalı olimpiyat şampiyonu maratoncu Abebe Bikila ve daha yakın geçmişte pist koşularına yalınayak katılan İngiliz kadın atlet Zola Budd.

Yalın ayak maratoncu Abebe Bikila

Etiyopyalı Bikila’nın Roma Olimpiyatları’ndaki yalın ayaklı maraton birinciliği ülkesinin sömürgecisi İtalyanların tanıklığında daha bir anlam kazanmış oldu. Bikila’nın öyküsü ilginçtir. Sanıldığı gibi ayakkabıya erişemediği için ya da yalın ayak koşmanın sağlayabileceği kazanımı öngörmesinden kaynaklı değildir onun çıplak ayaklılığı. Bu şekilde koşarak dikkatleri kendi üzerinden ülkesine odaklamayı amaçlamıştır. Oldukça politik bir nedene de dayanmaktadır bu yaklaşımı.

Bir diğer ünlü yalın ayaklı koşucu İngiliz-Güney Afrikalı Zola Budd pek çoğumuzun anımsayabileceği yakın tarihte sergilemiştir bu hünerini. Onun da ayakkabıya erişim sorunu yoktu. Yalın ayak olmanın rahatlığıydı onu bu şekilde koşmaya iten.

Yalın ayak Zola Budd

Bikila ve Budd’da uygulamaya dönüşen yalın ayak koşmanın avantajı Lieberman ve arkadaşlarının kuramsal çalışmaları ile kanıtlanmış olmaktadır.

Konuyla ilgili 10 yıl önceki bir yazım

Lieberman ve arkadaşları son çalışmalarında Kenyalı ve Birleşik Amerikalı iki öbek insanda yalınayak olmanın etkilerini değerlendirmişler. Yalınayak yürümenin ya da koşmanın avantajları ortaya konulmuş olmakla birlikte; akla ilk gelen soru ayakkabı kullanmamanın ayak derisinde yol açması olası deri kalınlaşması ve nasır gibi değişiklikler ayak duyusunda bozulmaya yol açabilir mi?

Böylesi bir gelişme ayak sorunlarına yol açar mı?

Yalınayak yürümeye/koşmaya bağlı ayak derisi kalınlaşmalarının bu türden bir soruna yol açma olasılığı LEGO bloklar üzerinde yürütülerek sınanmış. Deri kalınlaşması ya da nasırlaşmaların duyu bozukluğu/azalması nedeni olmadığı sonucuna varılmış.

Ayakkabı kullanımının geçmişi göreceli olarak kısa olsa da endüstri devrimiyle birlikte yalın ayak dönemi özellikle kentli yaşama geçen sonlanmıştır denebilir.

Lieberman ve arkadaşlarının çalışmaları yalınayak yürüme ve koşmanın daha sağlıklı olduğunu göstermektedir.

Tüm bu bilgiler ışığında günümüzde yalınayak olmak önerilebilir mi? Ya da bu öneri yandaş bulabilir mi?

Güncel yaşam endüstri devrimini de aşmış ve bilişim çağına evrilmiştir. Özellikle, çalışma ortamlarının özellikli koşulları yalın ayaklı olmaya engeldir. Hatta, yalın ayak olmak bu ve benzeri ortamlarda iş güvenliği açısından tehlikeli olduğu kadar yasaktır.

Diğer yandan, atletizm pistlerinde ve özellikle de uzun mesafe koşularında yalın ayak koşucuların ilerleyen yıllarda artış göstermesi şaşırtıcı olmayacaktır.

Ceyhun Balcı

28.08.2019

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s