BÜYÜK İNSANLIK

Dünya ve insanlık yılbaşından bu yana Çin’de patlak veren salgınla yatıp kalkar oldu. Can alabildiğine göre çok tehlikeli hastalık etiketi çoktan yapıştırıldı Coronavirüs enfeksiyonuna.

Biz bu filmi daha önce de görmüştük dedirten gelişmeler yaşanıyor. Havaalanlarına sıcaklıkölçer aygıtlar yerleştirerek korku ve ürküyü uyarmak hemen her seferinde ilk atılan adım oluyor. Bir de insanlara maske taktırıp sokaklara saldınız mı kimse kendisini kaygıdan uzak tutamaz oluyor.

Şu anda Coronavirüs enfeksiyonundan ölüm oranı : % 2 (yüzde iki). Önceki salgınlarda çok daha yüksek oranlar söz konusuydu.

Enfeksiyonun kaynağı araştırılırken dile getirilen olasılıkları anımsayalım! Önce yarasa çorbasından kaynaklandığı söylentisi çıkartıldı. Şimdilerde yılanda karar kılınmışa benziyor. Sıradışı (elbette bizlere göre) besin tüketiminin son derece yaygın ve “sıradan” olduğu uzakdoğu ve dolayısı ile Çin pek çok sosyal ortamda bu nedenle çoktan boy hedefi yapılmış durumda. Bu nedenle Çin’in tiksinti listesinin başına yerleştirildiği gözlemleniyor. Hatta, kimileri “bunlar nasıl insan?” demeye getiren üstün insan konumuna yükseltmekte sakınca görmüyor kendilerini.

Havayolu şirketleri uçuşlarını askıya almaktalar son günlerde. Pek çok ticari kuruluş ya geçici olarak kapatılmakta ya da çalışma sürelerini kısaltmakta. Bazı ülkeler vatandaşlarını Çin’den uzaklaştırma planlarını açıklamakta.

Son haber İtalya’dan! Sevgilisine caka satarken gemisini batıran kaptanın ülkesinden. Altı bin yolculu gezgin gemisindeki Makaulu çiftin ateşlenmesi ve öksürük yakınmaları olduğunun bildirilmesi limana yanaşmasının engellenmesine yetip de artıyor.

SARS salgını sırasında gevşeklikle suçlanan Çin hükümetinin salgın bölgesindeki karantina kararı bu kez insan hakları açısından eleştiriliyor. Tipik postmodern densizlikle nitelenebilecek bir yaklaşım. Tıpkı, aşılanmama hakkı üzerinden toplum sağlığını tehlikeye düşüren sorumsuzlar karşısında sergilenen edilgenlik gibi.

Başlangıçta olağanüstü duruma gerek görmeyen Dünya Sağlık Örgütü yaka paça kararını değiştirmeye zorlanıyor.

Büyük İnsanlık bir kez daha sınavda!

Bu kez Coronavirüs salgını konusu oluyor bu sınavın!

Avrupamerkezcilik(*) iş başındadır kim bilir kaçıncı kez! Ayrımcılığın ve ırkçılığın allı pullu elbisesi de sayabileceğimiz Avrupamerkezcilik bir kez daha ete kemiğe bürünüp aramızda dolaşmaya başlamıştır.

Milyonlarca insanı sokaklarda aç ve sağlıksız şekilde sürünen Batı’nın ayrımcılık damarı harekete geçmiştir.

Coronavirüs salgını bahanedir. Avrupamerkezcilik ise şahane!

Bir yandan kültürel farklılıklar ve beslenme alışkanlıkları üzerinden Çin’i tiksinti listesine yazarken diğer yandan Çin’le ve kendileri dışında kalan dünyayla ekonomik-ticari mücadeleye girişmiş olmaktadır Avrupamerkezciler.

Uygun aralıklarla yinelenen bu ve benzeri salgın senaryolarını hafife almadan işin bu yanı da göz önünde tutulsa çok ama çok iyi olur.

“Büyük İnsanlık” her gerektiğinde korkutma, yıldırma ve ürkütme silahını ateşlemekten çekinmiyor.

Salgın hastalık gerekçesiyle psikolojik savaşın ağababası sahneleniyor.

Buna verilebilecek karşılık aklı harekete geçirmekten başka bir şey değildir…

(*) : Avrupamerkezcilik Samir Amin tarafından tanımlanan sömürgeciliğin koçbaşı olmuş bir düşünsel-eylemsel olgudur. Ayrıntılı bilgilenme için Samir Amin’in aynı adlı kitabıyla Martin Bernal’in Kara Atena kitapları okunabilir.

CeyhunBalcı

31.01.2020

Not : Bu yazı sanal haber sitesi veryansıntv’de de yayımlanmıştır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s