TOPKAPI SARAYI

Burayı ilk ziyaretim bundan 50 yıl kadar önceydi. Belleğimde kalan her nedense yalnızca zümrütlerdi. Bunca yıl sonra bir kez daha Topkapı Sarayı’nda olmak buraya hiç gelmemiş gibi ilgi uyandırdı bende.

Topkapı adı üstünde bir saray olarak Osmanlı padişahlarının yaşam alanı olmasının yanı sıra devletin yönetim ve eğitim merkezi olarak da işlev gören bir yerleşkeydi. Fatih tarafından yaptırılmıştır. 1460’ta başlayan yapımı 18 yıl sürmüştür. Fatih yaptırdığı sarayın tamamlanışına tanık olamamıştır. Fatih İstanbul’u aldıktan sonra ilk olarak şimdiki Beyazıt’ta Eski Saray’ı daha sonra ikinci olarak Çinili Köşk’ü yaptırmış. Topkapı Fatih’in bu amaçla yaptırdığı üçüncü yapıdır. “Yeni Saray” olarak da bilinir.

XIX. yüzyılda saray kullanım dışı kalmıştır. O zamandan başlayarak Dolmabahçe Sarayı benzer işlevi üstlenmiştir.

Topkapı Sarayı 1924’te Atatürk’ün buyruğuyla müzeye dönüştürülmüştür.

Fatih’in babası II. Murat’ın Tunca ırmağı kıyısına yaptırdığı ve günümüze ancak kalıntıları ulaşabilen Edirne Sarayı Topkapı’ya hem mimari hem de görkem açısından esin kaynağı olmuştur.

Topkapı Sarayı bir yapılar topluluğudur. Haliç, Boğaz ve Marmara Denizi arasında kalan Bizans akropolü üzerinde 700 bin m2 alan üzerine oturmuştur.

Babı Humayun, Babüsselam ve Babüsssade adlı üç kapısı, dört avlusu vardır.  Harem ve Hasbahçe’nin yanı sıra irili ufaklı bahçeleri Topkapı’ya güzellik katar.

Konumu ve görünümündeki görkeme karşılık Topkapı Sarayı alçakgönüllü bir mekândır.

Babı Humayun Kapısı’ndaki yazıt İstanbul’u Fatih’ine övgüdür.

Babı Humayun

Babı Humayun’dan Birinci Avlu’ya girilir. Burada Aya İrini Kilisesi, Darphanei Amire, Enderun hastanesi, Maliye Nezareti ve fırın yer alır. Sarayın halka açık tek bölümüdür.  

Mutfak gereçleri

Babüsselam Kapısı’ndan girilen İkinci Avlu’da ise saray mutfakları, Adalet Kulesi, Harem Kapısı, Kubbealtı, eski hazine dairesi gibi bölümler vardır.

Kubbealtı Divanı Humayun’un bulunduğu önemli bir saray bölümüdür.

Divanı Humayun

Adalet Kulesi ilk olarak Fatih zamanında yapılmıştır. I. Süleyman ve II. Mahmut dönemlerinde genişletme, bakım ve onarım görmüştür. Sarayın silüetinde önemli yer tutan yerleşkedeki en yüksek yapıdır. Sultanın sonsuz adaletinin simgesi sayılmıştır.

Adalet Kulesi

Babüssade Kapısı yoluyla geçilen Üçüncü Avlu’da Arz Odası, III. Ahmet Kütüphanesi, Seferli Koğuşu, Fatih Köşü (Enderun Hazinesi), Hazine Koğuşu, Has Oda (Kutsal Emanetler Dairesi) bulunur.

Üçüncü Avlu
Arz Odası
Okumaya ilgisiyle bilinen III. Ahmet Kütüphanesi yazıtı
Kütüphanenin temelini açmada kullanılan kazma

İkinci ve Üçüncü avlular arasında konuşlu Harem ise ayrı bir bölüm olarak düzenlenmiştir. Bu ayrılık ziyaret ücretine de yansıtılmıştır. Topkapı Sarayı yerleşkesine girmek için aldığınız biletle Harem’i gezemezsiniz. Ayrıca ödeme yapmanız istenir.

Harem’in önemli bölümlerinden birisi Karaağalar Mescidi ve Karaağalar Taşlığı’dır. Osmanlı döneminde Habeş kökenli siyahiler arasından ve elbette hadım olma koşulu bulunan bu kimseler Harem’e kimseyi sokmamakla görevliydiler. Başka deyişle Harem’in içindekilerle birlikte emanet edildiği kimselerdi.

harem, Arapça yasak anlamına gelen harama kökünden türetilmiş bir sözcüktür. İnsan yaşamının gizli ve dokunulmaz bölümünü niteler.

III. Murat döneminde yapılan Dolaplı Kubbe Haremeyn’e ait vakfiye belgelerinin saklandığı dolapların olduğu bölümdür.
Harem’de III. Murat Hasodası

Cevri Kalfa Merdiveni Osmanlı tarihi açısından önem taşır. Cevri kalfa,III. Selim’e karşı başgösteren Kabakçı Mustafa Başkaldırısı sırasında şehzade Mahmut’un yaşamını kurtararak tarihe geçmiştir. Cevri Kalfa Divanyolu’nda adına yaptırdığı okul ve hayratla adını ölümsüzleştirmiştir.

Cariyeler olarak da bilinen gözdeler, kalfa, ikbal, kadın efendi ve son olarak Valide Sultan olabilme yolunda en alt basamakta yer alırlar.

Gözde daireleri

Son bölüm olan Dördüncü Avlu’da Bağdat Köşkü, Revan Köşkü, Bahçeler, İftariye Kameriyesi, Sünnet Odası ve Hekimbaşı Odası bulunmaktadır.

Dördüncü Avlu Mermer Sofa
Sünnet Odası
Sünnet Odası Kanuni dönemi eseridir

Bağdat Köşkü IV. Murat döneminde saraya eklenen bölümlerdendir. IV. Murat’ın yaşamı bitişini görecek kadar uzun olmamıştır.

Bağdat Köşkü kubbesi
IV. Murat Tahtı

Revan Köşkü de IV. Murat dönemi eseridir. Revan Seferi anısına yapılmıştır.

Sultan İbrahim döneminde 1640’ta yapılan İftariye Kameriyesi adından da anlaşılacağı gibi padişahın iftar vaktini beklemek için kullandığı mekândır. Buradaki manzaraya bakılırsa yer seçimi kusursuzdur. Aleminde besmele yazılıdır.

İftariye Kameriyesi
İftariye Kameriyesi’nden Haliç

Bu sunum Topkapı Sarayı seçkisi olarak okunmalı. Hazine Dairesi bakımdaydı. Buna karşılık Kaşıkçı Elması’nın sergilenmekteydi.

Kutsal emanetlerin bulunduğu yerde görüntü almak yasaktı.

Ceyhun Balcı

01.02.2020

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s