ANKARA

Ülkemizin ve devletimizin başkenti. Cumhuriyet demek aynı zamanda! Son haftalarda salgının merkezine dönüştü yazık ki. İbretlik bir durumdur! Ankara’da tavan yapan salgın mızrağın çuvala sığmadığının da göstergesidir!

Ankara’ya ilk gelişim daha önceki yıllardadır. Ama, ben 1969’u anımsıyorum. Sekiz yaşındaydım. Rahmetli babam şeker fabrikasında ziraat mühendisi olduğu için her Ankara seferimizde Etimesgut’a yolumuz düşerdi. Şeker kültürü de demek olan koloni ve misafirhane belleğimde derin iz bırakmıştır.

1969’dan belleğimde kalan önemli ayrıntı Anıt Kabir’di. Ata’ya ilk ziyaret! Heyecan ve coşkuyla karışık duygulardı.

Sonraki Ankara ziyaretlerimde Ankara’nın kurumları ve kuralları olan bir kent olduğu kaldı aklımda. Deyim yerindeyse Ankara’ya gitmek, orada bulunmak kendimize çeki düzen vermek demekti. Devletin ve ülkenin merkezi böylesi bir ciddiyetle anıtıydı.

Yetmişli yıllardaki Ankara ziyaretlerinden birinde televizyonla tanışmıştım. Ulus’taki Akman Pastanesi’nde gördüğüm televizyon izlenmek için değil de gösterilmek içindi sanki!

Yaşamımın ilk 1/3’ü Anadolu bozkırında geçti. 1979’da İzmir’le tanışma! O gün bugündür Milli Mücadele’nin başladığı ve bittiği yerdeyim.

Ankara’yla bağlantım eskisi gibi olmasa da sürdü.

Doksanlı yıllarda Ankara’nın örnek olmaktan çıktığını kır kültürüne uyduğuna üzülerek tanık oldum. Atatürk’ün ve Cumhuriyet’in önde gelen ölçütüydü toplumu ve dolayısı ile ülkeyi yükseltmek! Artık bu amaçtan ve ilkeden vazgeçilmişti. Ankara hızla düzey yitirmeye başlamıştı. Ankara iyiye değil kötüye uymaktaydı! Hem de ışık hızıyla!

Birkaç yıl önce Ankara’ya gittiğimizde kendimize çeki düzen vermeyi sürdürüyorduk elbette. Ama, Ankara’ya egemen olan yoz kültürün saldırganlığından korunmaktı artık bu çeki düzenin gerekçesi.

Cumhuriyet Ankara’sının sergilediği bu geriye dönüşüm bugünkü salgın Ankara’sının da durumunu açıklıyor sanırım.

Ankara’yı hep sevdim!

Cumhuriyet’i ve Ata’yı gönülden benimsemiş bir yurttaş olarak!

Ankaralı dostlar alınmasınlar yazdıklarıma!

İçten gözlemlerimdir paylaştıklarım.

Kuşku duyulmasın! İstanbul ve İzmir başta olmak üzere pek çok büyük kentimiz kültürel gerilemeye teslim olmuş durumdadır. Ankara başkent olduğu için biraz daha fazla göze batmaktadır.

 “Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu

Birinciliği beyaza verdiler”

ÖZDEMİR ASAF

Ankara özelinde yaşananlar ülke geneli için ölçüdür!

Cumhuriyet yıkıcılığının işbaşında olduğu 70 yıldır azman kentlerin oluşumuna izin verilmekle kalmadı özendirildi. Salgınla birlikte azmanlaşmanın sakıncaları oluşan can pazarında daha iyi anlaşılır oldu. Normalleşme adı altında sahnelenen acıklı güldürü, yaşanmakta olan Cumhuriyet yıkımını gözlerimizin içine sokmuştur.

Gelinen bu noktada korunacak ve kollanacak değil ama kurulacak bir Cumhuriyet göreviyle karşı karşıya olduğumuzu kavramak önemlidir düşüncesindeyim!

Ankara’ya ve Türkiye’ye yazık oldu!

Ceyhun Balcı, 11.09.2020

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s