AĞLAMAK İSTİYORUM!

İkibinler Türk futbolunun biraz olsun şahlandığı yıllardı.

Aşağılık duygusu yerini “biz de yapabiliriz”e bırakmaya başlamıştı.

Önce 2000’de Galatasaray’ın UEFA kupasına uzanması ve hemen sonrasında 2002 Dünya Kupası’nda Türk Milli Takımı’nın üçüncülüğü bu şahlanışın rastlantı olmadığının kanıtları oldu.

Bu başarıların futbolumuzun saygınlığını epeyce artırdığı görüldü.

Son birkaç yılda dibe doğru hızlı yolculuk saklanamaz oldu!

Hem milli takımlar hem de kulüpler düzeyinde sıradan takımlara karşı alınan başarısız sonuçlar geçmişin karabasanı yinelenecek mi sorusunu getirdi akıllara!

Bu gidişte Türkiye’ye egemen olan siyasi tablonun payı yadsınamaz!

Her şey gibi futbol da bir egemenlik alanı ve aracı oldu!

Yetmedi!

Katmerli kazançlar da elde edilir oldu bu alanda!

Üçlü sacayağı oluştu dense yanlış olmaz!

  • BİR : Şifreli yayıncılık adı altında kurulan soygun düzeni son olarak önceki kuruluşun yetkisine son verilerek kadim dost Katarlılara sunularak kazanç emin ellere akıtılmış oldu!
  • İKİ : Her geçen gün gelişen ve azmanlaşma noktasına erişen bahis alanı da Demirören kankasına verilerek bu alandaki getiri de kurda kuşa yem edilmemiş oldu!
  • ÜÇ : Üçlemenin zayıf halkası futbol kulüpleri ve onların başına çöreklenen beceriksiz ve görgüsüz yöneticilerdi. Bir kara deliğe eşdeğer şekilde kaynakları yalayıp yutan rezillik hesapları bozabilirdi. Hemen her biri anonim şirket olan ve batma noktasına gelen beceriksiz ellerdeki futbol kulüplerini kurtarmak için kamu bankaları ne güne duruyordu? Hepsi tereyağından kıl çekilir gibi kurtarıldı! Dolayısı ile de kapı önünde sadakatle bağlı kalmaları sağlandı. Elbette halkımız sayesinde. Son olarak sportif başarısızlık sonucu küme düşenlere can simidi atılarak vefakâr ve cefakâr taraftarın gönlü alınmış oldu!

Yazıyı yazarken nereden geldiyse aklıma!

“Ağlamak istiyorum” demek geldi içimden!

İlker Yasin’in kült tümcesi hemen herkes gibi benim de belleğime çivilenmiş ne de olsa!

İlker Yasin sevinçten ağlamak istiyordu!

Bense üzüntüden ve öfkeden!

Az sayıda kimsenin geniş kitleleri soyma aracına dönüşmüş olan futbolumuzun dibe hızlı yolculuğu kulüplerimizin Avrupa maçlarında bir kez daha fark edilir hal aldı!

Dün akşamki Rangers-GS maçında yok hükmündeki futboldan sıkılmış olmalıyım ki saha kenarındaki reklam panolarına takıldım. Bir kumarhane bir bahis reklamından başka pek az tanıtım vardı.

Zamanın ruhuna uygundu!

Ceyhun Balcı, 02.10.2020

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s