NEDEN HEMEN Covid-19 AŞISI OLALIM ?

Prof.Dr. Levent DOĞANCI

Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı

Zaman ayırabilecekler yazının sonundaki bağlantıya tıklayarak bilgileri görüntülü olarak alabilirler.

Bu soruya en kısa yanıt “çünkü salgından kurtulmak için başka bir çare görünmüyor! ” olur. Yaklaşık bir yıldır tüm dünya siyasi, ekonomik, ticari, tıbbi ve bilimsel bir mücadele içinde “pandemi” dediğimiz bütün ülkeleri etkileyen bu salgınla boğuşmaktadır. Çok eskiden beri bilinen Corona isimli virüsün, yeni bir melezi olan CoV-2 (Covid-19) ölümcül ve yaygın bir infeksiyonla bütün ülkeleri ciddi bir şekilde etkilemektedir. Etkili ve özgül bir antiviral tedavisi olmayan bu salgın hastalığın başarılı bir şekilde yok edilebilmesi için önümüzde ikisi doğal biri yapay üç yol bulunmaktadır. İlk yol yerkürede yaşayan tüm insanların büyük bir çoğunluğu yıllarca süren bir salgında, doğal olarak virüsle karşılaşarak toplumsal bir immünite oluşturur ve sonunda sağ kalanlar bağışıklık kazanarak salgın doğal olarak sonlanır; yani “ herd immünite ” denilen olay gerçekleşir.  İkinci doğal yol olarak mutasyona açık olan bu virüs bir büyük mutasyon (melezlenme) daha geçirerek insandan insana bulaşma veya hastalık yapma kabiliyetini kaybederek diğerCorona virüsler gibi tarihe karışıp gider. Mutasyon virüsün çok daha ölümcül de olmasına yol açabilecek bir değişim de gösterebilir ki o zaman insanlık açısından (çok az bir olasılık da olsa) yok olma tehlikesi doğabilir. Bu doğal olayların insanlığın kaç yılına mal olacağı ve yapabileceği toplumsal hasarın ne büyüklükte olacağı tahmin bile edilemez. Görüldüğü üzere bu pandemiyi bitirebilmek için insanoğlunun elinde aşılama ile kazanacağımız bağışıklık haricinde kullanabileceği başka bir metod şu an mevcut değildir. Diğer bir deyişle aşılanmaktan başka bir çare görünmemektedir.

Dünyada rutin olarak aşı üreten ve yeni bir aşı üretme-geliştirme kapasitelerine sahip bir kısmı çok uluslu, çok sayıda tıbbi kartel bulunmaktadır. Bunlar arasında uluslararası boyutta müthiş bir rekabet ve yarış vardır. Çünkü artık medikal kartel, birçok diğer kartelin (silah, petrokimya, turizm vb.) önüne geçerek muazzam bir boyutta ekonomik güç ve endüstriyel bir dev olmuştur. Bu rekabetin uluslararası boyutta olduğu ve zaman zaman etik değerlerin de dışına çıkılarak yarışın devam ettirildiğini söylemek çok güç olmaz. Toplumun birçok kesiminin kafa karışıklığına düşmesinin bir nedeni de bu rekabetin körüklediği ve internet ortamında hızlı bir şekilde yayılan asılsız bilgi kirliliğidir. Bizim ülkeler gibi kendi beşeri aşı teknolojilerini stratejik olarak geliştiremeyen uluslar bu bilgi kirliliğinin de ana hedefleri haline gelmektedir. 

Bu kısa girişten sonra gerek halk ve gerek ise sağlık çalışanları arasında Covid-19 aşılarıyla ilgili çeşitli soruları yanıtlamaya çalışalım:

–          Hangi aşı?

Bu sorunun ek kısa yanıtı, “en kısa zamanda ve güvenilir olarakulaşılabilen” aşıdır. Çeşitli üretici firmaların değişik tekniklerle hazırladıkları aşıların bilimsel olarak etkinlikleri arasında doğal olarak küçük farklılıklar olacaktır. Artık aşı çalışmalarının kuralları, fazları, güvenlik-etkinlik oranları ve hatta yayınlanan bilimsel makaleler bile sağlık çalışanı olmayan diğer insanlar tarafından da medyatik ortamda yakından izlenmektedir. Bu durum aşı kararlarının verilmesine yardım etmediği gibi daha da kafa karıştırıcı olmakta, yarardan ziyade zarar getirmektedir. Hangi firmanın ürettiği Covid-19 aşısının salgını söndürmek için bir diğerinden üstün olabileceği hakkında bir yorum yapmamıza şu andaki bilimsel veriler yeterli değildir.

–         Kaç gün ara ile aşı olmak daha yararlıdır? 

İnsan bağışıklık sistemi dışardan uygulanan aşı içinde bulunan bir antijene karşı (Bu antijen virüsün dikensi proteini, virüsün öldürülmüş kendisi, veya virüs partiküllerini sentez ettirebilen genetik mühendislikle hazırlanmış genetik dizilimler (m-RNA) olabilir) belirli bir sürede yanıt verir. Gözle görülemeyen bir sistem olan bağışıklık sisteminin kendi koruyucu proteinlerini (antikorlarımız) sentez edebilmesi için 14-21 günlük bir süreye ihtiyaçları vardır. Bu süre içinde yine fark edemesek bile immün sistem hücre ve dokuları bu yeni antijenik uyarıma karşı oldukça yoğun bir çalışma içine girerler. Öncelikle daha büyük ve ekonomik olmayan immünglobulin M dediğimiz antikor sentezlenir; bu askerlikteki hazır kuvvete benzeyen bir yapıdır ve ekonomik bir molekül değildir. Vücud içindeki saklanma süresi kısıtlıdır.  Bağışıklık sistemimiz daha uzun süreli ve daha ekonomik olarak saklayabileceği immünglobülin G antikorlarını 14-21 günlük bir sürede yeterli düzeye çıkartır ve hücre ve dokularda bu molekülün sentezlenme aşamaları hazır hale getirilir ki bir sonraki gerçek mikrop temasında antikor yanıt süresi çok kısa olabilsin. İlk aşılamadan sonra 14-21 gün içinde koruyuculuğumuz oluşur. Bu koruyuculuğun etkisini ve süresini arttırmak için ikinci bir aşı yapılır ki bağışıklık doku ve hücrelerimizin hafızalarına aldıkları yanıt çok daha güçlü olsun. Örneğin ülkemizde çocukluk çağında uygulanan Hepatit-B aşılarımız (gen mühendisliği tekniğiyle hazırlanan bir diğer aşıdır) üç kez (ilk ay, bir-iki ay sonra ve 6-12 ay sonra) yapılır ve üç uygulama sonrasında yaşam boyu süren bir bağışıklık kazandırır. 2000’li yılların başından beri yapılan uygulama ile ülkemizdeki hepatit-B sorunu oldukça azaltılabilmiştir. Covid-19 aşılarında da amaç toplumun bir an önce etkin bir düzeyde antikor düzeylerine ulaşmasıdır. Oluşan bağışıklığın da bir müddet koruyucu düzeyde kalması gereklidir. Bu açıdan belirlenen 28 gün uygun mantıklı ve bilimsel bir süre olarak öngörünmektedir. Büyük kitlelerin aşıya verdiği yanıta göre bu sürede bazı değişiklikler olması da muhtemeldir.

–  60 yaş üstü insanlarla ilgili çalışma olmadan aşı uygulanabilir mi?

 Faz III çalışmaları 60 yaş üstünde yürütülmediği için 60 yaş üstüne aşı uygulaması tehlikeli midir sorusu çok sorulmaktadır. 60 yaşına kadar bağışıklık siteminin normal olan bir kişinin bir anda bu sistemi arızalanmayacağına göre bu korku çok yersizdir. Diğer bir çok aşıda olduğu üzere bu yaşda olan insanlar aşının uyandıracağı antikor yanıtına daha az sahip olacaklardır. Bu gerek mevsimsel influenza (grip) aşılarında ve gerek ise Pnömoni (zatürre) aşılarında da bu şekildedir. Yani 60 yaş üzerindeki insanlarımız da bir kontrendikasyon yok ise aşılanmalıdırlar.   

Virüs mutasyonundan dolayı aşı etkisini kaybeder mi?

Virüsün dikensi çıkıntısında çok büyük bir mutasyon olmadığı sürece kaybetmez.

Nasıl aşı nasıl olabilirim?

Covid-19 aşıları ülkemizde aksine bir karar olmadıkça devlet kontrolünde uygulanacak aşılardır.

–         Kimler Aşı Olabilecek ? 

Devletin oluşturduğu E-nabız ve HYSY (Halk Sağlığı Yönetim Sistemi)’ nin izin verdiği ve onayladığı kişiler salgın açısından risk sıralamasına göre belirlenerek aşı olabileceklerdir.

Corona Aşısı Olan Kişiler de Maske Takmalı mı?

Evet, aşılanan kişiler de koruyucu önlemleri şimdiki gibi devam ettirmelilerdir, ta ki salgının sona erdiği ilan edilene kadar.

Covid 19 Aşıları Kaç Doz Yapılmaktadır?

Ülkemize getirilmesi olası tüm aşı çeşitleri iki doz olarak planlanmıştır. 

Covid-19 Hastalığı Geçirmiş Olanlar Aşı Yaptırmalı mı?

Hayır. Sağlık Bakanlığının ikinci bir talimatına kadar Covid 19 geçiren (PCR pozitif asemptomatikler de dahil olmak üzere) aşı uygulaması yapılmayacaktır.

Covid 19 Aşıları Uzun Vadeli Koruma Sağlayacak mı?

Bu soruya bilimsel olarak “umarız” diye yanıt vermek daha gerçekçi olur. 

Covid-19 Aşımı Nerede Yaptırabilirim?

Devletin size göstereceği yetkilendirilmiş sağlık merkezlerinde yaptırabileceksiniz.

Covid19 Aşısı Kısa Sürede Nasıl Bulundu?

Aşı teknolojisine ve yeni geliştirme kapasitesine sahip üreticiler (aşı kartelleri), ileri bilimsel ve teknolojik merkezlerle yaptıkları işbirliği ve yeterli innovasyon imkan ve kabiliyetleriyle; en önemlisi de daha önceki teknolojilerinin getirdiği avantajı kullanarak çok hızlı bir şekilde aşıları üretmiş ve uygulanabilecek hale getirmişlerdir.

Koronavirus Aşısı Alerji Yapar mı?

Allerjik bünyelerde her antijen allerji yapma olasılığı taşır. Bu nedenle aşılar sağlık kuruluşlarında yapılacak, erken allerji olasılığına karşın hasta 30 dakika süreyle bekletilerek, allerji açısından gözlenecektir.

Koronavirüs Aşısı Kısırlığa Neden Olur mu?

Bu tür bir yan etki şimdiye kadar hiçbir aşıda bildirilmemiştir. 

Koronavirüs Aşısı Koruyuculuk Oranları Nelerdir?

Koruyuculuk oranları (protective immunity) değişik çalışmalara ve aşı yapılan kişinin yaş ile bağışıklık durumuna göre değişiklik göstermekle birlikte %75-95 gibi yüksek bir oranda saptanmaktadır. Ancak buradaki kilit sorunun “ aşılar salgını durdurmakta ne kadar başarılı” olabileceğidir ki, bunun yanıtını 2021 yılında hep birlikte görebileceğiz.

Emziren Anneler Koronavirüs Aşısı Yaptırabilir mi?

Gebe ve emziren anneler kendi istekleri halinde aşı olabilirler. Gebeliğin ilk üç ayında uygulanmaması önerilmektedir.

Koronavirüs Aşısı Şeker ve Kanser Hastalarına Yapılır mı?

Kendi klinisyenleri tarafında değerlendirilmek kaydıyla yapılabilir. 

Son söz olarak, internet üzerinden veya görsel medyadan uzmanı olmadığı halde çeşitli komplo teorilerileri ve absürd bilgilerle, insanlarımızın geleceğini tehlikeye atanları dinlememekte büyük bir toplumsal  yarar vardır.  Unutmayın ki son 2 yüzyılda insan ömrünün uzaması, dünya nüfusunun inanılmaz bir ölçüde artması iki büyük buluşla gerçekleşmiştir. İmmünizasyon (aşılama) ve antibiyotikler. Bu bağlamda, aşı uygulamasının yaygın bir başarısı için her aydın bireyin yardımının gerekliliğini vurgulayarak sağlıklı günler dilerim. 

​ https://www.youtube.com/watch?v=gRaSYt2IGPA&feature=youtu.be

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s