TÜRKİYE’DE KADIN

Günümüz Türkiyesi kadını boğan, sıkan ve soluk almasını önleyen bir cendereye benzetilirse hata olmaz!

Acı, gözyaşı ve kan kadının ülkemizdeki güncel yazgısı olmuştur!

Oysa, aynı Türkiye 3 Nisan 1930’da kadınına seçme ve seçilme hakkını yasayla tanımlamıştı. Yerel seçimlerle başlayan kadın devrimi 1934’te Türk kadınına 22 yaşında SEÇME ve 30 yaşında SEÇİLME hakkı tanıyan yasayla doruğa erişti. Bu bakımdan genç Türkiye Cumhuriyeti geriden gelerek Fransa, İtalya, Hırvatistan ve Slovenya’nın 11 yıl, Romanya’nın 12 yıl, Bulgaristan’ın 13 yıl, Belçika’nın 14 yıl, Yunanistan’ın 15 yıl ve şimdi sıkı durun günümüzde uygarlıkla özdeş tutulan İsviçre’nin 36 yıl önüne geçivermişti.

Bir önemli ayrıntı daha gözden kaçırılmamalı!

O yıllarda şimdiki gibi kadın sorununu öne çıkartan, çözüm gereksinimi duyumsatan bir ortam yoktu.

Her ne kadar Dünya Kadınlar Günü XX. yüzyılın başlarında sosyalistlerin ilgi göstermiş olduğu bir kavram olsa da 1967’de feminist hareketin ilgi alanına girdi. 1975’ten sonra ise Birleşmiş Milletler’in kutlama kapsamına girdi. Özetle, otuzlu yıllarda küresel ölçekli bir kadınlar günü olgusundan söz edilemezdi.

Bir şeyleri anlamada ve anlatmada çizgiler ve görseller hemen her zaman baskın olagelmiştir.

Salgından önce hemen her gün önünden iki kez geçtiğim tarihsel İzmir Kız Lisesi girişinde çok şey anlatan görsellerden birisi yer alır. Bugün de oradadır.

Atatürk yurt gezilerine ilgisiyle bilinir. Başöğretmen de olduğu için okullar ve okulları var eden öğrenciler o gezilerde önemli yer tutmuştur. Kimi zaman bir derse konuk olurken kimi zaman da okuldaki sınavı onurlandırmıştır.

İzmir Kız Lisesi girişinde bugün de varlığını sürdüren görsel 1 Şubat 1931’deki ziyareti ölümsüzleştirmiştir.

Cemal Işıksel’in objektifinden Atatürk’ün İzmir Kız Lisesi ziyareti. 1 Şubat 1931.(Atatürk Fotoğraflarının Hikâyesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 2020)

O görselde kızların ve kadınların çoğunluğu oluşturduğu ilk bakışta fark edilir. Bir de o yüzlere yansıyan coşku, sevinç ve kıvanç! Gazi’yle aynı fotoğraf karesine girmiş olmanın etkisi kuşkusuz yadsınamaz. Ama, o yıllarda toplumun yarısı olduğu kabul gören ve toplumun saygın öğesi olduğu görüşü, atılan adımlarla da desteklenen kadınlarımızın ve kızlarımızın yüzüne yansıyan mutluluğa şaşırmamak gerekir. İtilmek kakılmak bir yana her biri toplumun baştacı olmuşlardır.

Günümüze geldiğimizde ise o günlerin baştacı ve öznesi kadınlarımızın nesneleştirildiklerini, gizli gündemlerin koçbaşı yapıldıklarını üzülerek izliyoruz.

Görseldeki görüntünün canlandırılması ve kadınlarımızın kendilerine yaraşır konuma gelmelerinin tek koşulu Cumhuriyet’in kurucu ilkelerine geri dönmek ve Atatürk devrimlerini bir an önce yaşamımıza yeniden egemen kılmaktır.

Dünya Kadınlar Günü bu duygularla kutlu olsun…

Ceyhun Balcı, 07.03.2021

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s