HERKES AYA TÜRKSAT YAYA

TÜRKSAT’ı ülkemizin uzaya açılan penceresi sayabiliriz. Uzaydaki varlığımız iletişim düzeyindedir. Gelecekte Türkiye’nin uzaydaki etkinlikleri boyut değiştirecek olursa TÜRKSAT bu aşamada da yer alacaktır.

Konumuz farklı!

Kapanmaya saatler kala TÜRKSAT’a yolum düştü. İzmir’deki bir TÜRKSAT müşteri merkezine uğradım. İki hanımefendi işlemlerimle ilgili yardımlarını esirgemediler. Bu arada ben de kapanmadaki durumlarını sordum.

Ertesi günü 3 hafta süreyle kapanacaklarını öğrendim.

TÜRKSAT bir kamu kuruluşu olduğuna göre çalışanına sahip çıkar diye düşündüm. Ücretsiz izine çıkartıldıklarını söyleyen hanımefendilere sorduğuma soracağıma pişman oldum. Sorumla yaraya tuz basmış olduğumu düşünerek üzüldüm.

Her ikisi de yüksek okul mezunuymuş. Birisi öğretmen diğeri de işletmeciymiş. Alanlarıyla ilgili iş yokluğundan burada çalışmaktalarmış.

Ücretsiz izine takıldım.

TÜRKSAT kamu kurumu değil mi ki ücretsiz izine çıkartılıyorsunuz diye sormaktan alamadım kendimi. TÜRKSAT kamu kurumu olmakla birlikte sunduğu internet ve televizyon hizmetleri çoktan özelleştirilmiş. Durum böyle olunca kazancı önceleyen işletmeci kapanma sırasında çalışanlarını işten çıkartamasa da onun eşdeğeri olan ücretsiz izin seçeneğini kullanmış.

Her fırsatta salgın boyunca işten çıkartmayı yasakladığını savlayan yönetenlerimizin bu uygulamalarının da pratikte anlam taşımadığı anlaşılıyor. Kişi aylığından yoksun olduktan sonra işten çıkartma ya da ücretsiz izin arasında ne fark olabilir?

ÖZELLEŞTİRME, bilindiği gibi sosyalist blokun çökmesiyle birlikte ipten kazıktan kurtulan kapitalizmin tek kutuplu dünya ortamındaki önde gelen aygıtı olmuştu.

Karşıtsızlığın da etkisiyle yeryüzünün toplumcu bilinen ülkeleri bile ÖZELLEŞTİRME hastalığından kurtaramadılar kendilerini. Onlar bir yana, Türkiye gibi ülkeler bu konuda çok daha ileri gittiler. Gerek psikolojik ve gerekse ekonomik baskılar aracılığıyla ÖZELLEŞTİRME çılgınlığı sürecinde Türkiye’de elde avuçta ne varsa altın tepsi içinde kimi zaman yerli sermayeye ve çoğu zaman da çok uluslu şirketlere sunuldu.

Böylece kamunun toplumculuğu unutulmuş oldu. Kazanç odaklı hizmet sunumu anlayışı toplumun kılcallarına işlemekle kalmadı. Toplumculuk geçmişte kalmış bir olguya dönüştü.

Kamunun altyapısıyla hizmet satarak cüzdanını şişirenlerin vicdansız ve insafsız davranışına şaşırmamak gerekir. Ama, bu davranışa seyirci kalan devleti yönetenleri ise acımasızca eleştirmek kaçınılmaz görevdir.

Hemen her alanda olduğu gibi bu konuda da ikiyüzlülük ve kandırmaca olanca varlığıyla kendisini göstermektedir.

İşten çıkartma yoksa ücretsiz izin var! İkisi arasında ise hiçbir fark yok!

İşsiz ve aşsızsınız!

Salgının kendisinin yönetilemeyişine odaklanıyoruz çoğunlukla.

Oysa, salgının ekonomik ve toplumsal sonuçları da azımsanmayacak boyutta yıkıma yol açtı, açmayı da sürdürüyor.

TÜRKSAT uzaya çıkmış olabilir. Ancak, aynı TÜRKSAT çalışanına yaklaşımda yaya kalmıştır.

Acı veren bir durumdur…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s