LEYDİ MONTAGU

(MARY WORTLEY MONTAGU 1689-1762)

Küresel salgınla yatıp kalktığımız bugünlerde salgınlara ilişkin hemen her şey ilgilenen dağarcıkları doldurur oldu. Güncel salgınla baş etmede eldeki biricik gereç olduğu hemen her gün belirginleşen aşı konusundaki bilgiler tarihsel olanlarla birlikte öğrenilenlerin başında geliyor.

Bu konuda öğrenilenlerin eksik kaldığı görülüyor.

Bugünden 300 yıl önceye dönerek tarihte kısa bir gezinti eksikliği tamamlama olanağı verecektir. Aşı tarihinin ilk başarılı adımı XVIII. yüzyıl sonlarında İngiliz Edward Jenner tarafından bulunan çiçek aşısıdır. Ayrıcalıklar bir yana bırakıldığında tarihin yazdığı bilgi budur.

Büyük Atatürk’ün “Tarihi yapanla, yazan…” konusundaki sözlerini anımsayarak bu konunun geri planına dokunmakta yarar var.

Leydi Mary Wortley Montagu Osmanlı’nın Lale Devri’ne denk düşen dönemde İngiltere’nin payitahttaki büyükelçisinin eşidir. Büyükelçilik konutuna kapanıp gün saymak yerine bulunduğu yerin toplumsal yaşamına doğrudan katılmak gibi o dönemlerde alışılmış olmayan bir davranışa sahiptir. Yaşadığı dönemin küresel salgın etkeni çiçek virüsü güzel yüzünde yaşamı boyunca silinmeyecek bir iz bırakmıştır.

Montagu’nun İstanbul’da bulunduğu dönemde Osmanlı’daki çiçek olgularının sayısı dünyanın diğer yerleriyle karşılaştırıldığında oldukça düşüktür. Kuşkusuz nedensiz değildir bu seyreklik.

Bulunduğu yerdeki toplumsal yaşama ikilemsiz katılan Leydi Montagu bu özelliğinin karşılığını tanıklığıyla almaktadır. Böylece XVII. yüzyıldan beri Osmanlı’da uygulanan aşı öncülü bir uygulamayı görmüş olur. Çiçek hastalığı geçirmekte olan kişinin derisinden alınan ve virüs içeren sıvı sağlıklı kimselerin el ya da ayak bileklerinde oluşturulan çiziklere sürülmektedir. Böylelikle sağlıklı kişi virüsle tanışmakta ve hastalığa karşı bağışıklık geliştirebilmektedir. Çiçek hastalığının silinmez izini yüzünde taşımakta olan Leydi Montagu hiç olmasa evlatlarını bu yolla çiçek hastalığına karşı bağışıklama arzusundadır. Yakın çevresinin bu yaklaşıma karşı durmuş olması kolaylıkla kestirilebilir. Buna karşılık, Montagu Osmanlı’da oğlu için yapılan uygulamaya tanık olan İskoç hekim Charles Maitland’ı ikna etmeyi başarır. Yıl 1721’dir. Sırada 3 yaşındaki kızı vardır.

Düşünüldüğü zaman ne Jenner ne de Pasteur geliştirdikleri aşıları kişiler üzerinde sınamamışlardır. Oysa, Leydi Montagu Osmanlı’dan taşıdığı tekniği oğlundan sonra kızında da deneyerek paha biçilmez bir deneyim aktarımında bulunmuştur. Bu durumu Montagu’nun öncü duruşunu taçlandıran yanı olarak da değerlendirmek olasıdır. Bu yaklaşım kimi aileleri bu uygulamaya özendirse de uygulamanın yaygınlaşmasındaki önemli adım Newport tutukevindeki mahpusların gönüllü olmasıdır. Bu gönüllülüğün karşılığı özgürlük olarak ödenecektir. Uygulamanın tutuklular üzerinde de olumsuz sonuca yol açmamış olması yeni tekniğin utkusu olmuştur.

Çiçek aşısının öncüsü sayılabilecek bu yeniliğin siyasi sonuçlara yol açtığını da eklemek gerek. Hannover kökenli Almanca konuşan hükümdar ailesinin İngiliz halkının gözündeki saygınlığı tartışmalıyken, çiçek hastalığına karşı bağışıklık sağlayan bu yeni uygulamanın aileye saygınlık kazandırmış olduğu pek çok kaynağın doğruladığı bir gerçektir. Buna karşılık dedikodu kaynaklarının yanı sıra çiçek hastalığına karşı bağışıklık kazandıran bu uygulamayı Tanrı’nın yaptırımına karşı durmak olarak niteleyen din çevreleri karalayıcı etkinliklerini sürdürmekten geri kalmamışlardır.

Tüm karşı çıkışlara karşın aşı öncülü uygulamadan ölme olasılığının çiçekten ölme olasılığının kat kat altında olduğu dönemin ileri gelen bilimcilerince doğrulanmıştır. Bununla birlikte Leydi Montagu 1755’te Avrupa’ya göçmeden önce İngiltere’de bu işlem için resmi onay almamıştır. XVIII. Yüzyıl sonlarında bu yöntemin aşıya evrilmesi sonrasında bile Hıristiyan çevreler yöntemin Hıristiyan olmayan köklerini kamuoyunun gözünden kaçırmayı sürdürmüşlerdir.

Kuşkusuz Edward Jenner’ın çiçek aşısını geliştirmesi ve kitlesel uygulamaya hazır duruma getirmesi devrime eşdeğer bir ilerlemedir. Günümüzde saymakta zorlanacağımız kadar çok sayıya erişmiş olan aşıların mayası da saymak olasıdır Jenner’ın öncü buluşunu.

Bu buluşun geri planındaki yenilik hak ettiği ilgiyi ve değiniyi görmemiştir. Akademik ortamda bile günümüzde de varlığını sürdüren bir durum olarak konuyla ilgili örnekler de kitaplara konu olacak denli oylumludur.

Okuyucuyla içinde bulunduğumuz yıl içinde buluşan bir kitap Leydi Montagu’yu “bilimci” ve “feminist” unvanlarıyla onurlandırılmıştır.

Yazının başında vurgulamıştık.

Leydi Montagu İstanbul’da geçirdiği yılları içine kapanarak ve bulunduğu yerdeki toplumdan uzak durarak geçirmemiştir. Tersine, Osmanlı toplumunun yaşamına olabildiğince girme çabası içinde olmuştur. Bu izlenimlerinin sonucu olarak Osmanlı toplumunda kadının İngiltere toplumundakinden çok daha özgür ve baskın olduğunu saptamıştır.

Leydi Montagu’ya çağının feministi unvanını kazandıran da özel yaşamındaki özgür davranışları olsa gerektir. Yarı yaşındaki İtalyan Francesco Algarotti’ye aşkı onu Venedik’e götürmüştür.

Leydi Montagu, bilimci olmasa da çiçek hastalığına karşı bağışıklık kazandıran Osmanlı kökenli uygulamayı yaşama geçirme konusundaki kararlılığı ve özgüveniyle “bilimci” unvanını hak etmiştir.

Sayısız insanı çağın vebası çiçekten koruyan ve böylelikle yaşamlarının kurtulmasını sağlayan Leydi Montagu yaşadığı dönemdeki pek çok kadın gibi bu önemli başarısına karşın göz ardı edilmiştir.

Öncü rolünün okurlarca öğrenilmesi için 300 yıl geçmesi gerekmiştir.

İnsanlığa kazandırdıklarıyla anısına saygı duyulacak kadındır…

Leydi Montagu’nun yaşam öyküsünden çıkartacağımız bir diğer önemli sonuç Rönesans’ı yaşama geçiren Batı’nın kadına bakış konusundaki bağnazlığı olabilir. Rönesans’ı birkaç yüz yıl sonra yakalayan Cumhuriyetimizin kadın hakları konusundaki devrimci atılımlarının ve kadınlara bakıştaki özgüvenli adımlarının birçok Avrupa ülkesini geride bırakacak denli ileride olduğunu unutmamak gerekir.

Diğer yandan, Batı’nın Doğu’ya tepeden bakma ve Doğu kaynaklı buluşları göz ardı etme kötü alışkanlığından izler de belirgindir Leydi Montagu’nun yaşam öyküsünde.

Okuma önerileri :

http://medikritik.com/kose-yazilari/asida-turk-izi

Türkiye Mektupları 1717-1718, Tercüman 1001 Temel Eser, İstanbul.

https://www.thelancet.com/journals/lancet/article/PIIS0140-6736(21)00994-6/fulltext?dgcid=raven_jbs_etoc_email

The Pioneering Life of Mary Wortley Montagu : Scientist and Feminist. Jo Willett, Pen&Sword, 2021

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s