VİRÜSE AŞI KALKANI

Yazının başlığı yanıltıcı olmasın. Salgına karşı kalkan olması beklenen aşı, virüse kalkan oldu dense yeridir. Bir buçuk yıldır dünyayı silkeleyen küresel salgın aşının bulunmasıyla birlikte gerileyecek diye düşünülürken hem aşı paylaşımıyla ilgili akıl almaz hatalar hem de hız kazanan aşılamanın yarattığı yanılsamayla kendisini gösteren gevşeme ve umursamazlık nedeniyle yeni bir aşamaya evrildi.

Aşılamadaki kaplumbağa hızı virüse evrimleşme fırsatı sundu. Her ne kadar dünya kamuoyuna mutasyon ya da varyant başlıkları altında sunulsa da virüsün geçirdiği değişiklikleri evrim başlığı altında algılamak doğru olacaktır. Bir buçuk yıldır küresel ölçekte korku ve ürkü salan korona virüs diğer yandan da anlayana, anlamayana ve hatta anlamak bile istemeyene eşsiz bir evrim gösterisi sunmaktadır.

Konumuza dönersek!

Bilim insanlarının her fırsatta uyarıda bulunmasına karşın birkaç kez uygulanan kapanma-açılma süreçleri insanlığın bu konudaki başarısızlığının günümüze yansıyan ipuçları olarak boy gösteriyor.

Aşılamanın her geçen gün hız kazanması (en azından dünyanın belirli bölgelerinde) önlemleri gevşetme heveslilerinin ekmeğine yağ sürer oldu.

Yazla birlikte hız kazanan ve geçen yıldan bu yıla kalan spor etkinliklerine göz atmakta yarar var.

Bundan birkaç hafta önce Veryansıntv’de yayımlanan Kovidpiyat başlıklı yazımda da değinmeye çalışmıştım. Her ne kadar, aşılamayla birlikte salgının hızının kesilmesi söz konusu olsa da gevşemenin yaratacağı olası tehlikelere göndermede bulunmuştum. Çok geçmeden bu kaygıların haklılığı yaşanan gelişmelerle doğrulanmış oldu. O yazı yazıldığı sırada varlıkları bilinse de varyant virüslerin etkinliği çok geçmeden katlanarak arttı. Gerçekte ertelenmesi akılcı ve bilimsel olan olimpiyat oyunları yersiz ve gereksiz bir inatla yapılmak isteniyor. Varyantlar bağlamında kendisini gösteren tehlike karşısında daha fazla kararlılık sergileyemeyen düzenleme kurulu Tokyo Olimpiyatları’nın seyircisiz yapılacağını açıklamak zorunda kaldı.

İçinde bulunduğumuz günlerde gerçekleştirilmekte olan bir diğer büyük spor düzenlemesi bilindiği gibi Avrupa Futbol Şampiyonası. Çok ülkeli bu düzenlemede stadyumlarda izleyicilerin eksik olmadığı ve hatta izleyici sayısını olabildiğince artırmanın deyim yerindeyse özendirildiğine tanık olundu.

Olgu sayısının azlığıyla tanınan Finlandiya’da milli maç için St Petersburg’a giden Finli taraftar grubunun ülkedeki istatistikleri sıçrattığı haberlere konu oldu. Hiç şaşırtıcı değildi bu haber. Özellikle salgınbilimcilerin bu ve benzeri insan hareketleri konusunda her fırsatta uyarıyı eksik etmediği anımsandığında yaşananların akıldışılığı biraz daha belirginleşmiş oluyor.

Aşılama sürecindeki ilerlemenin önlemleri gevşetme fırsatı yarattığı kuşkusuzdur. Kimi cin fikirlilerin insan hareketlerinin sonuçlarını ölüm olgularının sayısıyla açıklamaya çalıştığı bir gerçektir. Elbette ölüm sürecin soğuk yüzüdür. Ancak, spor etkinlikleri aracılığıyla yaşama geçirilen insan hareketlerinin ölüme yol açmasa bile virüse yaşam öpücüğü olduğu, virüsün mutasyonuna fırsat verdiği de bir o kadar gerçektir. O topluluklar içinde kendisini gösteren pozitif olguların varlığı az önceki savımızı fazlasıyla doğrulamaktadır.

“Sporun ve dolayısı ile insanlığın ticaretle sınavı” gerçeğine değinmeden geçemeyiz.

Yazıyı bu önemli gerçekle bağlamakta sakınca yok.

Futbolda çok belirgin olan ticari baskının olimpiyat gibi evrensel ve bir o kadar sportif olması beklenen ortamı da etkisi altına aldığını bilmeyen olmasa gerek. Bu etkinin bir sonraki olimpiyatta öncekini aratacak denli belirginleştiği de düşündürücü olduğu kadar acı verici bir gerçektir.

Portekizli Christiano Ronaldo’nun basın toplantısında hepimizin bildiği koyu renkli gazlı içeceği eline alarak bunun yerine su için demesi ticaretin sporun önüne geçtiğinin tarihsel belgesi sayılmalı.

Salgını sona erdirmesi, salgına karşı kalkan olması beklenen aşının salgına karşısında gevşemenin gerekçesine dönüşmesi ibretlik bir gelişme olsa gerektir.

Avrupa Futbol Şampiyonası ve Olimpiyatlar aracılığıyla virüse sunulan yaşam öpücüğünden insanlığın çıkartması gereken ders “parayataparlık” hatasından bir an önce vazgeçmesi gereğinden başkası değildir.

Her iki düzenleme başta olmak üzere onlara eşlik eden diğerlerinin aymazca yaşama geçirilmekte oluşu cinayete eşdeğerdir.

Birkaç şirketin kazancı, gönenci ve isteği doğrultusunda yaşanmakta olanların hak ettiği ilgiyi görmesi dileğiyle.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s