FİNLANDİYA’YA BAKIŞ

Bir buçuk yıl aradan sonra yurtdışı yolundayız. Bu kez amaç gezi değil. Helsinki’deki oğlumuzla hasret gidermek. Salgın koşullarında yurtdışına gitmek sözcüğün tam anlamıyla serüven. Zorunluluğun ürünü bu serüvene ikilemde kalsak da giriyoruz.

Yolculuğun hemen başında kendisini gösteren bitişine de damga vuran bu serüvene ilişkin yazıya bağlantıdan erişebilirsiniz.

https://wordpress.com/post/cumhuriyetciyorum.wordpress.com/15595

Uçaktan yere bakma korkunuz yoksa ve elbette hava koşulları da engel değilse gittiğiniz ülkeyle ilgili olarak ayağınız yere basmadan izlenim sahibi olabiliyorsunuz. Helsinki’ye inerken gözlerimizin önüne serilen görüntü hem başkent hem de ülkeyle ilgili bilgi vermeye yetti. Daha önce bu duyguyu Belgrad’a inerken yaşamıştık. Belgrad ve Helsinki mavi-yeşil bakımından biri diğerine taş çıkartacak denli varsıl iki kent.

Mavi ve yeşil!

Mavi ve yeşil Finlandiya’yı tanımlamada iki anahtar sözcük olabilir.

Finlandiya uzun yıllar süren başka ülkelerin egemenliğinden kurtulup da XX. yüzyıl başında bağımsızlığına kavuştuğunda dişe dokunur yeraltı ve yerüstü varsıllığına sahip değilmiş. Tersine, zorlu doğa ve iklim koşulları yaşamı güçleştirirken tarımı da neredeyse olanaksız kılmaktaymış. Böyle bir ülkenin bağımsızlığını koruması ve sürdürmesi de kestirilebileceği gibi yaratıcılıktan geçmiş.

Türkiye’nin yarısına yakın yüzölçümüne sahip bu kuzey ülkesinde 6 milyona yakın insan yaşıyor.

Ülkenin Fince adı Suomi. Ülkenin uluslararası trafik kodu da SF (Suomi Finland). Ülkenin % 90’ı Fince konuşurken % 5 İsveççe konuşuyor. Ancak, İsveççe Finceyle birlikte ülkenin ikinci resmi dili olarak kabul edilmiş. Suomi Finland da Fince ve İsveççe ülke adı olarak tanımlanmış. Suomi Fince “BATAKLIKLAR ÜLKESİ” demektir.

Helsinki Fince, Helsingfors İsveççe

Finlandiya’da etnik olarak baskın grup Finler olsa da İsveçliler, Ruslar, Romanlar ve sayıları 1000’in altında olmakla birlikte Tatarlar diğer grupları oluşturmaktadır.

Beyaz zemindeki mavi haçtan oluşan ve 1918’de kabul edilmiş olan Fin bayrağında beyaz, ülkenin olmazsa olmazı karı, mavi ise gölleri simgeler.

Finlandiya sözcüğün tam anlamıyla ıssız bir ülke. Türkiye’de kilometrekareye düşen insan sayısı 105’ken Finlandiya’da 16.

Finlandiya’da kişi başına düşen gelir 50 bin dolarken Türkiye’de 10 bin doların altındadır. Issızlık varsıllıktır dense yeridir. Nicelik niteliksizliğin cansuyudur demek yanlış olmaz bu hesapça.

Mavi ve yeşil diğer deyişle su ve ağaçtan başka doğal varlığı olmayan bu kuzey ülkesinde erişilen varsıllık ayrıca irdeleme konusu olmaya değerdir. Finlandiya’da irili ufaklı 200.000 göl olduğu bilgisi anımsanırsa deniz kıyılarına eklenen mavinin çokluğu konusunda fikir sahibi olunur. Ülkenin % 75’i ormanlarla kaplıdır. Göl ve ırmaklar ise ülke topraklarının % 10’una denk düşer. Baltık barındırdığı 14 bin adayla aynı zamanda adalar denizidir.

Adalar, adacıklar, kayalıklar denizi

Finlandiya az önce paylaşılan bilgiden anlaşılacağı gibi su varsılıdır. Musluktan akan su içilebilmektedir. Lezzeti de bizlerin buralarda para vererek aldıklarından eksik değildir. Yaşamın en temel sıvısı olan su Finlandiya’da devletçe vatandaşın evine musluktan içilebilir olarak akıtılmaktadır. Her ne kadar şişeli su eksik değilse de Türkiye’de olduğu gibi evlere su servisi ya da evlere şişelenmiş su satın alımı söz konusu değildir.

Finlerin tanınmış tutkusu saunadır. Ülkede 2 milyondan fazla sauna olduğu bilinirse bu tutkunun boyutu anlaşılmış olur. Sauna kimi Fin evlerinin tuvalet ya da banyo gibi doğal parçasıdır. Saunalar çetin Fin kışlarının vazgeçilmez köşesiyse, kütüklerden yapılan alçakgönüllü mökkiler de kısa süren Fin yazının vazgeçilmez köşeleridir.

Mökkiler

Finlerle ilgili bir başka ilginç bilgi kahve tüketiminde kişi başına 12 kg/yıl ile uzak ara dünya birincisi olmalarıdır. En yakın izleyicisi ABD’de kişi başına kahve tüketiminin 5 kg/yıl olduğu bilinse yeter.

Mavi ve yeşilin bu denli baskın olduğu ülkedeki yaban yaşamının varsıllığına kuşkusuz şaşırılmaz. Bu faunada ayılar, kurtlar ve kartallar ayrıcalıklıdır.

Finlandiya binlerce yıla dayanan varlığına karşın devlet olarak ortaya çıkışının geçmişi 200 yıldan eski değildir.

Fin adına ilk olarak MS 98’de Tacitus’un Germania yapıtında rastlansa da başkent Helsinki’ye yerleşim XVI. Yüzyılın ortalarında başlamış.

Tarihi boyunca İsveç Krallığı ve Rusya İmparatorluğu arasında kalan, her iki gücün egemenliğini kabullenmekten başka seçeneği olmayan Finlandiya için bir devlet olarak ortaya çıkma fırsatı XIX. yüzyıl başında Rusya’nın özerklik vermesiyle doğmuş.

XVIII. yüzyıl başında bölgenin denetimini yitiren İsveç, Fin topraklarını büyük ölçüde Rusya’ya bırakmış. Helsinki 1812’de başkent olmuş.

Finlerin milletleşme yolunda ilerlerken göze çarpan bir diğer köşe taşı olan ünlü Fin destanı Kalavela Elias Lönnrot tarafından 1835’te kaleme alınmış. 1863’te ise bir başka önemli gelişme Fincenin İsveççeden sonra ikinci resmi dil olarak kabulüyle yaşanmış.

Finlandiya 1906’da kadınlara seçme-seçilme hakkı tanıyan ilk Avrupa ülkesi olmuş. Ülkenin bugünkü başbakanının kadın olduğunu anımsatalım. İlk kadın devlet başkanı ise 2000’de cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmuş.

Finlandiya Başbakanı : Sanna Marin

Bağımsızlık içinse Bolşevik Devrimi’ni beklemesi gerekmiş Finlandiya’nın. 1918’daki bağımsızlığın geçmişi bir yüzyılı ancak aşmış durumda. Bu önemli gelişmeler dikensiz gül bahçesinde yaşanmamış. İkinci Dünya Savaşı’nda hem Sovyetlere hem de Laponya’da Nazilere karşı varlık savaşı vermek zorunda kalmışlar. Bu savaşlardan sonra toprak yitimi yaşasa da Finlandiya bağımsızlığını koruyabilmiş. Soğuk Savaş süresince tarafsız kalan Finlandiya AB’ye Sovyetlerin çöküşü sonrasında girebilmiş.

İkinci Dünya Savaşı’ndan toprak yitimiyle de olsa bağımsız çıkan Finlandiya izleyen yıllarda endüstrileşme yolunda önemli adımlar atarak erişmiş bugünkü gönenç düzeyine. Bunu yaparken doğadan vazgeçmek gibi bir akıldışılığa tutsak düşmemiş. Bu nedenle Finlandiya havadan da yerden de mavi-yeşil bir ülke olarak kalabilmiş.

Günümüzde Finlandiya, başarılarına bilişimdeki sıçramasını eklemiş.

Finlandiya’nın yaşama geçirdiği eğitim modeliyle insana da paha biçilmez yatırım yaptığı PISA araştırmalarının sonuçlarıyla da doğrulanmış bir gerçektir.

Finlandiya’da eğitim kaynaklı başarının güncel bir olgu olduğunu düşünenler yanılmış olur. Johan Wilhelm Snelman (1806-1881) adı anımsanırsa Finlandiya’da yaratılan eğitim başarısının uzun soluklu ve 200 yıla yaklaşan bir geri planının olduğu anlaşılır. Bu uzun soluklu serüvenin önde gelen özelliklerinden birinin bağnaz din adamlarının da yola getirilmesi olduğu unutulmamalıdır.

Ülkeyi uluslararası ortamda öne çıkartan bir başka alan tasarım ve mimarlık alanındaki başarıları olmuş. Bu başarı 2012’de Helsinki’nin Dünya Tasarım Başkenti olmasında önemli pay sahibi olmuş.

Geçtiğimiz 3 yıl boyunca Finlandiya’nın dünya mutluluk indeksinde birinci sırada olması rastlantı olmasa gerek.

Özetlenen bilgilere sahip olunca Finlandiya’da hoşça zaman geçirileceğinin yanı sıra sağlanan başarıyı yakından görme fırsatını yakaladığımızı öngörmekte güçlük çekmedik.

FİNLANDİYA’YA BAKIŞ” için 3 yorum

  1. “Beyaz Zambaklar Ülkesi Finlandiya” – Grigoriy Petrov’un kitabını bir daha gözden geçirmemi sağlayan yazınız için teşekkürler…

  2. Beyaz Zambaklar Ülkesine gidip görebilsem diye düşünürüm hep, ayrıntılı anlatımınız için teşekkür ederim. 1998de Leeds’de katıldığım bir seminerde tanıştığım Finli egitimci meslektaşımın soyadı Allahverdi idi ve ingilizce konuşuyordu. Sanırım orada Türk kökenli insanlar da vardır . Saygıyla selamlar..
    Mualla Ulusavaş

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s