TAKSİ ÜZERİNE

Özellikle büyük kentlerde biraz yağmur yağsa, yerde yarım santim kar tutsa ya da rüzgâr biraz hızlı esse taksi bulabilene aşk olsun!

Her ne kadar kitle ulaşım aracı değilse de taksiyle ulaşım bir kamusal hizmet.

Yaşamımızdaki olmazsa olmazlardan birisi.

Bundan 30 yıl kadar önce Avrupa’ya ilk kez ayak bastığımda çok şaşırtmıştı beni oradaki taksiler. Hem sürücülerine hem de taşıtlara şaşkınlıkla karışık hayranlık duymuştum.

Tertemiz giyimli, güleryüzlü, yabancı dil konuşabilen, anlayabilen ve kısacası insana güven veren sürücüler gördüğümü anımsıyorum. Taşıtlar da sürücülerinden geri kalmıyordu elbette. Son derece temiz ve neredeyse yepyeniydi her biri.

Sürücülerin trafik kurallarına uyumu başka sürücülere ve özellikle de yayalara saygısı da alışık olmadığım bir başka ayrıntıydı.

Belliydi ki bu alan kamu adına denetleniyordu. Alanın hem insan hem de taşıt öğelerini nitelikli ve düzeyli kılmak için kurallar koyuluyordu. Bununla da yetinilmiyordu. Kuralların işletilmesi sağlanıyordu.

Türkiye’de ise taksi ve taksicilik dehşet verici olaylara tanıklık edilen bir alan.

Taşıtlar son derece kötü ve yaşlı!

Sürücülerden incelik ve güleryüz görmek bir yana, araca bindiğinizde kaygılanmamanız neredeyse olanaksız. Trafik kurallarına uyum, başkalarına saygı ise hak getire!

Ülkemizdeki yerel ve genel yöneticiler için böyle bir sorun yok gibidir.

Bu kamusal hizmetin niteliğini ve düzeyini yükseltmek gibi bir kaygı ve amaç yoktur.

Kentlerimiz her geçen gün azmanlaşıp oldukları yere sığamazken hemen her taşıma aracı geliştirilip, çoğaltılırken taksilerin sayısı yerinde sayıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bu sorunu görüp de üzerine gitmesiyle birlikte adına UKOME denen ve tümüyle merkezi yönetimin uzantısına dönüştürülen kurum her seferinde “istemezük” diyerek taksicilikteki düzeysizliği ve niteliksizliği koruma altına aldı.

Oysa, hem artan insan sayısının gereksinimine yanıt vermek hem de taksicilikte olumlu gelişme sağlayabilmek için taksi sayıları artırılmalıydı.

Bugün için taksi esnafının nitelikli olmaya karşı dirençli olmasına katkıda bulunan önde gelen etken taksi sayısının azlığıdır. Az olan kıymete binmekte ve kendisini düzeltme kaygısından da uzak kalmaktadır.

Bir örnekle sürdürelim!

Bundan 4 yıl önceydi.

Yurtdışında yaşayan dostlarımız çocuklarıyla birlikte Çeşme’de tatil yaptılar. Bu sırada, özel taşıtları yoktu. Olanakları olduğu halde Türkiye’deki trafikten çekindikleri için araç kiralamak da istemediler. Ulaşımlarını taksiyle sağlama yanılgısına düştüler.

Ama, ne mümkün!

Kış nüfusu 50 binlerde olan Çeşme’de yazları bu nüfusun yarım milyonu aştığı bilinmeyen bir durum değil. Buna karşılık aynı Çeşme’de taksi sayısı kışın neyse yazın da o kadar. Elbette taksi darlığı söz konusu. Dostlarımızın Türkiye tatili sırf bu nedenle olumsuz duygularla yüklenmiş oldu.

Bu durumu öğrenince kendime görev çıkardım.

Taksiciler odasına ve turizm bakanlığına yazdım.

Bakanlık yanıtlama gereği duymadı.

Taksiciler odası ise Çeşme’deki taksi sayısının sınırlı olduğunu, mevsimsel gerekçelerle bu sayının artırılmasının olanaksız olduğunu bildiren ve yasak savan bir yanıt verdi.

Sayıca az olmak ve dolayısı ile taksi darlığı yaşanması taksicinin arayıp da bulamadığı bir durum gibi geldi bana.

Azlık, eksiklik, kıtlık ve benzeri durumlar değer artıran öğeler.

Kamusal hizmetin aksaması ve hatta verilememesi onların ilgi alanında değil.

Belediyenin İstanbul’daki taksi sayısının artırılması isteklerinin pek çok kez UKOME duvarına çarpması ibretlik bir olaydır. Burada kamusal kuruluşların siyasi zıtlaşmalara alet edilmesi işin bir yanıdır.

Diğer yanı ise taksi esnafının kimi politikacıların arka bahçesinin gülleri olarak görülmesidir.

Oy avcılığı tutkusu kamusal çıkarların önüne kolaylıkla geçirilebilmektedir.

Bugün Türkiye’nin her hangi bir yerinde 8-10 kişi bir yerde toplanıp birkaç slogan atmaya kalksa Türkiye Cumhuriyeti devleti oraya birkaç dakika içinde yüzlerce kolluk gücünü yığma yeteneğine sahiptir.

Ama, aynı muktedir devletin İstanbul’da taksi sayısını artırma isteklerine direnç göstermesi, İzmir’in içindeki belirli sayıda taksiyi yaz aylarında kalabalıklaşan kıyılara yönlendirme yeteneğinden yoksun oluşu aklın alacağı türden davranışlar olamaz.

Kamusal hizmet aksarken, bu hizmete egemen olan düzeysizlik ve niteliksizlik işte böyle güçleniyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s