REVAL’DE BİRKAÇ SAAT

İyi de Reval neresidir diye sorduğunuzu işitir gibiyim. Günümüzdeki adı Tallinn’dir Reval’in. Çeyrek yüzyıl önceye kadar Sovyet cumhuriyetlerinden birisi olan Estonya’nın başkentidir. Bir Baltık ve Hansa kentidir. Hansa kavramına kısaca değinmek gerekirse ortaçağda ve izleyen dönemde (1356-1862) kuzey ülkelerinin kıyı kentlerini ticaret ortak paydasında birleştiren bir oluşumdur Hansa. Dönemin Avrupa Birliği’ne benzer bir yapısı olarak […]

HELSİNKİ’DEN CENNET KÖŞELER

SEURASAARİ Yarım günümüzü Seurasaari’ye ayırıyoruz. Turizm danışmadan aldığımız bilgiye dayanarak merkez gar yakınındaki duraktan 24 numaralı otobüse binmek yeterli bu cennet köşesine ulaşmak için. Seurasaari belediye otobüsüyle gidilecek kadar yakın. Diğer yandan dinginliği ve sessizliğiyle ise Helsinki’den çok uzaktadır bu adacık. “Saari” son eki Fince’de ada anlamına geliyor. Önüne gelen ek ise adanın adını tanımlamış […]

OLİMPİYAT YILINDA HELSİNKİ

Ertelenen olimpiyatın bu yıl da zorlamayla yapılması çabalarına tanıklık ediyoruz. Dünyanın salgında yaklaşık 2 yıldır yaşadıkları bu çabayı “ahlâksızlık”la  etiketlememi kaçınılmaz kılıyor. Bu koşullar altında Tokyo olimpiyatlarını yapma konusundaki üsteleme anlaşılır ve kabul edilebilir gerekçelerden yoksundur. Tek gerekçe olimpiyatları destekleyen ticari kuruluşların isteğini yanıtlama çaresizliğidir. İnsanlığın doğru dürüst başaramadığı aşılamadaki ağır aksak ilerleme bile bu […]

HELSİNKİ

Yerleşimin 1550’de başladığı Helsinki, Finlandiya Rus İmparatorluğu yönetimi altındayken özerklik kazanınca başkent olmuş. Finlandiya’nın bağımsız ülke olarak geçmişi 100 yıl geriye giderken Helsinki’nin başkent olması biraz daha eski ve 200 yıllık geçmişe sahip. Yaklaşık 50 km çaplı bir çember içinde 1.5 milyon insan yaşıyor. Diğer deyişle, Finlandiya nüfusunun dörtte biri Helsinki’de yerleşmiş durumda. Buna karşın […]

FİNLANDİYA’YA BAKIŞ

Bir buçuk yıl aradan sonra yurtdışı yolundayız. Bu kez amaç gezi değil. Helsinki’deki oğlumuzla hasret gidermek. Salgın koşullarında yurtdışına gitmek sözcüğün tam anlamıyla serüven. Zorunluluğun ürünü bu serüvene ikilemde kalsak da giriyoruz. Yolculuğun hemen başında kendisini gösteren bitişine de damga vuran bu serüvene ilişkin yazıya bağlantıdan erişebilirsiniz. https://wordpress.com/post/cumhuriyetciyorum.wordpress.com/15595 Uçaktan yere bakma korkunuz yoksa ve elbette […]

NEOLİTİK İZMİR

İzmir’in metropol ilçesi Bornova’daki Yeşilova Höyüğü buluntuları ilçenin ve dolayısı ile de kentin tarihini günümüzden 8500 yıl geriye götürdü. Anadolu yarımadası mucizenin sıradanlaştığı bir coğrafya olduğuna göre şimdilik demekte yarar var. Her an daha da geriye gidebilir kentin tarihi. Yeşilova Höyüğü kazıları Ege Üniversitesi tarafından yapılmış 2005’ten başlayarak. İzmir Büyükşehir ve Bornova belediyeleri ile Kültür […]

BUCA

8 Şubat 2020’de İzmir Araştırmaları Derneği’nce düzenlenmiş ve rehberliği Enriko Filipucci tarafından yapılmış Buca gezisi notlarıdır. İzmir Araştırmaları Derneği’ne Başkan Yaşar Ürük aracılığıyla teşekkürlerimizle… İnsanın kendi kentinde gezgin olması hep tasarladığı ama pek az kez yaşama geçirebildiği bir eylem. Bunu başardığımız için mutluyuz. Kırk yıldır İzmir’de yaşadığımız halde Buca’ya birkaç ya gitmişizdir ya da gitmemişizdir. […]

TOPKAPI SARAYI

Burayı ilk ziyaretim bundan 50 yıl kadar önceydi. Belleğimde kalan her nedense yalnızca zümrütlerdi. Bunca yıl sonra bir kez daha Topkapı Sarayı’nda olmak buraya hiç gelmemiş gibi ilgi uyandırdı bende. Topkapı adı üstünde bir saray olarak Osmanlı padişahlarının yaşam alanı olmasının yanı sıra devletin yönetim ve eğitim merkezi olarak da işlev gören bir yerleşkeydi. Fatih […]

İSTANBUL ARKEOLOJİ MÜZELERİ

Osmanlı döneminde arkeoloji alanındaki ilk müzecilik girişiminin Harbiye Nazırı Fethi Ahmet Paşa’nın öncülüğünde Topkapı Sarayı yerleşkesindeki Aya İrini avlusunda 1846’da oluşturulan koleksiyonlar olduğu kabul edilir. 1869’da Sadrazam Ali Paşa’nın valiliklere gönderdiği genelgeyle eski eserlerin toplanarak İstanbul’a gönderilmesi isteği bir diğer önemli adımdır. Müzei Humayun (İmparatorluk Müzesi)’un kurulması da bu genelgeyle başlamıştır denebilir. Ahmet Vefik Paşa’nın […]

İSTANBUL DENİZ MÜZESİ

Doğrusunu isterseniz Deniz Müzesi’ni hedefe koymamızın gerekçesi Atatürk’ün 13 Kasım 1918’de Haydarpaşa’dan Rumeli tarafına geçerken bindiği Kartal istimbotuydu. Birkaç yıl önce hurda halde ve tarih sahnesinden çekilmek üzereyken bulunan Kartal 1 “Geldikleri gibi giderler!” özlü sözünün söylendiği teknedir aynı zamanda. Bir grup vatanseverin Emekli Amiral Cem Gürdeniz önderliğinde yaşama geçirdiği imeceyle yok olmaktan kurtardığı Kartal’ın […]